
Olayın yaşanmasından sonra ilk olarak 1997 yılında baba Tekçi'nin suç duyurusu üzerine Van Askeri Savcılık konuyla ilgili soruşturma başlattı. Ancak savcılık, ailenin beyanlarını dahi almadan kovuşturmaya yer olmadığına karar vererek dosyayı kapattı. 2002'de Cemil Kırmızıtaş adlı bir tanıdıkları sayesinde oğlu Nezir Tekçi'nin Bolu Dağ ve Komando Tugayı tarafından gözaltına alındığını öğrenen baba Halit Tekçi, durumu savcılığa bildirdi. Ancak savcı başvuruyu kabul etmedi.
Tanıklar infazı doğruladı
2010 yılında Nezir Tekçi'nin ölümüne tanık olan askerlerden Yunus Şahin'in beyanları üzerine dava tekrar gündeme geldi. Şahin, savcılıkta verdiği ifadede Nezir Tekçi'yi beraberinde operasyona götürdüklerini, gerillaların yerlerini göstermediği için 1. Bölük Komutanı Yüzbaşı Ali Osman Akın ve 2. Bölük'ten Teğmen Kemal Alkan'ın emriyle önce kurşuna dizdirildiğini, sonra da mayınla patlatılarak öldürüldüğünü anlattı. Yunus Şahin'den sonra olayın tanıkları olan ve Tekçi ile birlikte gözaltına alınan Cemil Kırmızıtaş, Nazım Dara, Mehmet Süre ve Halit Ateş de savcılığa giderek gördüklerini anlattı.
Tanık Halit Ateş de ifadesinde Tekçi'nin kendi taburları tarafından yakalandığını, işkence yapıldığını ve infaz edildiğini anlattı.
Dava Eskişehir'e alındı
Görgü tanıklarının beyanlarından sonra savcılık tarafından hazırlanan iddianame kapsamında Hakkari Ağır Ceza Mahkemesi'nde dava açıldı. Yalnız ilk duruşma ardından davanın 'güvenlik' gerekçesi ile Eskişehir'de görüleceği bildirildi. Aile davanın tekrar Hakkari'ye alınması için başvuruda bulunmasına rağmen bir sonuç elde edemedi. Olayın üzerinde 18 yıl geçmesine rağmen failler halen cezalandırılmadı.
'Gözüm açık gitmek istemiyorum'
Nezir'in askerler tarafından öldürüldüğünü, Süleyman Tekçi isimli oğlunun ise gördüğü işkencelerden sonra beyin kanaması geçirerek yaşamını yitirdiğini belirten baba Halit Tekçi, 18 yıldır aynı acıyla yaşadıklarını söyledi. Bedeli ne olursa olsun davasını sürdürmeye kararlı olduğunu dile getiren Tekçi, "Biz çok işkence gördük, fakirlik çektik. Köylerimiz yakıldı. 17 yıl içinde bir dedektif gibi çocuğumun izini takip ettim. Davanın Eskişehir'den alınarak Yüksekova'ya verilmesini talep ettim. Çünkü olay burada yaşanmış, şahitler burada, hatta bir şahit diyor bir kepçe getir öldürülenleri teker teker çıkarayım. Daha bugüne kadar oğlumun katili Ali Osman Akın ve Kemal teğmen mahkemeye çıkarılmadı" dedi.
Tekçi, tek isteğinin ölmeden önce katillerin cezalandırılması ve oğlunun kemiklerinin kendisine verilmesi olduğunu belirtti.
Acı kapanmaz yaralar açtı
Oğlunun kemiklerine dahi kavuşamadığını dile getiren anne Ayşen Tekçi ise, "Bu acı öyle ki bedenimde ve ruhumda kapanmaz yaralar açmış. Nezir daha küçüktü. Yeni evlendirmiştik. Oğlumu acılar içinde katlettiler. Nezir vahşice katledildi. Yıllardan beri eşim yalnız başına bu katillerin peşinde helak oldu" dedi.
Tekçi ailesi, bugün görülecek dava duruşmasına bir kez daha katılarak, oğlunu öldürenlerin cezalandırılmasını isteyecek.
SAMİ YILMAZ/DİHA/HAKKARİ