Türk savaş uçaklarının 28 Aralık 2011 günü gerçekleştirdiği bombardıman sonucu 34 sivilin katledildiği Roboskî’de, yeni bir katliam girişimine imza attı. Sınır ticareti yapan, yaklaşık 40 kişilik Roboskîli grup, önceki akşam saat 21.30 ila 21.40 saatleri arasında Becûh (Gülyazı) Alay Komutanlığı‘ndan atılan obüs ve havan toplarının hedefi oldu. Türk askerinin saldırısında 16 yaşındaki Vedat Encü sırtına isabet eden bomba parçası nedeniyle yaşamını yitirirken; Yılmaz Encü (22), Suwar Encü, İbrahim Encü ve Özgür Encü ise yaralandı. Bombardımanda hayatını kaybeden lise öğrencisi Vedat Encü’nün ağabeyi, 1. Roboski Katliamı’nda şans eseri sağ kurtulmuştu.

Saldırıdan sağ kurtulanların telefonla haber vermesi ardından Roboskî ve Becûh köylüleri yardım için bölgeye akın etti. 4.5 yıl önce olduğu gibi halk yakınlarını kendi çabalarıyla hastaneye kaldırdı. Bölgeye ambulans sevk edilmedi. Araçlarla bombardımanın yapıldığı bölgeye giden köylüler, Vedat Encü’nün cenazesini Roboskî’ye götürürken, yaralılar hastaneye kaldırıldı. Yaralılardan 3’ünün kaldırıldığı Uludere Devlet Hastanesi abluka altına alındı, özel harekat timleri toplanan kalabalığı dağıtmak için havaya ateş açtı. 

Kasık bölgesine bomba isabet eden ve durumu ağır olan 22 yaşındaki Yılmaz Encü, Şırnak Devlet Hastanesi’ne kaldırıldı. Vedat Encü’nün cenazesi de daha sonra otopsi için köyden Şırnak’a götürüldü. 


30 kişi saldırıdan kurtuldu

Bombardımandan kurtulan sayıları 30 civarında olduğu belirtilen köylüler ise sınırın diğer tarafına geçmek zorunda kaldı. Roboskîlilere yönelik saldırıyı ilk olarak sosyal medya üzerinden kamuoyuna duyuran Roboskîlili HDP Milletvekili Ferhat Encü, saldırıya uğrayanların can güvenlikleri olmadığı için Güney Kürdistan’a geçmek zorunda kaldıklarını kaydetti. 

Bombardımandan kurtulan köylülerin aktardığına göre, sınır ticareti için Güney Kürdistan’a giden grup, sınıra yaklaştığında saldırının hedefi oldu. Roboskîliler, askeri üs bölgesine konuşlandırılmış tanklar tarafından hedef alınarak bombalandıklarını belirtti. Bombardıman öncesi herhangi bir uyarı yapılmadığını kaydeden Roboskîliler, sınırın diğer tarafına geçerek hayatta kalmayı başardı. 


Birincinin hesabı dururken!

1. Roboskî Katliamı’nda 19’u çocuk 34 kişi katledilmişti. Hayatını kaybedenlerin 24’ü ise Encü ailesindendi. Önceki akşam gerçekleştirilen bombardımanda da Encü ailesinden bir kişi hayatını kaybetti, 5 kişi yaraladı. Aynı aileden olan ve HDP Şırnak Milletvekili olarak Meclis’te bulunan Ferhat Encü, daha birinci katliamın failleri ortaya çıkarılıp cezalandırılmadan ikinci bir katliam girişiminin yapıldığını belirtti. 28 Aralık 2011’deki saldırıda olduğu gibi yine ambulansların bölgeye gönderilmediğini aktaran Encü, yolların açık olduğunu, hayati tehlike oluşturabilecek bir durumun olmadığını kaydederek, “saldırı bilinçli ve palanlıdır” dedi.

Roboskîlilere yönelik bombardımanın 1. Roboskî Katliamı’yla aynı noktada ve aynı saatte yaşanmasının tesadüf olmadığına da vurgu yapan Encü, “Saldırının 34 yurttaşın katledildiği noktada tekrar cereyan etmesi, Kürt halkına bir mesajdır. Nasıl ki 34 kişiyi öldürdüm hesap vermedim ise yine aynı yerde aynı şekilde sizleri katlederim ve hesap vermem denilmek isteniyor” diye konuştu. 


Roboskî’de defnedildi

Vedat Encü’nün cenazesi otopsi işlemleri ardından dün Roboskî’ye getirildi. Cenazenin köy girişinde bulunan camiye getirilmesiyle birlikte yüzlerce yurttaş, aile üyeleri ve köy sakinleri camiye akın etti. Cami önünde toplanıp ağıtlar yakan kadınlardan bazıları yaşadıkları acı ile baygınlık geçirdi. Anne Hacer Encü, devlete lanetler yağdırdı. Cami çevresinde konumlan askeri araçlardan kitle taciz edildi. Cami önündeki kadınlardan bazıları, araçlara taş atarak ve “Êdî Bese (Yeter Artık)” diye tepki gösterdi.


Şehitliğe defnedilmesi engellendi

Vedat Encü, AKP hükümeti ve Türk Cumhurbaşkanı Erdoğan’a öfke ve feryatlar arasında son yolculuğuna uğurlandı. İlk katliamda evlatlarını ve yakınlarını kaybeden aileler de siyahlar giyerek törene katıldı. Vedat Encü’nün, 1. Roboskî Katliamı’nda yaşamını yitirenlerin defnedildiği Roboskî Şehitliği’ne defnedilmesi askerin baskı ve tehditleriyle engellendi. Encü’nün naaşı köy mezarlığına defnedildi. 

Tören sırasında mezarlığın üst kısmında bulunan Ortasu Karakolu’nun bahçesinde Kobra tipi zırhlı araçlar ve askerlerin konuşlandığı görüldü. 


Arkadaşları da oradaydı

Törene, lise öğrencisi olan Vedat Encü’nün okul arkadaşları da katıldı. Arkadaşların Encü’nün mezarını düzeltirken, kadınlar ise mezar taşını ve toprağını öperek ağıtlar yaktı. 

Elinde papatyalarla kardeşinin mezarı başına gelen Encü’nün kızkardeşi, “Bırakın kardeşime sarılayım. Ben ona doyamadım” diyerek, feryat etti. Tören boyunca gözyaşları durmayan kadınlar, ellerini göğe yükselterek, “Erdoğan’da bize yaşattıklarını yaşasın. Erdoğan 34 gencimizi katletti ama Kürtlerin kanına doymadı. Kürtleri katlederek bitiremezsiniz” diyerek isyan etti. 


Aynı yaş ve isimde 2. kayıp


Roboskî’ye yönelik ikinci katliam girişimi 2011’nin acılarını yeniden kanattı. Önceki günkü bombardımanda yaşamını yitiren Vedat Encü’yle aynı yaş ve isimde bir çocuk da 2011’de katledilen 34 kişi arasındaydı. 

Lise 10’uncu sınıf öğrencisi olan Vedat Encü, ilk bombardımanda can veren yaşıtı gibi yine okul harçlığını çıkarmak için kaçağa çıkmıştı. Ancak ona çizilen kadar de 4,5 yıl sonra aynı yerde ve saatte yine bombaların hedefi olmak oldu. 

2011’deki saldırıda oğlu Vedat Encü’yü kaybeden anne Esmer Encü, “Benim oğlumla aynı isimde. Aynı acıyı içimde yaşadım. Oğlum yeniden ölmüş gibi hissettim. Artık söyleyeceğimiz bir şey kalmadı” dedi.



Roboskî’ye sahip çıkalım


HDK, ÖDP, Devrimci Parti, EMEP saldırıya tepki gösterdi. 

Halkların Demokratik Kongresi (HDK) Eş Sözcüsü Gülistan Koçyiğit saldırının AKP’nin Kürtlere karşı ilan ettiği savaşın bir parçası olduğun belirterek, “Bunu Cizre, Sur, Nusaybin, Gever’deki katliamlardan bağımsız da ele almıyoruz. AKP’nin savaş ve şiddet zihniyetinden bağımsız ele almamız da mümkün değil” dedi. Sorumluların er ya da geç ortaya çıkarılacağını söyleyen Koçyiğit, “Hep beraber Roboskî’ye gidelim, yaşananları yerinde görelim” çağrısında bulundu. 
ÖDP Başkanlar Kurulu Üyesi Alper Taş, devletin katliam geleneğinin sürdüğünü kaydederek, “Birinci Roboskî’de sorumlular yargılanmadı, devlet kendi katliamının üstünü örttü ve bunları yargılamadı.  Birinci katliamın sorumlularının yargılanmaması, ikinci katliama yol açtı. Sorumlular derhal yargılanmalı ve hesap vermelidir” dedi. 

Devrimci Parti Genel Başkanı Ufuk Güllü, Erdoğan’ın Kürt halkına savaş ilan ettiğini belirterek, katliamlara sessiz kalmama ve Roboskî ile dayanışma çağrısında bulundu. 
Emek Partisi (EMEP) Genel Başkanı Selma Gürkan da, tepkisini şöyle dile getirdi: “Erdoğan hükümeti de darbe ile devirdikten sonra kendi hükümetinin savaş politikalarını devam ettireceğini belirtmişti. Kendi tek adam, tek parti diktatörlüğünü bu savaş üzerinden kuracaktı. Nusaybin, Cizre, Sur katliamlarındaki sorumluluk ortaya çıksaydı bugün Roboskî olmayabilirdi. Bir önceki Roboski katliamının hesabının sorulmamış olması, sorumluların açığa çıkarılmamış olması bu katliamın yaşanmasına neden oldu.” 

Saldırıya sosyal medya üzerinden de tepki yağdı. Twitter kullanıcılarının “İkinci Roboski Katliamı“ olarak gördüğü saldırıya, gösterilen tepkiler TT listesinde birinci sırada yer aldı. 


DİHA/ŞIRNAK 






1. ROBOSKİ KATLİAMI

28 Aralık 2011 tarihinde TSK’ye ait savaş uçakları, katırları ile sınır ticareti yapan Roboskîlilerin üzerine 21.37 ile 22.24 saatleri arasında bomba yağdırdı. Atılan bombalar nedeniyle 19’u çocuk 34 sivil, yük taşıdıkları katırları ile birlikte katledildi. 

Yaşamını yitirenlerin isimleri şöyleydi:
Çetin Encü (12), Bedran Encü (12), Erkan Encü (13), Şivan Encü (14), Muhammet Encü (15), Bilal Encü (15), Aslan Encü (15), Adem Ant (15), Savaş Encü (15) Orhan Encü (15), Celal Encü (15), Fadıl Encü (16), Mahsun Encü (16), Şirvan Encü (16), Cemal Encü (16), Cihan Encü (16), Vedat Encü (16), Serhat Encü (17). Salih Encü (17), Özcan Uysal (18), Hüseyin Encü (19), Nevzat Encü (20), Hamza Encü (22), M.Ali Tosun (22), Abdülselam Encü (22), Zeydin Encü (22), Yüksel Ürek (23), Salih Ürek (23), Nadir Alma (23), Seyithan ENÇ (23), Fikret Encü (27), Hüsnü Encü (27), Osman Kaplan (32) ve Selahattin Encü (40).



Devlet katliamı 

Bombardımandan sadece 4 kişi sağ kurtulmayı başardı. Katliam saatler boyu Türkiye kamuoyundan saklandı. Genelkurmay Başkanlığı ‘tespit edilen grubun PKK’nin kullandığı yolları kullanması sebebiyle vurulmasına karar verildiğini’ belirterek katliamı meşrulaştırmaya çalıştı. Devlet yetkililerinin bir özürü dahi çok gördüğü Roboskîliler ‘kan parası’yla susturulmaya çalışıldı. Başbakanlık tarafından verilen 123’er bin liralık toplam 4 milyon 182 bin lira tutarındaki tazminatı aileler “sus payı” olarak gördükleri için kabul etmedi. 


Adalet bulunamadı

TBMM’de kurulan Uludere Alt Komisyonu ‘kasıt yok’ diyerek devletin katliamdaki sorumluluğunun üzerine örttü. 
Ailelerin suçluların yargılanması için verdiği adalet mücadelesi ise sonuçsuz kaldı. Diyarbakır Cumhuriyet Başsavcılığı, olayla ilgili soruşturma hakkında Haziran 2013’te “görevsizlik” kararı verdi ve dosyayı Genelkurmay Başkanlığı Askeri Savcılığı’na gönderdi. Genelkurmay Başkanlığı Askeri Savcılığı, 7 Ocak 2013 tarihli gerekçeli kararında, “kamu davası açılmasını gerektiren sebep bulunmadığının anlaşıldığı“nı savunarak, takipsizlik kararı verdi.

Roboskîli aileler, iç hukuk yollarının tükenmesi üzerine avukatları aracılığıyla Temmuz 2014’te Anayasa Mahkemesi’ne bireysel başvuruda bulundu. Ancak bu başvuru da geçtiğimiz haftalarda “eksik evrak” gerçeksiyle reddedildi. 

BDP, katliamı Uluslararası Ceza Mahkemesi’ne taşırken aileler de iç hukuk yolunun tükendiği davayı AİHM’e taşımaya hazırlanıyor.