Ankara-Konya seferini yapan Yüksek Hızlı Tren'in kılavuz lokomotif ile çarpışması sonucu meydana gelen kazada 9 kişi yaşamını yitirdi. Kazada 3'ü ağır olmak üzere 47 kişi de yaralandı.
Ankara-Konya seferini yapan Yüksek Hızlı Tren'in (YHT) Yenimahalle ilçesinde kılavuz lokomotif ile çarpıştı. Ankara Valiliği, 9 kişinin yaşamını yitirdiğini; 3’ü ağır en az 47 kişinin de yaralandığını açıkladı. Ankara Valiliği, kazaya dair şu ifadelere yer verdi: “Ankara'da sabah saatlerinde Ankara-Konya seferini yapan Yüksek Hızlı Trenin, Marşandiz istasyonuna girişi esnasında raylarda bulunan kılavuz tren ile çarpışması sonucu meydana gelen kaza ile ilgili olarak yürütülen çalışmalarda yapılan son tespitlere göre 3'ü makinist ve 6 vatandaşımız hayatını kaybetmiş, 3’ü ağır olmak üzere 47 vatandaşımız da yaralanmıştır. Yaralı vatandaşlarımız ilimizdeki çeşitli hastanelerde tedavi altına alınmıştır. Kaza yerinde arama kurtarma çalışmaları devam etmekte olup gelişmelerden kamuoyuna ayrıca bilgi verilecektir.”
Kaza yapan YHT'de 206 yolcunun bulunduğu öğrenildi. Kazada yaralananlar, ambulanslarla Onkoloji Hastanesi, Ankara Gazi Mustafa Kemal Devlet Hastanesi, Numune Hastanesi, Hacettepe Hastanesi ve Yenimahalle Devlet Hastanesi’ne kaldırılarak tedaviye alındı.
Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı kazayla ilgili bir soruşturma başlattı. Kazayla ilgili kusuru bulunduğu gerekçesiyle TCDD personeli 3 kişi gözaltına alındı.
BTS: 3 işçi suçlu değil
Birleşik Taşımacılık Çalışanları Sendikası (BTS) ve Türk Mühendis ve Mimar Odaları Birliği (TMMOB), BTS Genel Merkezi'nde basın toplantısı yaptı. BTS Genel Başkanı Hasan Bektaş, Çorlu'da yaşanan tren kazasını hatırlatarak, "5 ay sonrasında yen bir faciayla yüz yüze gelmek, bu olayların 'kazayla', 'dikkatsizlikle' ya da 'ihmalle' açıklanamayacak sistematik nedenleri olduğunu göstermektedir" dedi.
Sabah saatlerinde olay yerine giderek, tespitlerde bulunduklarını belirten Bektaş, "Facianın demiryolu hattında bulunması gereken sinyalizasyon sistemlerinin hazır durumda bulunmamasından kaynaklandığını göstermektedir. Söz konusu sinyalizasyonun devrede olmaması, hatlar üzerindeki trafiğin manuel yoluyla yönlendirilmesi zorunlu kılması faciaya davetiye çıkarmıştır. Temel sorun insan hatası değildir, sorun insan hatalarını bertaraf edecek ve tren işletilmeye alınmadan önce tamamlanması zorunlu altyapı sistemleri hazır olmadan hızlı trenin çalıştırılmasına göz yuman anlayış sorunudur" ifadelerini kullandı.
Büyük mitingle açmıştı
AKP hükümetini, 16 yıl boyunca tüm projelerinde insan yaşamını değil siyasi menfaatlerini dikkate almakla eleştiren Bektaş, kazanın yaşandığı Ankara-Konya YHT hattının 2014 seçim seçimleri öncesi alt yapı çalışmaları tamamlanmadan açıldığına işaret etti. Bektaş, "Kazanın meydana geldiği banliyö bölgesi ise Cumhurbaşkanlığı seçimlerine malzeme olmuş ve dönemin genel karakteristiği olarak birçok projede olduğu gibi, başta sinyalizasyon sistemleri olmak üzere henüz güvenlikle ilgili çalışmalar tamamlanmadan seçim arifesinde sayın Cumhurbaşkanı tarafından büyük bir mitingle açılmıştır" diye konuştu.
Sinyalizasyon söküldü
Bektaş, sinyalizasyon sisteminin olduğu yerlerde, demiryolu hatlarının yüzde 30’unda kullanılan, telefonla haberleşmenin sağlandığı TMİ adlı sistemin kullanıldığını söyledi. Beştaş, "TMİ oturmuş bir sistem. TMİ ile idare edilen yerler zamanla sinyalizasyona geçer. Ama kazanın yaşandığı hat çok farklı. Yıllardır burada sinyalizasyon vardı. BaşkentRay projesi dahilinde Kayaş-Sincan bölgesi yeniden inşaata girdi. Bütün sistemler söküldü. Raylar yenilendi, sinyalizasyonları değişiyordu. Ama TMİ bile kullanılmadı, telsizle iletişim sonucu kaza yaşandı. Bu yöntemin karşılığı yok" değerlendirmesinde bulundu.
Bakan istifa etmeli
Bektaş, kazaya dair 3 işçinin gözaltına alınmasına da tepki göstererek, şunları ekledi: "Demiryolunun tamamı bitmeden açılmayacaktı. 6 ay sonra açılacaktı ama bu olaylar yaşanmayacaktı. 3 arkadaşımızın bir suçu yok, kabul etmiyoruz. Bu arkadaşlar hata yapması için zorlandılar. Bu iş insanın üzerine bırakılamaz. Çorlu’yu 4 arkadaşımızın üzerine yıktılar şimdi de 3 arkadaşımızın üzerine. Burada başta Ulaştırma Bakanı istifa etmeli. Hükümet neden böyle bir ulaştırma politikası yürütüyor, kamuoyuna hesap vermeli."
HDP: Göz göre göre
HDP Eşbaşkanları Pervin Buldan ve Sezai Temelli yaptıkları açıklamada, “Göz göre göre gelene kaza değil cinayet denir” diyerek TCDD yönetiminden sorumluların istifa edip etmeyeceğini sordu.
Yapılan yazılı açıklamada, demiryollarının bütün dünyada en güvenli ulaşım yolu olduğunu; ancak Türkiye’de “ölüm yoluna” dönüştüğü belirtildi. Açıklamanın devamında, “Gelen ilk bilgiler bu kazanın ciddi bir sinyalizasyon hatasından kaynaklandığını gösteriyor, ki bu da şaşırtıcı değil. Çünkü bugüne kadar uzman kişi ve kurumların hiçbir uyarısını ciddiye almayan bir TCDD yönetimi, Bakanlık ve siyasi sorumlular işbaşında bulunuyor” denildi.
AKP döneminde tren kazalarında en az 88 kişinin yaşamını yitirdiği ve yüzlerce kişinin yaralandığının belirtildiği açıklamada, “Göz göre göre gelene; kaza değil cinayet denir. Tamamlanmadan, eksikleri giderilmeden apar topar hizmete açılan ve seçim yatırımı olarak kullanılan hızlı tren hattının can alacağı daha ilk anlardan belliydi. Çoğu zaman rutin kontrollerin dahi yapılmadığı tren raylarında ve sinyalizasyon sisteminde sıkıntıların olduğu bilinmesine rağmen Bakanlık hiçbir önlem almadı, iyileştirme sürecine girmedi. Alt düzey güvenlik önlemi alındı ve trafik emniyeti sağlanmadı, hat bu şekilde kullanıma açıldı” ifadelerine yer verildi.
2004 yılında Tavşancıl ve Pamukova’da yaşanan kazaların hatırlatıldığı açıklamanın devamında şu ifadeler yer aldı: “İnsan canının hiçbir öneminin kalmadığı bir ülke ve toplum haline gelmiş olmamız bu siyasi iktidarın en büyük başarısıdır. AKP iktidarı ülkede ölüm makinesi gibi çalışıyor. Seçim yatırımı, gösteriş, propaganda ve oy hesabı ile yapılan her iş seçimden sonra mutlaka can alıyor. Tren hatlarını kontrol etmeyi, iyileştirmeleri yapmayı sağlayamayan bir yürütmenin başı, siyasi ambalaj olarak bu sefer de bir kararname ile Uzay Ajansı'nın kuruluşunu ilan ediyor ve 6 saat sonra ülkenin başkentinde bu felaket yaşanıyor. İnsanlar AKP’nin reklam siyasetinin kurbanı oluyor. “