Son 5 günde 120 cenazenin alındığı Cizre’de, Genelkurmay Başkanlığı tarafından yapılan açıklamada, 30 cenazenin daha çıkarıldığı duyuruldu. Katliamların izlerini silmek için yakıp yıkmaya devam eden Türk işgal güçleri, önceki günden itibaren talana da başladı.

Şırnak’ın Cizre ilçesinde 14 Aralık 2015 tarihinde ilan edilen sıkıyönetim süresince insanlığa karşı işlenen suçu kamuoyundan gizleme yoluna giden Türk devletinin politikası, 7 Şubat akşamı TRT Haber’in 60 kişinin öldürüldüğü haberini “Son Dakika” olarak geçmesi üzerine açığa çıkmıştı. Haberin hemen ardından Türk hükümeti, Genelkurmay Başkanlığı ve Şırnak Valiliği tarafından ardı ardına yapılan açıklamalarla devletin resmi yayın organı yalanlanmış ve sadece 10 kişinin cenazesine ulaşıldığı açıklanmıştı. Ancak aynı gün Cudi ve Sur mahallelerinde yaralıların bulunduğu bodrumlara saldırı düzenlendiği ve onlarca yaralının infaz edildiği ortaya çıkmıştı. 


Toplantı sonrası ortak karar

TRT Haber’in geçtiği “Son Dakika” haberinin hemen ardından ise Başbakanlık yetkilileri, Emniyet Genel Müdürlüğü, Genelkurmay, Basın Yayın Enformasyon Genel Müdürlüğü, TRT ve Anadolu Ajansı’ndan üst düzey yetkililerin katılımıyla bir toplantı aldı. Bu toplantıda, operasyonlarla ilgili haberlerin nasıl verileceği konusunda tavır belirlendi. Katliamın boyutlarını gizlemek için katledilenlerin sayısının parça parça açıklanacağı yönünde karar alındı. 


4 günde 115 cenaze alındı

Bu kararın alınmasının ardından katlimacı Türk güçleri, her gün Cizre Belediyesi’nden cenaze araçları ve ambulans isteyerek, binalardan çıkardıkları cenazeleri teslim etmeye başladı. Son 5 günde ilçenin mahallelerinden 120 cenaze çıkarıldı. Mahallelerde halen cenazelerin bulunduğu, ancak zamana yayılarak çıkarılacağı yönünde bilgilere ulaşıldı. 


‘30 cenazeye ulaşıldı’ iddiası 

Türk Genelkurmay Başkanlığı tarafından yapılan son açıklamada da ilçedeki 7 ayrı binadan 30 kişiye ait cenazenin çıkarıldığı duyuruldu. Bu açıklama hükümetin insanlığa karşı suç işlenen katliamların parça parça açıklanacağı yönündeki kararını doğruladı.


Saldırı ve yağma sürüyor

Sur ve Cudi mahallelerinden dün de dumanlar yükselmeye devam etti. Yaralıların mahsur kaldıkları evlerde yakılması ardından her iki mahallede günlerdir birçok ev yakıldı. Türk güçleri özelikle Cudi ve Sur mahallelerindeki evleri ateşe vererek katliamların izini silmeye çalışırken, çok sayıda evi de bombalarla yıkıyor. Cudi ve Sur mahallelerinde gün boyu kara dumanlar yükselirken yer yer devlet güçlerinin ev yıkımı için attığı bomba sesleri yükseldi. Daha önce boşaltılan Yafes ve Nur mahallelerinde de arama bahanesi ile evlere giren devlet güçlerinin, evdeki değerli eşyaları zırhlı araçlara yüklediği belirtildi. Yafes Mahallesi’nde yaşayan Ayşe Zırığ, evini kontrol etmek için askerlerden izin alıp mahalleye gittiği esnada askerlerin evlerden aldıkları eşyaları zırhlı araçlara yüklediğini gördüğünü belirtti. Zırığ, evin dış taraftan sağlam olduğunu, ancak evdeki tüm eşyalara tek kurşun sıkıldığını söyledi. 


Tek market de kapatıldı

Kent merkezinde ırkçı marşlar eşliğinde tur atan zırhlı araçlara tepki gösteren halka gaz bombalarıyla saldıran devlet güçlerine, ara sokaklarda toplanan çocuklar taşlarla karşılık verdi. Devlet güçleri ilçede 09.00-12.00 saatleri arasında açık olan tek marketi de sabah saatlerinde zorla kapattırdı. Marketi basan polisler alışveriş yapan halka hakaret ederken, ismi öğrenilemeyen bir market çalışanını da gözaltına aldı. 


Mezarları da tahrip ettiler

Türk işgal güçleri, dün mezarlıkları da hedef aldı. Asri Mezarlığı’nda PKK’lilerin mezarlarının bulunduğu şehitliğe giren Türk güçleri, mezarları tahrip etti, mezar taşlarını balyozlarla kırdı.


Rehin alma furyası

Kent merkezinde ve köylerde de gözaltı rehin alma furyası devam ediyor. Cizre Belediyesi’ni basan polisler Rahmi Şerifoğlu adlı yurttaşı gözaltına aldı. Yine Kırış köyünde bir çok eve baskın düzenleyen askerler, Mahmut Uçar, Reşit Uçar ve Halit Uçar adlı yurttaşları gözaltına aldı. 


Uluslararası kuruluşlara çağrı

HDP Şırnak Milletvekili Faysal Sarıyıldız, Birleşmiş Milletler (BM) Genel Sekreterliği, Uluslararası Ceza Mahkemesi ve Avrupa Konseyi Bakanlar Komitesi’nden Cizre’de operasyonların bittiği açıklanmış olmasına rağmen sokağa çıkma yasağının devam etmesi ve bu nedenle de delillerin karartılmasının önüne geçilmesi için uluslararası bir heyetin Cizre’de acilen incelemelerde bulunmasını talep etti. 

Sarıyıldız konuya dair gönderdiği mektubunda, ilçede “terörle mücadele” adı altında hükümetin talimatı ve valilik kararıyla 14 Aralık 2015’te sokağa çıkma yasağı ilan edildiğini hatırlatarak, Türkiye’nin kendi mevzuatlarıyla ve tarafı olduğu uluslararası sözleşmelere de aykırı olan sokağa çıkma yasağı nedeniyle sivil yurttaşların yaşam, sağlık, eğitim, ulaşım ve seyahat hakkı olmak üzere birçok hakkının gasp edildiğine dikkat çekti. 


İnsanlık suçu işleniyor

Mektubunda “Devlet güçleri, Cizre’de insanlık suçu işlemektedir” ifadesini kullanan Sarıyıldız, “Sokağa çıkma yasakları boyunca insan hakları hukuku ihlal edildi. Hatta insancıl hukukun neredeyse bütün mekanizmaları yok sayıldı. Abluka boyunca tanklar başta olmak üzere birçok ağır silah kullanıldı. Bazı iddialara göre kimyasal ve yakıcı silahlar da saldırılar esnasında kullanıldı. Yaşamını yitirenlerin birçoğunun yanarak can verdiği ve vücut bütünlüğünün bozulduğu otopsi bilgileri mevuttur” dedi. 

Sarıyıldız, 65 gündür devam eden sokağa çıkma yasağında kimliği tespit edilebilmiş 80, ayrıca henüz kimliği tespit edilemeyen 129 kişinin hayatını kaybettiğini anımsatarak, şu ifadeleri kullandı: “Ayrıca yüzlerce kişi de ateşli silahlara bağlı olarak yaralandı. Kurşun ve şarapnel parçaları ile yaralanan yurttaşlar günlerce hastaneye kaldırılmadı. Yaralanan, evlere ve bodrumlara sığınmak zorunda kalan yurttaşların hastaneye kaldırılmasına ‘güvenlik’ gerekçesiyle izin verilmedi. Yaralıların bulundukları evlere ve bodrumlara asker ve polislerce düzenlenen saldırılarda onlarca kişinin infaz edildiği ve yakıldığı kamuoyu tarafından da bilinmektedir. Cizre’de binlerce ev ve iş yeri devlet güçlerinin saldırıları sonucu yıkılıp tahrip edilirken, ilçenin alt yapısı da kullanılamaz hale geldi. Devletin sistemli saldırıları ve direkt yerleşim yerlerini hedef alması nedeniyle 100 bine yakın kişi yerleşim yerlerini terk etmek zorunda bırakıldı.”


Delillerin karartılması için

İçişleri Bakanı Efkan Ala’nın 11 Şubat’ta Cizre’deki operasyonların bittiği ancak sokağa çıkma yasağının devam edeceğini yönündeki açıklamasını hatırlatan Sarıyıldız, mektubunda şu ifadelere ver verdi: “Sokağa çıkma yasağı, hiçbir operasyonel faaliyet olmamasına rağmen delilleri ortadan kaldırmak amacıyla devam ettirilmektedir. Yasak nedeniyle milletvekillerinin, insan hakları örgütlerinin ve sivil toplum kuruluşlarının ilçeye girişine izin verilmemektedir. Sokağa çıkma yasağı esnasında devlet tarafından kullanıldığı iddia edilen yakıcı ve kimyasal silahlara ait delillerin, suçu kanıtlayacak diğer önemli bulguların ortadan kaldırılacağı yönünde ciddi endişelerimiz bulunmaktadır. Bu nedenle henüz deliller ortadan kaldırılmadan ve karartılmadan Birleşmiş Milletler’e bağlı bir heyetin Cizre’de acilen incelemelerde bulunmasını talep ediyoruz.” 


 ŞIRNAK