
BDP Eşbaşkanı Gültan Kışanak, Roboskî’de 34 kişinin katlediği gün toplanan MGK’deki konuşmaların kamuoyuna açıklanmasını istedi. Şırnak’taki askeri ve sivil yetkililerin katliamın Ankara’dan yönetildiğini söylediğine dikkat çeken Kışanak, „Bu talimatı ya Başbakan ya Genelkurmay Başkanı ya da ikisi birlikte verdi“ dedi.
Gültan Kışanak, dün partisinin grup toplantısında yaptığı konuşmada, Roboskî’de 40 gündür hala ne olduğunun anlaşılamadığını söyledi. ‘’Savaş uçaklarına kim emir verebiliyor? Bomba yağdırılmasına kim karar veriyor? Yabancı bir devlet mi bu emri verdi bulup çıkaramıyorlar?’’ diyen Kışanak, ‘’Açık ve aleni bir durumla karşı karşıyayız. Bu ülkede Başbakan, Milli Savunma Bakanı, Genelkurmay Başkanı, Hava Kuvvetleri Komutanı emir ve komutasında olan savaş uçakları insanları bombalayıp paramparça etti’’ diye konuştu. Başbakan’ın Suriye’deki katliamla, Filistin’deki insanlık dramıyla ilgilendiğini, bunların da herkesin sorunu olduğunu ancak ‘’Uludere’deki olayı ağzına almadığını, alamadığını’’ söyledi.
28 Aralık’ta MGK’de ne konuşuldu?
Meclis İnsan Hakları Komisyonu’nun Şırnak ve Uludere’de inceleme yaptığını anımsatan Kışanak, ‘’Askeri ve sivil yerel yetkililerin açıklamalarından anlıyoruz ki; bu bombardımanın gerçekleşmesinde yerel güçlerin, yerel karar vericilerin dahli ve etkisi olmamıştır. Açıklamalar, talimatın Ankara’dan verildiğini gösteriyor’’ dedi. Kışanak, şunları kaydetti: ‘’Bu konuda karar verebilecek makamlar bellidir. Bu talimatı ya Başbakan ya Genelkurmay Başkanı ya da ikisi birlikte verdi. Bunu kamuoyuna açıkça söylemeliler. Uludere olayının olduğu gün MGK toplandı. MGK da o gün bu konu gündeme geldi mi? Hangi yol ve yöntemlerle mücadele etme kararı verildi? 28 Aralıkta MGK’de yapılan konuşmalar kamuoyuna açıklansın. Heronların uçmasına kim karar verdi? Görüntüler hangi merkezlere aktarıldı, kimler izledi, değerlendirmeyi kimler yaptı? İstihbarat raporları gerçek mi? Bilgi ve belgeleri kamuoyuna açıkça izah edin, anlatın. Böyle bir katliamı gizlilik perdesi arkasında soruşturuyormuş gibi yapıp gerçeğin üstünü örtemeye çalışmayın. Bu sorulara açıkça yanıt verilmediği sürece katliamın sorumluluğu siyasi iktidarın sorumluğu olarak doğrudan anılacaktır.’’
Yargılanmaktan onur duyarım
Daha kimsenin görevden alınmadığını, soruşturmanın doğru yürüyeceğini kimin garanti altına alabileceğini soran Kışanak, ‘’(Üç paşayı güdemiyorsunuz) dedik diye birilerinin zoruna gitti. Bu sorunun muhatabı sesini çıkarmadı, birileri üstüne alındı. Onlar katliamcı sıfatıyla yargılansınlar, ben de katliamcılara hakaret etmek sıfatıyla yargılanmaktan gurur duyarım’’ dedi. Kışanak, Roboskî katliamının sorumluları hesap vererene kadar mücadele etmeye devam edeceklerini yineledi.
Taleplerimizden vazgeçmeyeceğiz
Tutuklamaların, katliamların, askeri ve siyasi operasyonların ‘’Kürtleri taleplerinden vazgeçirmek üzere yapıldığını“ vurgulayan Kışanak, ‘’Bu zihniyeti değiştirinceye kadar dilimize, kültürümüze, kimliğimize daha fazla sahip çıkacağız. Kürtçe gibi kadim, tarihe mal olmuş, edebi eserler vermiş bir dili asimile etme şansınız yok. Bir halkın dili onun kendi öz varlığındır. Bunu kimse ona veremez zaten. Biz kimsenin bir şey vermesini beklemiyoruz. Bizde olan özgürlüklerimizi sonuna kadar yaşamaya kararlığıyız. Milyonlarca insanın özgürlük arayışını tutuklama ile bastıramazsınız ‘’ diye konuştu.
Kürt sorununun ancak ve ancak diyalog ve müzakere ile çözülebileceğini, Kürt Halk Önderi Abdullah Öcalan’ın 13 yıldır İmralı’da uygulanan tecride rağmen barış yaklaşımından vazgeçmediğini belirterek, „Halk 3,5 milyon imza ile Öcalan’ı muhatap gösterdi. O imzalar halen TBMM’dedir. Çözüm aramak istiyorsanız, bunun yolu açıktır. Öcalan’ın sunduğu 3 protokol halen hükümetin masasındadır“ dedi.
ANKARA