MURAT MANG / BIELEFELD


Almanya’nın Bielefeld kentinde Alman kurumları „Türkiye nereye gidiyor“ konulu bir panel organize etti. Panel öncesi Kürdistan’da Türk devletinin yıktığı kentlerin fotoğraflarının yer aldığı bir sergi de açıldı. 

Nükleer Savaşın Önlenmesi İçin Uluslararası Hekimler (IPPNW), İltica Çalışma Grubu (Arbeitskreis Asyl), Bielefeld Barış İnisiyatifi, Bielefeld Kürdistan’a Barış ve Umut İnisiyatifi tarafından organize edilen panel Bielefeld Volkshochschule’de gerçekleşti. Moderatörlüğünü IPPNW adına Dr. Angelika Clausen’in yaptığı panele konuşmacı olarak Türkiye’den gazeteci-fotoğrafçı Duygu Yıldız, Bielefeld Arbeitskreis Asyl temsilcisi Avukat Özkan Aksoy, PEN üyesi Yazar Doğan Akhanlı katıldı. Paneli çok sayıda dinleyici izledi. 

‘Polis gözümün önünde üç genci katletti’

Kürdistan’da çektiği fotoğraflardan dolayı Türkiye’de hakkında dava açılan ve tutuklama kararı çıkarılan gazeteci Duygu Yıldız, Türk devletinin savaş açtığı Kürt kentlerinde karşılaştığı manzarayı anlattı: „İstanbul’da bir grup arkadaşla kurduğumuz Duvarın Ötesi adlı İnisiyatif adına 4 günlüğüne çatışmaların başladığı ilk günlerde Diyarbakır’a gittim. Sur’a girdim. Orada 5. günümdü. 

Gözlerimin önünde 3 genç polis tarafından şüpheli diye vuruldu. Yaralı gençleri aileleri almak için polisle tartışırken 3 silah sesiyle orada infaz edildiler. Olay 100 metre ötemde oldu. O anda Sur’da kalmaya karar verdim. Bir ay kaldım orada. Çok korkunç anlatamayacağım olaylar gördüm.

Bodrumda 33 cenaze var 

Bir gün gezdiğim bir enkaz yığınının neden koktuğunu orada bulunanlara sordum. Bana verdikleri cevap şuydu: ‘Şu an ayaklarının altındaki enkazın bodrum katında 33 cenaze var. Cenazelerimiz kokuyor.’ Ben orada yıkıldım.“

Cizre, Silopi ve Şırnak’a da gitti 

Sur’un yanı sıra Cizre, Şırnak, Silopi kentlerini de gezdiğini söyleyen Duygu Yıldız bir Türk olarak ilk kez gittiği Kürdistan’da gördüğü manzara karşısında büyük bir değişime uğradığını itiraf ederek şöyle devam etti. 

„Benimle birlikte orada gazetecilik yapan tüm arkadaşlarım tutuklandı. Orada yaşananların dışarı çıkmaması için devlet elinden geleni yapıyordu. Çocuklar şarapnel parçaları nedeni ile ölüyordu. Su, elektrik yoktu. Keskin nişancılar kıpırdayan herşeyi vuruyordu. İşte böyle ağır koşullarda çıkarabildiğim fotoğrafları buraya kadar getirdim. Bu fotoğraflar Suriye’den, Filistin’den, Kobanê’den değil Türkiye’den.“ 

İltica hakları bile yok 

‘Türkiye nereye gidiyor’ paneline Duygu Yıldız, Özkan Aksoy ve Doğan Akhanlı konuşmacı olarak katıldı.


Avrupa ile Türkiye arasında yaşanan mülteci sorununa değinen Arbeitskreis Asyl temsilcisi Avukat Özkan Aksoy, „Türkiye 3. güvenli ülkeler statüsünde görülüyor. Son yılarda Rojava’dan, Irak’tan ve diğer ülkelerden 3 milyon mültecinin Türkiye’de yaşadığı biliniyor. Fakat hangi koşullarda yaşadıkları çok tartışılmalıdır. Mülteci çocukların büyük bir kısmi okula bile gidemiyor. Orada bulunan mültecilerin bir çoğunun iltica etme hakki bile yok“ değerlendirmesini yaptı.

Yazar Doğan Akhanlı ise barış sürecinden günümüze Türkiye’de yaşananlara ilişkin bilgi verdi. 


Eskiden köyler şimdi şehirler yakılıyor

Panel öncesinde gazeteci-fotoğrafçı Duygu Yıldız’ın Sur, Şırnak, Silopi, Cizre gibi kentlerde çektiği fotoğrafların yer aldığı sergi gezildi. Almanlar gördükleri manzara karşısında şaşkına dönerken sergiyi gezen eski SPD Milletvekillerinden aynı zamanda 90’lı yılların başında bir heyetle Kürdistan’a giden Helga Gieselmann şu değerlendirmede bulundu: 

„Ben 90’lı yılarda Kürdistan’a gitmiştim. O zamanlar Kürt köyleri yakılıp yıkılıyordu, şimdi şehirler yakılıp yıkılıyor. Yetmezmiş gibi yerle bir ediliyor. Çok korkunç bir durum.“