
Ankara Katliamı’nı MİT yönlendirmesindeki 2 DAİŞ’li tetikçinin yaptığının ortaya çıkması ardından AKP, katliamı HDP’ye yıkma gayretine girdi.
Katliamın gerçekleştiği günden bu yana suçluluk telaşıyla her gün pot üzerine pot kırarak konuşan Türk Başbakan Davutoğlu, saldırı için “Bu eylem AKP’nin tek başına iktidar olmasını engellemek için yapıldı“ diyebildi. Davutoğlu, yürütülen soruşturma kapsamında 10 kişinin daha gözaltına alındığı bilgisini vererek, “Bir kısmı IŞİD’le intisaplı, bir kısmı PKK, DHK-C ve MLKP” dedi.
Davutoğlu’nun konuşması ardından katliamı HDP ile ilişkilendirme amaçlı gözaltılar başladı. Urfa ve Nusaybin’de Ankara ve Suruç katliamlarıyla ilişkileri olduğu gerekçesiyle yapılan operasyonlarda 2 kişi gözaltına alındı.
HDP ile ilişkilendirmek için
Urfa’da HDP Müşahit Komisyon Sözcüsü ve 7 Haziran’da HDP Milletvekili aday adayı olan gazeteci Mehmet Serhat Polatsoy gözaltına alındı. Ailesi Polatsoy’un genel operasyonlar çerçevesinde gözaltına alındığını, ancak HDP’nin katliamla ilişkilendirilmesi için Ankara soruşturmasına dahil edildiğini söyledi. Polatsoy’un katliam gecesi “Bomba Ankara’da patlayacak” şeklinde paylaşım yapan @drbereday adlı twitter hesabıyla ilişkili olduğunu ileri süren polisler, avukat görüşünü de engelledi. Avukatı Mehmet Serdar Gökkan, dosyada ne olduğunu bilmediklerini ancak müvekkilinin “makul şüpheli” olarak görüldüğünü belirterek, “Müvekkilimin Urfa 2. Ağır Ceza Mahkemesi’nde devam eden bir davası var. Bu nedenle ‘olağan şüpheli’ gözüyle bakılıyor” dedi.
Gözaltına tanık olan kardeşi Mustafa Ekrem Polatsoy ise, siyasi soykırım operasyonları kapsamında ağabeyinin evine baskın düzenlendiğini ancak HDP ile ilişkilendirmek için Ankara soruşturmasına dahil edildiğini anlattı. “Sabah saat 06.30’da sivil polisler eve geliyor. Önce hiçbir tutanak tutmadan ağabeyimi alıp götürmek istiyorlar. Gelenlerin tamamı sivil polis. Resmi hiçbir araç yok. Babam bunu görünce müdahale ediyor. Sonra eve çıkıp arama yapmak durumunda kalıyorlar. Bu kez evin altını üstüne getiriyorlar. Aile evine ayakkabıları ile giriyorlar. Ağabeyim beni aramak istiyor, izin vermiyorlar” sözleriyle baskın anını anlatan Polatsoy, arama tutanağından da kardeşinin gözaltı gerekçesinin anlaşıldığını belirterek şunları söyledi: “Arama tutanağında Ankara’daki patlama ile ilgili hiçbir şey yazmıyordu. Yazan aynen şu: ‘PKK/KCK terör örgütünün Türkiye’deki yasadışı faaliyetlerinin deşifre edilmesi için şüpheli görülen adreslere yapılan operasyon kapsamında Mehmet Serhat Polatsoy’un da evinin aranması.’ Ağabeyimi genel bir KCK operasyonu kapsamında gözaltına aldılar. Katliamları, Kürtler’in üzerine yıkarak, seçim öncesinde HDP’ye zarar vermek istiyorlar.”
Gözaltında işkenceye maruz kalan Polatsoy dün Urfa’dan Ankara’ya götürüldü.
Suruç’u da yıkmak istiyor
Mardin’in Nusaybin ilçesinde ise Suruç Katliamı ile ilişkileri olduğu iddiasıyla Mitanni Kültür Merkezi Çalışanı Nazlı Duman gözaltına alınarak Urfa Emniyet Müdürlüğü’ne götürüldü. Avukat Faruk Yaygın, Nazlı Duman’ın Suruç Katliamı sürecinde Urfa’ya dahi gelmediğine dikkat çekti.
İşkenceyle ifadeye zorlanıyorlar
Konuyla ilgili açıklama yapan Urfa Baro Başkanı Hikmet Delebe ise gözaltına alınanlara işkenceyle katliamı üstlenmeleri yönünde dayatmada bulunulduğuna dikkat çekti.
HDP Eşbaşkanı Demirtaş da, önceki gün Amed’de katıldığı taziyede gözaltına alınanların işkenceyle ifade vermeye zorlandığına dikkat çekerek şunları söylemişti: “Son günlerde özellikle Urfa ilçelerinde HDP’li gençler gözaltına alınıyor ve onlara işkenceyle zorla ‘Suruç katliamının talimatını ben verdim’ diye ifade imzalattırılmaya çalışılıyor. Şu anda da gözaltında olan Nusaybin Belediyesi Kültür Merkezi’nde çalışan 19 yaşındaki bir kadına şu dakikalarda Urfa Emniyetinde işkence yapılıyor ve belgeler imzalattırılmaya çalışılıyor. Demem o ki bu hükümet katliamları ortaya çıkarmak yerine başka yöne çekmek üstünü örtemeye çalışıyor. Bu yüzden onlara güvenmiyoruz.”
HDP: Telaşlı ve eğreti faaliyet
Ankara’daki saldırıdan önce “Bomba Ankara’da patlayacak” şeklinde bir mesaj yayımlayan ‘@DrBereday’ isimli twitter kullanıcısı olduğu ileri sürülen Erhan Özel adlı kişi de gözaltında. HDP Genel Merkezi yazılı bir açıklama yayınlayarak, ne açılan twitter hesabıyla ne de gözaltına alınan Özel’le resmi veya gönüllü hiçbir ilişkilerinin bulunmadığını açıkladı. Davutoğlu’nun açıklamalarını manipülasyon olarak nitelendiren HDP, “Hükümet, kendi siyasi sorumluluğunun üzerini örtmeyi ve kasıtlı olarak yarattığı kutuplaşma ve linç ortamını sürdürülebilir kılmayı hedeflemektedir. Bu telaşlı ve eğreti faaliyet bir acz göstergesidir ve hükümetin Barış Mitingi Katliamı’nın arkasındaki güçleri aydınlatmaktan ve IŞİD gibi güçlerle mücadeleden çok kamuoyunu yanlış yönlendirmeyi hedeflediğini açıkça ortaya koymaktadır” dedi.
Kimlik tespit çalışması sürüyor
Ankara Katliamı’nda tetikçi olarak kullanılan 2 DAİŞ’linin kimlik tespit çalışmaları ise sürüyor. Devletin listesinde adı geçen ve ikinci canlı bomba olduğu belirtilen Ömer Deniz Dündar’ın babası Mehmet Dündar, canlı bombanın oğluna ait olup olmadığını netleştirmek amacıyla kan örneği verdi. Tetikçinin ikizi de çete üyesi
Dündar’ın adı canlı bomba listesinde bulunan ikiz kardeşi Mahmut Gazi Dündar ve eşi Merve Dündar da çete üyesi. Mahmut Gazi Dündar’ın Gîrê Sipî’deki aramalar sırasında DAİŞ üyesi olduğu anlaşılarak tutuklandığı ileri sürülse de, baba Mehmet Dündar DİHA’ya verdiği bilgide oğlu ve gelininin hala DAİŞ‘in içinde olduğunu söyledi.
Oğlu için defalarca emniyete başvuru yaptığını hatırlatan Baba Mehmet Dündar, “Oğlumu emniyete şikayet ettim. İfadesi alındıktan sonra serbest bırakıldı. 8 ay sonra Suriye’ye gitti. Bu katliamın sorumlusu Adıyaman Emniyet Müdürüdür. Ona tutuklamaları için yalvardım” dedi.
İsim benzerliği
Mahmut Gazi Dündar’la isim benzerliği nedeniyle karıştırılan çete üyesi ise Mehmet Gazi Tatar. YPG’nin Gîrê Sipî‘de tutukladığı ve yine Adıyaman doğumlu olan Mehmet Gazi Tatar, Dündar kardeşler gibi DAİŞ‘in içinde ‘Konstantin Taburu’nda yer almış. Tatar’ın da adı devletin canlı bomba listesinde geçiyor.
Devlet önlemedi
5 Haziran HDP mitingine bombalı saldırıyı yapan Orhan Gönder’in annesi Hatice Gönder de, defalarca Emniyet’e giderek başvurduğunu belirterek, “Haftalarca, karakola, savcılığa bildirmediğim yer kalmadı. Devlet bunu önlemedi. Önlemediyse bugün bunların olacağını devlet biliyordu, biliyordu” dedi.
HABER MERKEZİ
Kimlikleri tespit edildi
Amed'in Bismil ilçesinde katledilen 4 kişiden vücutları parçalandığı için teşhis edilemeyen 2 kişinin kimlikleri açıklandı. Sokağa çıkma yasağı sürerken bir odunlukta infaz edilen Bilal Bozkur ve Abdullah Sügücü'yle birlikte katledilen diğer kişilerin Doğan İnce ve Şehmuz Düşerge'ye ait olduğu kesinleşti. Aileler Malatya Adli Tıp Kurumu'na giderek DNA testi için doku örneği vermişti. Adli Tıp'taki diğer cenazenin ise HPG gerillası Emrah Karatay'a (İbrahim Sarı) ait olduğu belirlendi. Ailesi tarafından alınan Karatay Van'da toprağa verilecek.
Van'da önceki gün İpekyolu ilçesinde yaşanan çatışmada hayatını kaybeden kişinin Urfa Siverek doğumlu Haşim Özpolat olduğu bildirilirken, yaralı olarak özel bir hastaneye kaldırılan ve hayati tehlikesi devam eden gencin ise Urfa Siverek doğumlu Ramazan Beyaz oluğu öğrenildi. Hastane çalışanları gencin infaz edilmesinden endişelendiklerini belirterek, "Hastane kapısında bekleyen polisler sürekli, 'Onu infaz edeceğiz' diye tehditler savuruyorlar" dedi.