Yapılan soruşturmada mermilerin olay günü havaya ateş ettiğini söyleyen TEM Şube'de görevli polis memurları S.B., H.İ., V.Ö. ve T. M.'nin silahlarından çıktığı belirlenmişti. Soruşturma kapsamında olayın meydana geldiği bölgede görev yapan 61 polisin silahı, 7'si olay yeri ve 6'sı Polis Evi'nin tuvaletinde bulunan 13 kovan ve deforme olmuş 1 mermi çekirdeği ile karşılaştırılmış ve tüm delillere rağmen savcı takipsizlik kararı vermişti. Takipsizlik kararı verilmesi üzerine dava AİHM'e götürüldü.

Katiller aramızda dolaşıyor

Oğlunun polisler tarafından hedef alınarak katledildiğini belirten Baba Mahmut Erdem, "Ülkesinin şehidi oldu ve bu şahadetlerin ölümlerin önüne geçmek ve okullarından geri kalmamaları için ölümlere, kan akıtılmasına 'dur' diyeceğiz. Oğluma atılan kurşun ile emniyetteki kurşun aynıydı. Maalesef devlet bunu göz önünde bulundurmadı. Devlet kurşunu sıkanları ödüllendirdi. Böyle olmamalıydı ve o kişiler yargılanmalıydı. O kişiler devlet tarafından yargılanıp cezalandırılmadılar. Sanki hiç oğlumu vuran kurşunları sıkmamışlar, oğlumu öldürmemişler gibi ellerini kollarını sallayıp şu an dolaşıyorlar. Bunu kabul etmiyorum ve devletin bunun üzerinde durmasını istiyorum. O polisler oğlumla ümitlerimin yeşermesini istemediler" diye konuştu.

Her öğrenci oğlumu hatırlatıyor

Katillerin aklandığına dikkat çeken baba Erdem,  şunları söyledi: "Türk devleti demokrat olduğunu söylüyor. Katiller göz önündeyken ve anne babasının bağrı yanıyorken bu demokrasiyi kabul etmez ve biz de kabul etmiyoruz. Katiller yargılanıp ceza alana kadar bu davadan vazgeçmeyeceğiz ve takipçisi olacağız. Hatta oğlumun mücadelesini demokratik yollarla ayağım yere bastığı sürece devam ettireceğim ve katillerini ortaya çıkaracağım. Sadece oğlum değil binlerce genç bu savaşta öldürüldü. Üçüncü senesinde her önümden bir öğrenci geçtiğinde oğlum aklıma geliyor. Her okul kapısında beklediğimde sanki oğlum okul kapısından çıkacakmış gibi geliyor. Artık bunun sonunun gelmesini ve bitmesini istiyoruz."


SERKAN KURT / DİHA/AMED




Mezarı başında anıldı


6 Aralık 2009'da Amed'de polis tarafından katledilen Dicle Üniversitesi Matematik Bölümü öğrencisi Aydın Erdem, Mardin'in Çınaraltı (Resina) köyündeki mezarı başında anıldı.


Törende sık sık "Şehit namirin", "Bijî Serok Apo", "Ey şehit xwina te li erdê namine" sloganları atıldı. Törende konuşan DTK Eşbaşkanı Ahmet Türk, "Bugün şehit kervanına baktığımızda binlerce arkadaşımız ve yoldaşımız Kürtlerin özgürlüğü için Kürtlerin mücadelesi için ve Kürtlerin onurlu bir yaşamı için bedenlerini yitirmişlerdir." Türk, Kürtlerin büyük bir bedel ödeyerek çözüme yaklaştığını ifade ederek, "Eğer bugün Kürt sorunu tartışılıyorsa şehitlerimizin kanları sayesindedir. Devletin ve hükümetlerin tüm baskılarına rağmen Kürtler hiçbir zaman boyun eğmedi. Kürtler mücadelesine inandığı için özgürlük yolunda tüm kararlığı ile yürümektedir. Aydın Erdem Kürt halkının özgürlüğü için mücadele ettiği için düşman onu hedef seçerek katletti. Tüm şehitlerimiz Kürt halkının özgürlüğü ve geleceği için mücadele ederken, devlet tarafından katledildi" dedi.

DİHA/MARDİN