Türkiye cezaevlerindeki tüm siyasi kadın tutsaklar, ortak yazılı açıklama yaptı. Açıklamada, "Bu dönemde katliamın gerçekleşmiş olması tesadüf değildir" denilerek, savaştan yana olan kesimlerin katliamı gerçekleştirdiği belirtildi. Katliamın Kürt halkının değerlerini, hassasiyetini hedeflediğinin kaydedildiği açıklamada, şunlar vurgulandı: "Bu katliam barış sürecini baltalamaya dönük profesyonelce planlanan bir saldırıdır. Sakine Cansız ve iki devrimci kadının seçilmiş olması tesadüf değildir. Sakine Cansız, biz Kürt kadınları için özelde de zindanda direniş geleneğini örgütleyerek güce ve özgür yaşama dönüştüren, 12 Eylül faşizmine karşı 5 Nolu zindanda inadına direnen binlerce, milyonlarca kadını direniş mirasıyla buluşturan biridir. Sayın Öcalan ile birlikte yola ilk koyulanlardandır. Ve ömrünü özgürlüğe adayan bir kadındır."

Açıklamada, Fidan Doğan'ın Kürt kadınlarının ikinci kuşak temsilcisi olduğu belirtilen açıklamada, şu ifadelere yer verildi: "Fidan Doğan bu gelenekten beslenip bu mirası bir adım daha öteye taşıyan biridir. Yıllarca Kürt halkının ve Kürt kadının özgürlük mücadelesi için Avrupa'da siyaset yürütmüş, yoğun bir emek ve çaba harcamıştır. Leyla Şaylemez ise, yeni kuşağın gençlik temsilcisidir. Özgür kadın hareketi mirasını geleceğe taşıyacak en dinamik kesimin temsilcisiydi Leyla. Kadın özgürlük projesi Önderliğimizin en çok önemsediği ve emek harcadığı alandır. İçinde PKK kurucusunun da bulunduğu 3 kadın yoldaşımızın vahşice katledilmesi bizler açısından karanlık mesajlar içermektedir. Bizler bu katliamı kınıyor, faillerini lanetliyoruz. Kürt halkını topyekun olarak yoldaşlarımızın mücadelesinin etrafında kenetlenmeye, karanlık güçlerin amacını boşa çıkarmaya ve barış sürecinin güçlü yürütücüleri olmaya çağırıyoruz."