Sürücüsü olduğu zırhlı araçla 5 yaşındaki Efe Tektekin’i ezerek katleden ama görevine devam eden polis İ.A., araçta kamera sisteminin bozuk olduğunu ileri sürerek, “Biz devlet adına görev yapıyoruz, önce kendi güvenliğimizi alırız” dedi.
Amed’in Bağlar ilçesi Emek Caddesi üzerinde 11 Eylül 2019’da karşıdan karşıya geçmeye çalışan 5 yaşındaki Efe Tektekin’e, sürücüsü olduğu zırhlı araçla çarparak katleden polis İ.A. hakkında, ”taksirle ölüme neden olma” suçundan Diyarbakır 9. Asliye Ceza Mahkemesinde açılan davanın ilk duruşması görüldü. Polis ve avukatı, polis koruması eşliğinde duruşma salonuna geldi. Duruşmada Tektekin Ailesi avukatı Sedat Çınar ile Amed Baro Başkanı Cihan Aydın ve çok sayıda avukat hazır bulundu.
36 yurttaş katledildi
Duruşmada hakim, avukat sayısının çok olmasına dikkat çekerken, Barosu Başkanı Cihan Aydın, Çocuk Hakları Merkezi adına avukatların duruşmaya katıldığını belirterek, son 10 yılda meydana gelen zırhlı araç çarpması sonucu 36 yurttaşın yaşamını yitirdiğini kaydetti. Polisin, önce yurttaşın sonra kendi can güvenliğini alması gerektiğini ifade eden Aydın, polisin can güvenliğini alırken yurttaşların ölümüne neden olduğunu söyledi. Sanığın zırhlı araçların görüş açısının kısıtlı olduğunu söylediğini hatırlatan Aydın, zırhlı araç kullanımının sınırlandırılması gerektiğini dile getirdi. Olayın basit trafik kazası olarak değil, ihmaller sonucu oluştuğunu düşündüklerini dile getiren Aydın, davaya müdahil olma talebinde bulundu.
Ağır cezaya gönderilsin
Avukat Sedat Çınar ise dosya özelinde ve suç kapsamında değerlendirildiğinde suçun “taksirle” değil “olası kastla” işlendiğini, bu yüzden görevsizlik kararı verilerek, dosyanın Ağır Ceza Mahkemesi’ne gönderilmesini talep etti. Hakim, görevsizlik talebinin reddine karar verdi.
Kendi güvenliğini sağlıyormuş
Duruşmada savunma yapan polis İ.A., “O gün adliye geldik. Tutuklanan birini cezaevine götürdük. Dönüşte en kısa mesafe olan yolu Emek Caddesi’ni kullandım. 714 sokak girişine geldiğimizde yoğunluk vardı. Pazar olduğu için dur kalk şekilde gidiyordum. Önümde 15 metre mesafede araç vardı. Onu takip ediyordum. Park edilen araçlar düz değil, açılı olarak park edilmiş ve sokağın yarısına gelmişti. Dolasıyla sokağı tamamen göremiyordum. Sokağı geçtiğimde sol tarafımdan tak diye bir ses geldi. Sağ arka tekerlek kalkıp indi. Durdurdum ve indim. Yerde sağ kolu üzerinde yatmış vaziyette çocuk vardı. Bir kastım yoktu… Biz devlet adına görev yapıyoruz, önce kendi güvenliğimizi alırız, hızım 25 km civarındaydı. Ben ön ve arkayı aynalardan kontrol edebilirim ama yandan gelen bir şeye ne yapabilirim? Benim çocuğu canlı olarak görmem mümkün değil…” diye konuştu.
Polis kusursuzmuş
Sanık avukatı, olayın başka yere çekilmemesini istediklerini kaydederek, “İddianame deliller incelemeden hazırlanmış, bilirkişi raporu tali kusurlu olduğu belirtiliyor. Ancak müvekkil bizce kusursuzdur” dedi.
Avukat Çınar’ın, “Araçta kamera kaydı var mıdır?” sorusu üzerine polis, var olan sistemin 2017’den beri çalışmadığını iddia ederek, olay yerinden en son kendisinin ayrıldığını, kendilerinin çektiği bir fotoğrafın bulunmadığını söyledi.
Hala zırhlı araç kullanıyor
Baro Başkanı Cihan Aydın’ın “Hala görevde misiniz?” şeklindeki sorusuna sanık, “Evet. 2017’den beri zırhlı araç kullanıyorum” diye cevapladı.
Aydın, dosyayı başka yere çekmeye çalışmadıklarını belirterek, “Sanığa inanmak istiyoruz ama olayı anlatış tarzı ve Efe’nin vücudundaki tahribat bizi ciddi şekilde şüphelendiriyor. Kamera kayıtlarının ve zırhlı araç takip sisteminin araca ait kayıtların dosyaya konulmasını istiyoruz” talebinde bulundu.
Dosyada eksiklikler var
Avukat Çınar ise bu dosyada sanığın polis olması ve delilleri toplayanların polis olmasının sorunlu olduğuna işaret ederek, şunları söyledi: “Dosyaya sanığın sürücü belgesi sunulmuyor ve daha bir sürü eksik. Bizim bölgemizde olaylarda insan canlarına kıymet verilmiyor. Benden daha iyi Diyarbakır’ı biliyor. Kimsenin tercih etmeyeceği yolu kullanıyor. Kamera kayıtları var, tanıklar var. İstenilse polis bunları bulur dosyaya koyar. Tanıklar ise adli suçlar işleyen iki kişi. Bir sürü tanık varken, sadece bu iki kişinin tanıklığına başvurulmuş. Çocuğun babası, araca ait kameradan olayı izlediğine dair beyanı var. Kamera kayıtlarının Emniyet’ten istenilmesi istiyoruz.”
Savunmaların ardından hakim, duruşmayı 27 Nisan’a erteledi.
AMED
Polis duruşmaya bile katılmıyor
Amed’de 2013’te zırhlı araçla Şahin Öner’i ”kasten öldürmek”ten yargılanan polis S.K., davanın 8. duruşmasına da katılmadı.
Yenişehir ilçesinde, 10 Şubat 2013’teki bir gösteriye polis saldırısı esnasında 19 yaşındaki Şahin Öner’i zırhlı araçla ezerek katleden polis S.K. hakkında “kasten öldürmek” suçundan müebbet hapis istemiyle Diyarbakır 1. Ağır Ceza Mahkemesinde açılan davanın 8. duruşması görüldü. Duruşmada Öner’in babası Mehmet Şirin Öner ve avukatı Abdullah Zeytun hazır bulundu. Ancak duruşmalardan vareste tutulma kararı olmayan polis S.K, yine katılmadı ve avukatının ise mahkemeye mazeret bildirdiği görüldü.
Polis izleyip tutanak aldı
Duruşma öncesi adliye önünde ve içerisindeki yoğun polisiye önlemler alınırken, duruşmayı izleyen 3 polisin duruşma tutanağı alması dikkat çekti.
Tanık polisler getirilmedi
Mahkeme heyeti, önceki celse tanık polislerin hazır edilmesi için Emniyet’e yazdığı müzekkereye, tanık polislerin hazır edilemeyeceği şeklinde cevap verildiğini belirtti. Mahkeme, tanıkların hazır edilmediği için önceki celse verilen olay yerinde keşif yapılması ara kararının yerine getirilmediğini kaydetti.
Katil polis tutuklansın
Öner Ailesi avukatı Abdullah Zeytun, keşifle ilgili çekincelerinin olduğunu belirterek, olay yerinde yapılacak keşife mahkeme heyetinin de katılmasını istedi. Öner’in öldürülmesi dosyasının trafik kazası dosyasına dönüştürülmek istendiğini vurgulayan Zeytun, şunları söyledi: ”Sanık ve tanık polisler kendilerini korumalı beyanlarda bulundular. Tanıkların mahkemede olmazsa SEGBİS ile dinlenmesini talep ediyoruz. Sanık ilk günden beri duruşmalara katılmıyor. Mahkemenin sanığı duruşmalardan vareste tutma kararı yok. Kendisine soru sorma hakkımız var. Kamu görevlisi olduğu rahatlığıyla duruşmalara katılmıyor. SEGBİS’le de olsa duruşmaya katılmasını talep ediyorum. İddia makamının esas hakkında verdiği mütalaada, görgü tanıkların beyanları, mevcut delil durumu, sanığın maktulü bilerek ve kasten öldürdüğünü gösteriyor. Bu nedenle sanığın derhal tutuklanmasını talep ediyoruz.”
Öncekinin aynısı
Mahkemenin önceki duruşmadan kopyala yapıştır yaptığı ara kararları ise şöyle: “Suça konu olayın gerçekleştiği yerde tüm sanıklar ve sanığın katılımı ile 27/02/2020 saat 20.30’da adliyeden hareket edilmek suretiyle keşif icraatına, keşifte alanında uzman resen seçilecek bilirkişinin hazır edilmesi ve olay yerinde dinlenilmesi gereken tüm tanıkların olay yerinde hazır edilmesi için ilgili kolluğa yazı yazılmasına,
Yapılacak olan keşfin tarih ve saatinin ilgili kolluk birimine bildirilerek söz konusu keşif mahallinde geniş bir güvenlik önlemi alınması için ilgili kolluğa yazı yazılmasına,
Yapılacak olan keşif sonrası keşif tutanağı düzenlenip bilirkişi raporu dosyaya sunulduğunda sanığın eyleminin taksirle öldürme suçunu oluşturması ihtimaline binaen soruşturma aşamasında alınan ancak hüküm için yeterli görülmeyen bilirkişi heyeti dışında alanında uzman İTÜ Trafik Kürsüsünden bilirkişi raporu aldırılmak üzere talimat yazılmasına,
Sanığın keşif mahallinde keşif tarih ve saatinde hazır olması hususunda müdafine kalem marifeti ile ihtarda bulunulmasını kararlaştırdı.”
Sanık avukatının mazeretini kabul eden mahkeme heyeti, bir sonraki duruşmayı 2 Nisan’a erteledi.
AMED