HDP, Türkiye'de uygulanan savaş politikaları sonucu yaşanan katliamlar ve sivil kayıpların incelenmesi, sorumluları hakkında Uluslararası Ceza Mahkemesi Savcılığı'nın soruşturma başlatılması için BM Güvenlik Konseyi'ne başvuruda bulundu. 

Başvuru dilekçesinde çözüm sürecine değinilerek, son bir yılda hükümet kaynaklı yaratılan krizlere dikkat çekildi. 20 Temmuz'dan itibaren ise özellikle sivillere yönelen öldürme, yargısız infaz, toplu katliamlar, orman ve köy yakmaları ile köy boşaltmalarla ile ateşkesin sonlandırıldığı belirtildi. 


Bu bir iç savaş

Yaratılan çatışma ortamını iç savaş olarak değerlendiren HDP, 20 Temmuz'dan bu yana yaşanan olaylara yer verdi. HDP dilekçede, Suruç katliamını, Mersin'de, Ağrı'da, Mardin'de, Şırnak'ta gerçekleştirilen yargısız infazları, Kandil'in Zergelê Köyü'nde yapılan katliamı, şüpheli çocuk ölümlerini, 6 yaralı Kobanê'linin El Nusra Cephesi'ne verilmesini anlattı.


Bağımsız yargılama iradesi yok

HDP, Türkiye'deki yargı sisteminde devletin ve hükümetin failleri ortaya çıkarıp yargılanmalarını sağlayacak iradeyi taşımadığını belirtti. Bu bağlamda Uluslararası Ceza Mahkemesi Savcılığı'nın harekete geçirilmesini sağlamak üzere BM Konseyi'ne başvurduğunu kaydetti.


Savaş suçu işlendi

Yaşananlarla "Soykırım suçu, insanlığa karşı suçlar, savaş suçları ve saldırı suçu" işlendiğini kaydeden HDP, tüm bu olayların; BM İnsan Hakları Sözleşmesine, Roma, Lahey, Cenevre sözleşmelerine aykırı olduğunu belirtti. Bu nedenlerle Uluslararası Ceza Mahkemesi'nin (UCM) yargı yetkisine sahip olduğu kaydetti.


Soruşturma talebi

HDP, Türkiye Cumhuriyeti Devleti yürütme makamlarındaki en üst konumda yer alan yetkililer hakkında, UCM statüsüne göre soruşturma başlatılmasını, sorumluların ve faillerin açığa çıkarılarak yargılanması talep etti. Bu suçların faillerinin, ancak uluslararası yargılama mekanizmaları sayesinde açığa çıkarılabileceğini belirtti.


 ETHA/ANKARA