İsviçre Gündemi


Birleşmiş Milletler Genel Kurulunda dört yıl önce kabul edilen insan kaçakçılığıyla küresel mücadele planının sözde kaldığı, Cenevre BM Mülteciler Komiserliği'nin yayınladığı mülteci akını ve artışı rakamlarıyla ortaya çıktı. BM’de alınan ve hayata geçirilemeyen kararın amacı insan ticaretini önlemenin yanı sıra, suçluları cezalandırıp, mağdurları korumaktı. Bunun için de üye ülkelere yeni yasal düzenlemeler yapmaları isteniyor ve durumun iyileştirilmesi talep ediliyordu. Kararın alındığı günden beri büyük emperyal ülkelerin siyasi ve ekonomik çıkarlarıyla şekillendirdiği savaşlar, iç çatışmalar göç olgusunu beklenenden de fazla arttırınca, hiç bir ülke BM’nin kararlarına uygun yeni düzenlemeleri göze alamadı.
Avrupaya mülteci akını sınır ülkeler ve transit geçişte kullanılan ülkelerin insafına bırakıldı. Mültecileri Avrupa'dan uzak tutmanın planları yapılarak, bu ülkelere nereye harcandığı bilinmeyen yardımlar yapılmakla yetinildi. Buna rağmen Avrupa ülkelerine mülteci akını artarak devam etti.
BM Mülteciler Komiserliği'nin verilerine göre, mülteci akını artmakla da kalmadı, insan tacirlerinin kazançlarıyla büyük bir sektör haline getirdi. Uluslararası Çalışma Örgütü’nün (ILO) araştırmasına göre, sadece cinsel ve ekonomik istismarla insan tacirleri yılda 150 milyar Dolar gelir sağlayan bir sektör haline geldi.
BM mülteciler dairesi önlem alınmaması durumunda büyük bir Kürt göçünün de başlayacağına dikkat çekerek sadece göç etmek zorunda kalan ve şimdilik Kürt bölgelerinde kalan 35 bin Êzîdi Kürde dikkat çekiyor. Özetle; IŞİD terörüne şu ana kadar seyirci kalan Avrupa, kendi hesaplarına Kürt göç gerçeğini de ekleyerek, olanlara müdahil olmaya başladı. Ancak bu durum Avrupalıların şu ana kadar gerçekleşen katliamlara, terörün yayılmasına yönelik sessizliklerinin sorumluluğunu gidermeye yetmeyecek gibi gözüküyor. Ayrıca Kürtlere Avrupa’da gösterilen yakın ilgide bu olgunun etkisini de gözardı etmemek gerekir.