
DÎLAN KARACADAÐ / HABER MERKEZİ
Silopi’de iki çocuğun ölümüne neden olan panzerin Alman marka olduğunun ortaya çıkması Almanya’da tepkilere yol açtı. Federal Parlamento milletvekilleri ve barış inisiyatifleri Alman silahlarıyla Kürtlere karşı savaş suçu işlendiğine dikkat çekerek, “Türkiye’de değil tank fabrikası kurmak, silah ihracatı dahi yapılmamalı, ambargo uygulanmalı” dedi.
Şırnak’ın Silopi ilçesine bağlı Karşıyaka Mahallesi’nde 3 Nisan gecesi bir eve giren zırhlı araç, Muhammet (7) ve Furkan Yıldırım (6) kardeşlerin ölümüne neden olmuştu. Dihaber’e konuşan çocukların babası Mesut Yıldırım, evlerine çarpan zırhlının Alman panzeri olduğunu belirtti. Rheinmetall’in Türkiye’de tank fabrikası açma girişimlerine karşı Almanya kamuoyunda tepkiler sürerken ortaya çıkan bu haber gözleri Alman hükümetine çevirdi.
92 gibi ambargo
Gazetemize konuşan Sol Parti Milletvekili Ulla Jelpke, “Silopi’de öldürülen çocukların Alman panzeri ile yapıldığı ispatlanırsa, Alman silahıyla Kürt sivil halkına karşı bir suç daha ortaya çıkmış olacak” dedi. Şengal’de Alman silahlarıyla Êzîdîlere yapılan saldırıyı hatırlatan Jelpke, Silopi’de yaşananların da bu politikanın bir parçası olduğunu söyledi ve ekledi: “Şu anda önemli olan kamu baskısını güçlendirmektir. Bu baskı 1992’de Alman silahlarıyla Kürt sivil halkına saldırmalarının sonucunda kısa süreli de olsa silah ambargosunun gerçekleşmesine neden oldu.”
Fabrika değil, ambargo
TSK’nin envanterinde bulunan Leopard 2 tankının üreticisi olan Rheinmetall, uzun süredir Türkiye’de bir tank fabrikası açmak için Alman hükümetinden izin almaya çalışıyor. Buna karşı çıkanlar arasında Sol Parti de yer alıyor. Türk ordusunun hala Almanya tarafından silahlandırıldığını vurgulayan Jelpke, “Rheinmetall gibi bundan nemalananlar da AKP rejimi ile daha fazla kanlı iş yapmak için destekleniyorlar. Türkiye’ye karşı uluslararası bir silah ambargosu, Alman hükümetin ve uluslararası toplumun Türkiye’nin cihatçı teröre verdiği destek ve Kürt toplumuna karşı işlenen savaş suçun karşısında yapılacak en küçük şeydir” dedi.
276 bin imza toplandı
Campact Hareketi ise Alman silah şirketi Rheinmetall’in Türkiye’de kurmak istediği fabrikaya karşı imza kampanyası yürütüyor. “www.campact.de” adresi üzerinden yürüten kampanyada şimdiye kadar toplanan imzalar 276 bini aştı. Campact Hareketi adına gazetemize konuşan Jörg Haas, “Eğer Silopi’deki olayın kaza değil de kasıtlı olarak, hedeflenerek yapılmış bir eylem olduğu ortaya çıkarsa, muhalefet böylece hükümete baskı uygulayabilir” dedi.
Silah ambargosunun şart olduğuna vurgu yapan Jörg Haas, “Türkiye’deki güncel durumdan sonra zaten herhangi bir silah ihracatı hiçbir şekilde gerekçelendirilemez” dedi.
Rheinmetall oyalıyor
Rheinmetall’in açıklamalarında kurulması planlanan tank fabrikasından söz etmediğine dikkat çeken Haas, “Oyalamaya çalışıyor; ne Leopard panzerlerin icadından ne de Altay panzerlerinin icat planından söz ediyor” diye konuştu. Rheinmetall’in Türkiye’deki şirketle teknolojik transfer yaptığı için Alman hükümetinin iznine ihtiyacı olduğunu kaydeden Haas, “Bizler Campact olarak hükümete baskı yapmaya devam edeceğiz ve Federal Parlamento Bütçeler Komisyonu’nu bu konuda bir tavır almaya zorlayacağız” dedi.
Onay katliama ortaklıktır
Sol Parti Milletvekili Sevim Dağdelen ise, “Rheinmetall gibi silah şirketleri için Türkiye’yi menfaat cenneti olarak garantilemek adına her şeyi yapan Alman hükümetini hiçbir şey durduramıyor” diyerek tepkisini dile getirdi. Silah ihracatını pervasızca bulan Dağdelen şöyle konuştu: “Türkiye’deki farklı düşünen kesime ve muhalefete karşı sistematik zulüm varken, Erdoğan’ın hem Türkiye’de hem Suriye’de hem de Irak’ta Kürtlere karşı savaş yürüttüğü bir zamanda silah ihracatı ve silah fabrikası kurma planı katliama yardımdan başka bir şey değildir. Alman hükümeti Rheinmetall gibi fabrikalara onay vererek daha fazla Erdoğan rejimi gibi katillerin yanında durmamalı. Başbakan Angela Merkel ve Dışişleri Bakanı Sigmar Gabriel, despotlara gönderilen silah ihracatını durdurmalıdır.”
Silah ihracatı durdurulmalı
Uluslararası Barış Hareketi Pax Christi’nin Genel Sekreteri Christine Hoffman, aynı zamanda “Aktion Aufschrei-Stoppt den Waffenhandel (silah satışlarını durdurun)” birliğinde de yer aldıklarını kaydederek, “Silah ihracatının kontrolü için mücadele ediyoruz” dedi. Alman anayasasına atıfta bulunan Hoffman, “Anayasanın 26.2’ci maddesine göre net bir tavır talep ediyoruz. Savaş silahları ve diğer ekipmanları genel olarak ihracat edilmemeli.”