“Fransa ise vereceği mesajı bekletmiş oluyor…Dostuma göre, Fransız polisinin cinayete dönük açıklaması, başını ağrıtan terörü bitirmek için Türkiye’nin şimdiye kadar direndiği yönteme nihayet başvurmasına Françoise Hollande yönetiminin desteği veya karşı çıkışı anlamına gelecek.” 22 Ocak 2013.
Bu eşsiz bir ifşaattır.
Türkiye’nin “şimdiye kadar direndiği yöntemi”, daha önce 2007 yılında eski ABD Büyükelçisi Ross Wilson’un Altun ve Cansız’ın “tutuklatılması” ile ilgili Wikiliks’e yansıyan önerisinden sonra, bizzat ABD’nin Türkiye Büyükelçisi Francis J. Ricciardone önermişti. Dikkatle okuyalım:
“Büyükelçi Ricciardone, “El Kaide lideri Usame Bin Ladin’i yakalayan ABD nasıl oluyor da PKK’nın yönetim kadrosundaki Murat Karayılan ve diğerlerinin yakalanmasında Türkiye’ye gerekli yardımı yapmıyor?” sorusu üzerine şöyle konuştu:
“Türk hükümetiyle PKK ve Kandil konusundaki tüm istihbarat bilgilerini paylaşıyoruz. Daha da fazlasını önerdik. Bin Ladin’in yakalanmasında, çoklu disiplinli yaklaşım sergiledik. İleri teknolojiden, özel harekattan, kolluk kuvvetlerinden yararlandık. Türk hükümetine de PKK ile mücadele konusunda önerimiz oldu, kullandığımız taktik-teknik-prosedürleri paylaşmayı önerdik. Ancak Türk yetkilileri mücadelelerini yasalara, deneyimlerine göre yapıyor. Biz daha da yakın şekilde çalışmaya hazırız. Şu ana kadar PKK’yı askeri açıdan yenememiş olmamız hem Türkiye’nin hem ABD’nin üzüldüğü bir konu.” 17 Ekim 2012…
“Üzgün” Büyükelçi’nin PKK liderlerine Bin Ladin’e yapılana benzer suikast yapma önerisine karşı Başbakan Recep Tayyip Erdoğan’ın, “Bin Ladin’in bir evde kaldığı, PKK’nın ise mağaralarda olduğuna işaret ederek, aradaki koşulların farklılığına dikkat çektiği” biliniyor.
Türk Başbakanı’nın bu “mazereti” hemen sonra ABD Genelkurmay Başkanı’na sorulduğunda Orgeneral Dempsey şu yanıtı veriyor: “Biz ortaklarımıza teklif ederiz ve Türkiye, sadece ikili bir ortak değil, NATO ittifakımızın bir parçası. Bazen önerilerimizi kabul ederler, bazen etmezler..” 23 Ekim 2012.
“Nihayet” kabul ettikleri ortada. Fehmi Koru yazısında “Türkiye şimdiye kadar direndiği yönteme nihayet başvurdu” derken büyük bir ifşaatta bulundu. Demek ki, Bin Ladin “modeli”nin “koşullar farklı olduğu” için Türk tarafınca kabul görmemesinden sonra, akla “mağaralarda” değil de, “Kürt enformasyon bürolarında” yaşayan “liderler”in geldiği Kıvanç/Koru’nun dünkü makalesinde açık bir şekilde yazılmış oldu.
Her şey ortada.
Ve şimdi “katil” diye yakalanan kişinin üstündeki “sır perdesinin” kalkıp kalkmaması, Koru/Kıvanç’ın yazısında belirtildiği gibi, “başını ağrıtan terörü bitirmek için Türkiye’nin şimdiye kadar direndiği yönteme nihayet başvurmasına Françoise Hollande yönetiminin desteği veya karşı çıkışı anlamına gelecek.”
Suriye’de ve “Müslüman Afrika”da amansız bir rekabete girişen Türkiye bölgesel emperyalizmi ile Fransız emperyalizmi Kürt kanı üzerinden kirli bir “pazarlık” içinde. Başbakan o nedenle cinayetin ertesi günü hem de “Müslüman Afrika’dan” Fransa’nın Mali müdahalesine itiraz etti ve “Cansız’ın iadesiyle” ilgili Fransa’ya saldırdı. Taha Kıvanç o nedenle “Fransa vereceği mesajı bekletiyor” diye yazdı... Belli ki “Ömer (‘Samast’!?) “ sadece bir “la ouverture”den ibarettir. Gerisi “az sonra”…
Evet!... Paris katliamı Fehmi Koru’nun üstelik Hükümetin yarı-resmi organında yayınlanan yazısından sonra büyük ölçüde aydınlanmıştır. Amerika “önermiş”, Türkiye “direnmiş” ve sonunda “direndiği yönteme nihayet başvurmuştur.” Ben uydurmuyorum; Taha Kıvanç namlı Fehmi Koru “ifşa” ediyor.
Ve eski TBMM Başkanı Mehmet Ali Şahin “entegre zincirin” devam edeceğini Koru’dan bir gün önce şöyle açıklamıştır: “Önümüzdeki günlerde korkarım Almanya’da buna benzer bir takım olaylarla karşılaşılabilir.” 21 Ocak 2013.
Şu tarihleri unutmayın: 2007, 17 Ekim 2012, 23 Ekim 2012, 9 Ocak 2013, 21 Ocak 2013 ve 22 Ocak 2013…Bunlar Paris katliamının şifreleridir…
Eğer bu analiz doğruysa, geriye şu soru kalıyor: Acaba AKP Hükümeti “İmralı sürecini” PKK’ye karşı geçen kış başlatılan ve “yarım kalan” “imha planını” perdelemek, sivil direnişi “nötralize” etmek için mi başlattı? Yanıtı kısa zamanda öğreneceğimiz kesindir…
Katliamın örtüsünü Fehmi Koru kaldırdı
Star Gazetesi’nin Başyazarı Fehmi Koru, Taha Kıvanç adıyla yazdığı makalede, muhayyel bir “dostu”nun ağzından, -önce güya PKK’ye silah temin eden birisinin ölümünü Rusya’ya bağladıktan sonra- Paris katliamının iç yüzüyle ilgili şu satırları yazdı: