Cumartesi anneleri bugün 400'üncü kez bir araya geliyor. 17 yıldır kayıplarını arayan Cumartesi Anneleri bugün 400'üncü kez Galatasaray Meydanı'nda katilleri soruyor. Çocuklarının bulunması için mücadele eden anneler ve babalar, meydanda yaşlanırken, babalarının bulunması için mücadele eden çocuklar da büyüdü. 105 yaşındaki Berfo Ana da, 12 yaşında babasını aramaya başlayan Deniz Gülünay da, hem mezarların bulunmasını hem de kayıpların hesabının sorulmasını istiyor.
Cumartesi Anneleri, Arjantin cunta yönetiminin işkencede yok ettiği çocuklarının akıbetini, Plaza De Mayo Meydanı'nda soran Plaza De Mayo Anneleri'nden esinlendi. Anneler, 27 Mayıs 1995'te Galatasaray Meydanı'na gelerek, ilk eylemlerini gerçekleştirdi. 20 Mart 1995'de Gazi Katliamı sonrasında evinden çıkan ve bir daha kendisinden haber alınamayan Hasan Ocak'ın cansız bedeninin bulunmasıyla 27 Mayıs 1995'ten itibaren anneler her Cumartesi 12.00'de ellerinde kırmızı karanfillerle 'Failleri belli kayıplar nerede?' pankartı açarak, oturma eylemi yaptı. Bin 500 kaybın olduğu Türkiye'de sadece çocuklarını arayan anneler değil, eşlerini arayan kadınlar, babalarını arayan çocuklar da Galatasaray'da 'adalet' aramaya başladı.

Berfo Ana hesap sormaya çağırıyor

Kayıplarını arayan acılı annelerin sesi olan isimlerden biri 105 yaşındaki Berfo Ana. 13 Eylül 1980'de Qers'in Golan İlçesi'ndeki evinde gözaltına alındıktan sonra kendisinden bir daha haber alınamayan Cemil Kırbayır'ın annesi Berfo Kırbayır, 32 yıldır mücadele ediyor. Geçen yıl Meclis İnsan Hakları Komisyonu 'Cemil Kırbayır'ın gözaltında gördüğü, işkence sonucu hayatını kaybettiği ve cesedinin sorgulamaları yapan kamu görevlilerince ortadan kaldırıldığı' yönünde belirlemede bulunmasına rağmen, cenazesi halen bulunmadı. Yaşı çok ilerlediği için artık aktif olarak eylemlere katılamayan Berfo Ana, Ankara'da görülen 12 Eylül darbecilerinin yargılandığı davaya ise ambulansla giderek, darbe sorumlularından hesap sordu. Bağırsakları delinen ve mide kanseri olan Berfo Ana, isyan edercesine yaşadıklarını anlatıyor. Gözyaşları dahi kuruyan Berfo Ana, tüm annelerin çocuklarının katillerinden hesap sormasını istiyor.

'Evren deliğe de girse onu bulurum'

Oğlunun kaybolduğu dönemde Genelkurmay Başkanı olan Kenan Evren'in tüm gücüne rağmen bir anne olarak kendisi kadar güçlü olamayacağını "Ben anayım" diyerek, anlatmaya çalışan Berfo Ana, "Evren deliğe de girse ben onu bulurum. Kulağındaki pamukları da çıkarsın. Devlet bilmiyor mu kime ne ettiğini. O benim çocuğumu nasıl öldürdü. O beni yataklara koydu" diye feryat ediyor. Son nefesini verinceye kadar Evren'i affetmeyeceğini söyleyen Berfo Ana, "Sabahlara kadar kapılarda çocuğumu bekledim. Çocuğumu versinler bana" dedi. Cumartesi günü meydana gelmeye çalışacağını söyleyen Berfo Ana, "Ben yataktayım gelemiyorum. Gelebilirsem gelirim. Anneler çocuklarının peşini bırakmasın" çağrısında bulundu.

'Önce oyun sandım sonra anladım'

Deniz Gülünay, 1992'de kaybedilen babası Hasan Gülünay'ın bulunması için 12 yaşında Galatasaray Meydanı'nda oturmaya başladı, polislerden jop yedi, gözaltına alındı. Deniz Gülünay, önce yaşadıklarını birer oyun yerine koyarken, zamanla babasının kaybolduğunu ve bir daha geri gelmeyeceğini anlamaya başladığını belirtiyor.. Gülünay, "Annem gözaltından çıktıktan sonraki sabah bir gazete aldı ve çok ağladı. Babamın işyerini birisi aradı 'Hasan Gülünay gözaltına alındı onunla ilgili bir şey yapın' dedi. O telefondan sonra annemler girişimlerde bulundu. Babamın kayboluşunun 55. gününde ben, annem ve dayım meydanlarda açlık grevi başlatmıştık. Emniyet Müdürü, babamın gözaltında olduğunu ve işkence gördüğünü önce kabul ediyor; olay basına yansıyınca bu sefer reddediyor" dedi.

Hesabı sorulacak çok can var

Gülünay,yaşadıklarına ilişkin ayrıca şunları belirtti: "Küçük yaşta polise karşı bir kinim vardı. Çünkü, onlar babamı elimden alan kişilerdi. Annemle beraber gözaltına alındım. Gazeteci Metin Göktepe vardı o dönemlerde. Hep Cumartesi Anneleri eylemlerini takip ediyordu. Göktepe'nin gözaltına katledildiğini duydum, ondan sonra biraz daha anladım devletin insanları öldürdüğünü." Gülünay, başta tek amacının intikam almak olduğunu, ancak daha sonra sadece babası değil, hesabı sorulacak çok can olduğunu anladığını söylüyor."Artık meydan, bir aile oldu bizim için. Ama hepsi parçalanmış aileler. Okulda arkadaşlarım, 'babanı ziyarete gidelim' diyorlar ben 'mezarı yok' dediğimde çok şaşırıyordu" dedi.
Gülünay, son olarak "Katledenler cezalandırılıncaya kadar eyleme devam edeceğiz. Galatasaray Meydanı hesap sorduğumuz meydan oldu. Hayatımın ilk gözaltısı, ilk eylemi orada başladı. Bu meydanı Cumartesi Anneleri kazandı" şeklinde konuştu.


MÜTHA ÇETİN / GÜLER CAN - DİHA/İSTANBUL