Fırat Haber Ajansı'na konuşan Kaplan, AKP'li Beşir Atalay'ın "entegre, planlı operasyonlar devam edecek" açıklamasının hemen ardından Roboski katliamının gerçekleştiğine dikkat çekerek "orada köylülerin 3 saat bekletilmesi, Heronların görüntülerinin Ankara’da kontrol edildikten sonra bombalama emri verilmesi bu işin planlı ve teamüden yapıldığının açık kanıtıdır. Ve orada hiçbir canlı bırakmamayı hedefleyen bir saldırıdır" dedi. Türk ordusunun katliamdan geriye hiçbir tanık bırakmamayı amaçladığını söyleyen Kaplan, ancak tanıklar ortaya çıkınca Türk hükümetinin olaya kaza süsü verme, geçiştirme ve tazminatla işi kapatma çabasına girdiğine dikkat çekti.

Olayın direkt sorumlusu hükümettir

Kaplan, katliamın ardından Türk basınının susturulduğunu kaydederek "sonra ellerine genelkurmayın bir metni verildi, başbakan 27 saat sonra açıklama yaptı ve hükümet adına yapılan tüm açıklamalarda da kaza oldu, istihbaratı o verdi, bu verdi tartışmasıyla herkes topu birbirine atmaya başladı. Ama bir gerçek var ki bu olayın direk sorumlusu hükümettir, genelkurmay da, hava kuvvetleri de hükümete bağlıdır, hükümetin emri altındadır" şeklinde konuştu.

Kürtlere gözdağı vermek istediler

Katliamının temel amacının sınır boyunda yaşayan Kürt halkına gözdağı vermek olduğunu kaydeden Kaplan, Kuzey Kürdistan'daki Kürtlere "kimi görsek vuracağız" mesajının verildiğini söyledi.

Mezarlara dahi müdahale ettiler

Türk hükümetinin olayın kurbanlarının bir arada gömülmelerine karşı çıktığını hatırlatan Kaplan, bunun gerekçesini şöyle açıkladı: "Amaç bu tarihi katliamın toplu bir mezarının olmasını engellemek, çünkü biliyorlar ki ileride anıtlar dikilir, katliam hep konuşulur. Yine taziyenin birlikte yapılmasını engellemek için ellerinden geleni yaptılar, ileri gelenleri çağırıp baskı yaptılar. Cenaze töreninde slogan atılmasın, bayrak asılmasın gibi baskılar oldu ailelere. Bütün bunlara rağmen dedikleri olmadı."

Örtbas ettirmeyeceğiz!

Hükümetin tüm örtbas çabalarına karşı BDP'nin Meclisteki tüm mekanizmaları kullanacağını ifade eden Kaplan uluslararası alanda da Birleşmiş Milletler'e, Cenevre Savaş Suçları Mahkemesi’ne, Avrupa Konseyine, Uluslararası Ceza Mahkemesine başvuru konusunda çalışmaları olduğunu dile getirdi.

HABER MERKEZİ




Köylüler AB soruşturması istedi


Hollanda haber ajansı ANP, Roboski Katliamıyla ilgili geçtiği bir haberde, köylülerin Türk yargısına güvenmediklerini belirterek, olayın AB’den bir insan hakları komisyonu tarafından araştırılmasını istedikleri bildirdi. Haberde ölenlerin yakınlarının hükümetten tazminat almak istemedikleri kaydedildi.
ANP, Roboski Katliamıyla ilgili gelişmeleri, “Ölen Kürtlerin yakınları tazminat istemiyor” başlığı ile aktardı.
Katliamda 34 Kürdün öldürüldüğünü aktarılan haberde, Türkiye Başbakanı Recep Tayyip Erdoğan’ın hafta içinde ölenlerin ailelerine birkaç gün içinde tazminat ödeyecekleri vaadinde bulunduğu hatırlatıldı.
Yaşamını yitiren 15 yaşındaki Aslan’ın annesi Zahide Encü’nün tazminata karşı çıktığı belirtilen haberde, Zahine Öncü’nün, “Önce oğlumu bombardımanla paramparça et, ondan sonra da parayla gel? Biz para istemiyoruz, biz ne olduğunu bilmek istiyoruz” sözleri aktarıldı.
Katliamda ölenlerin 25’inin Gülyazı köyünden oldukları, bu köyde yasın hala son bulmadığı belirtilen haberde, olayda ağır yaralanan bir kişinin şimdiden ölenler arasında sayıldığı, katliamda sadece bir kişinin kurtulduğu aktarıldı.
İçişleri Bakanı’nın tazminat olarak 20 bin lira (yaklaşık 8 bin Euro) ödemek istediği belirtilen haberde, katliamda sağ kurtulan Servet Encü’nün şu sözleri aktarıldı: “Hükümet buradaki insanların fakir olduklarını biliyor. Bundan dolayı para ile her şeyi karşılamış olacaklarını zan ediyorlar. Ancak öyle değil. Ben hükümetten para alacağıma ot yemeyi yeğlerim.”
Köylülerin, kimsen gelirse gelsin Türkiye’de soruşturmaya güvenmediklerini söyledikleri aktarılan haberde, bunun için AB’den bir insan hakları komisyonunun olayın soruşturmasına öncülük etmesi gerektiği kanısında oldukları belirtildi.


ANF/AMSTERDAM