
Bir kitabın çevirisi neden suç olsun ki?
Görüş yasağına gerekçenin Sakine Cansız'ın kitabının Almanca'ya çevrilmesi ve YXK'nin yayın organı Ronahî'ye röportaj vermesi olduğunu belirten Agnes Alvensleben, konu hakkında şunları dile getirdi: "Bremen'de tutuklanıp cezaevine konulan Mustafa Çelik'i ilk ziyaret ettiğimde herhangi bir sorunla karşılaşmadım. İkinci kez başvuru yaptığımda ise Celle Başsavcısı Arnoldt imzasıyla bana gönderilen gerekçeli yazıda görüşmenin yapılamayacağı belirtildi. Yazıda Niedersachsen Eyalet Suç Dairesi'nin (LKA) hakkımda araştırma yaptığını öğrendim. Savcılık, Sakine Cansız'ın kitabını Almanca'ya çevirdiğimi ve Ronahî dergisine röportaj verdiğimi belirtti. Tabii bu saçma karara itiraz etmek için avukatım Petra Dervishaj'la görüştüğümde, bunun anlamsız ve kabul edilemeyecek bir davranış olduğunu belirterek Mustafa Çelik'le görüşebilmem için başsavcılığa tekrardan başvuru yaptı. Görüşme zaten polis denetiminde yapılıyor. Üç Kürt kadın siyasetçi Avrupa'nın göbeğinde öldürüldü. Daha bu olayın failleri yakalanmadı. Başsavcılığın bu olaylara kafa yorması gerekirken, kanuni hakkım olan görüşe yasak getiriyor. Bir kitabı Almanca'ya çevirmek neden suç olsun ki?"
PKK faşizme karşı mücadele veriyor
PKK'nin Kürt halkının özgürlük mücadelesini yürüten bir parti olduğunu söyleyen Alvensleben, devamla şunları vurguladı: "PKK benim için asla bir terör örgütü değildir. Kendileri öyle tanımlayabilir ama benim için Kürt halkının özgürlük mücadelesini yürüten ve arkasında milyonların desteği olan siyasi bir partidir. Kürt halkının özgürce siyaset yapması için bu anlamsız ve saçma yasak kararının bir an evvel kaldırılması gerekiyor. Başta Mustafa Çelik olmak üzere tüm siyasi tutsakların bir an önce serbest bırakılması gerekiyor. Sonuçta bu insanlar, Türk faşizmine karşı Kürt halkının özgürlük mücadelesini veriyorlar. Sakine Cansız'ın kitabını Almanca'ya çevirmek de beni mutlu etti."
MEHMET ZAHiT EKiNCi/HAMBURG