Xakûrkê’nin Kendakola alanında 19 yıl önce 11’i çocuk, 13’ü kadın 42 sivil, Türk savaş uçaklarının bombardımanı sonucu katledildi. Katiller, hesap vermediği gibi Kendakola halkı, yeni bir katliamlarla yüz yüze.

TOPRAK EREN / ANF/BEHDİNAN

Türk savaş uçakları, 15 Ağustos 2000’de Xakûrkê’nin Kendakola alanında Herkî aşiretine mensup 11’i çocuk, 13’ü kadın 42 sivil insanı, kazan bombalarıyla katletti.

Dönemin Türk yöneticileri, katliamın yanlışlıkla olduğunu ifade ederek örtbas etmeye çalıştı. Federe Kürdistan ve Irak hükümetleri de hem o zaman hem de 19 yıl boyunca sessiz kaldı. 20. yılına girilmesine rağmen bu katliam hakkında herhangi bir soruşturma veya dava açılmış değil.

Hewlêr’e bağlı Kendakol bölgesi Başûr, Bakur ve Rojhilat üçgeni arasında bulunuyor.

Türk savaş uçakları, 15 Ağustos 2000’de saat 16.30’da Kendakol’da çadır kurulan alanları bombaladı. Kendakol’daki yaylalarda Herkî Aşireti’ne mensup 70 aile çadır kurmuştu. Çadırların bulunduğu alanda bir menfez de bulunuyordu. Analar çocuklarını bombalardan korumak için bu menfeze sığındı. Ancak uçaklar özellikle menfezi hedef alarak büyük bir katliam gerçekleştirdi. O gün en az 35 kişi katledildi. Katledilenler arasında 13 kadın ve 11 çocuk bulunuyordu. 25’in üzerinde kişi de yaralanmıştı. Bombardıman sırasında kendini korumak isteyen koçerler bölgeye dağılmışlardı ve saldırılarda ayrı ayrı hedef alınarak katledilmişlerdi. Bazı koçerlerin cenazesi olaydan 15 gün sonra bulundu, bazılarının ise hala bulunamadı.

Sîdekan Hastanesi’ne kaldırılan yararlılardan kimisi hastaneye yetişmeden, kimisi de hastanede hayatını kaybetti. Toplamda, 42 kurban verildi. Katledilenler arasında bombardımanlardan bir saat önce yeni doğum yapan anne ve bebeği de bulunuyordu.

Kendakola’daki sessizlik, Kortek ve Roboskî katliamlarına zemin oldu, Türk devlet katliamcılığını teşvik etti.

İzleri duruyor

Kendakola Katliamı’na maruz kalan Bradostlular, aradan 19 yıl geçmesine rağmen bugün yine aynı işgal politikaları ve yeni katliamlarla yüz yüze.

İşgalci Türk ordusunun 26 Mayıs gecesi Başûrê Kurdistan’a başlattığı işgal saldırıları Bradost’ta devam ederken her gün defalarca dağlar, yaylalar, vadiler, hatta yerleşim yerleri bombalanıyor. Kendakola’da, katliamın izleri duruyor.

Kazan bombaları sonucunda açılan devasa çukurlar, parçalanmış ağaçlar, çocuk oyuncak ve terlikleri…

Yeni katliamlar

Katliamın yaşandığı noktada karşılaştığımız yakınlarını kaybedenlerini tanıklığını dinliyoruz. Katliamın tanıklarından Weysî Xidir Reşo, farklı aralıklarla evlerinin ve köylerinin Türk savaş uçaklarınca bombalandığını ve bugün de yeni bir katliam riski altında olduklarını söyledi.

Weysî Xidir Reşo, şöyle konuştu: “Bu yıl büyük bir tehdidin altındayız. Türk güçleri gelip topraklarımızı ve yaylalarımızı işgal etmiş. Koyunlarımızı otlatacak yer bulmakta zorlanıyoruz. Uçaklarla, toplarla topraklarımızı bombalıyor. Bir an önce Türk güçlerinin topraklarımızdan çekilmesini istiyoruz. Başûr ve Irak hükümetlerine sesleniyorum; işgale olan ortaklıklarına son vermelidirler. Sorun PKK değil, amaç Kürdistan’ı işgal etmektir. 2000’de Kendakola’da 42 kadın, çocuk aşiret mensubumuzu, sivil insanı uçaklarla katletmişti. Yine aynı şeyi yapmak istiyorlar.

Terk etmiyoruz

Bizleri topraklarımızdan koparmak istiyorlar. Benim evimi 1994’te uçaklar bombaladı, yine terk etmedik. 2011’de yine saldırdılar, kuzenim Celal evliydi, katledildi. Çocuklarımız travma yaşıyor. Yaşam alanımız büyük bir tehdit altında. 30 yıldır böyle, daha nereye kadar? Bir an önce topraklarımızdan çekilmelidirler.”

Sessizliği anlayamıyoruz

Kendakola Katliamı’nda birçok yakınını kaybeden Kurdo ise bugün de aynı tehlikenin devam ettiğini söyledi. Aralıksız olarak her gün topraklarının bombalandığını kaydeden Kurdo, şunları ifade etti: “Başûrê Kurdistan yönetiminin yaşananlar karşısında sessizliğini anlamakta zorlanıyoruz. Büyük bir ekonomik kriz yaşıyoruz, yaylalarımıza çıkamıyoruz, hayvanlarımız Türk savaş uçaklarının saldırıları sonucunda telef oluyor. Topraklarımızı terk etmemizi istiyorlar. Türk devleti gelip dağlarımızı işgal etmiş. Türk güçleri topraklarımızı terk etmeli. Türk devletinin amacı Şekîf Dağ veyahut birkaç dağı değil, bütün Kürdistan’ı işgal etmektir.”

Hesap sorulmadığı için

Kendakola Katliamı’nda oğlu, gelini ve iki torununu kaybeden Kumri Xelef de aradan yıllar geçmesine rağmen katliam karşısında başta Başûrê Kurdistan yönetimi olmak üzere tüm güçlerin sessizliğini koruduğuna işaret etti.

Faillerden hesap sorulmadığı için bugün de saldırıların sürdüğünü kaydeden Xelef, şunları söyledi: “Çocuklarımızı bombardıman altında büyütüyoruz. Xakurkê bizim topraklarımızdır, biran önce topraklarımızı terk etmeliler. Kendakola Katliamı’nda oğlumu, gelinimi ve torunlarımı yitirdim. Herkes şunu bilmeli; kesinlikle zulme boyun eğmeyeceğiz. Yüce Allah’tan bugün Xakurkê’de savaşan, canıyla, kanıyla topraklarımızı koruyan gerillalara güç ve kuvvet vermesini istiyorum. Kahraman çocuklarımıza minnettarım.”

 
 

Herkîler hep hedefti

 

İşgalci Türk ordusu 1992’de Herkî aşiretinden koçerleri Xinerê’de yaylalarda kaldıkları sırada da bombalamıştı. 1995’te bir kez daha Herkî aşiretinden koçerleri hedef alınmıştı. 1997’de ise 8 savaş uçağı Mêrga Hewşê, Lolan, Xinêrê ve Şewa Bihikê yaylalarını bombalamış; en az 25 kişi katledilmişti.