
Türk Kara Kuvvetleri Lojistik Komutanlığı’na bağlı 500. İstihkam Ana Depo Komutanlığı Şehit Uzman Çavuş Mete Saraç Kışlası'ndaki mühimmat deposunda önceki akşam saat 21.15'te onbeş dakika arayla iki ayrı patlama meydana geldi. Patlamanın ardından yangın çıkarken, kilometrelerce uzaklıkta hasara yol açan patlama sonucu, bazıları patlamış, bazıları ise patlamamış el bombaları, tanklarda kullanılan bombalar ve anti personel mayınları gibi mühimmat parçaları yüzlerce metrelik alana saçıldı. Mühimmatın çevreye yayılması nedeniyle itfaiye ve ambulanslar kışlaya giremedi. Dün sabah erken saatlerde uzman ekipler inceleme yapmaya başladı. Patlamanın tesislerde önemli hasara yolaçtığı, cephaneliğin kullanılamaz hale geldi, cephaneliğe askerleri götüren askeri kamyonun da parçalandığı görüldü.
İlk açıklama: İş kazası
Türk devlet yetkilileri, dün sabaha kadar açıklama yapmadılar. Patlamaya ilişkin ilk açıklama Orman ve Su İşleri Bakanı Veysel Eroğlu'ndan geldi. Bakan, olayın "kaza" olduğunu savunarak şöyle konuştu: "Olay, bir adet el bombasının kaza neticesinde patlamasıyla meydana gelmiştir. Tamamen bir tasnif, sayım yapılırken meydana gelen bir kaza, terörle alakası yok, kontrollü nokta. Dışarıdan bir sabotaj söz konusu değil. Tamamen bir kaza olduğu konusunda ben de kesinlikle mutmainim. Pakistan’da Hindistan’da da oldu. Acı bir hadise, bir kaza neticesinde olan bir husus. Takdiri ilahi."
Afyonkarahisar Valisi İrfan Balkanlıoğlu da yaptığı yazılı açıklamada olayın sabotaj değil kaza olduğunu duyurdu.
Genelkurmay: 25 asker
Genelkurmay Başkanlığı ise cephanelikte "nedeni bilinmeyen bir patlama" yaşandığını belirterek, 25 askerin öldüğünü açıkladı. Genelkurmay Başkanlığı resmi internet sitesinde yapılan açıklamada, "Afyonkarahisar’da Mühimmat Depo Komutanlığında, el bombalarının depolandığı bir cephanelikte yapılan çalışma esnasında, henüz bilinmeyen bir nedenle meydana gelen patlama sonucunda 2'si astsubay, 2'si uzman, 21'i er 25 asker şehit oldu, 4'ü asker 8 kişi de ağır yaralandı" denildi.
Genelkurmay, patlamada yaşamını yitiren askerlerin kimliklerini de açıkladı.
Kaza ihtimali zayıf
Devlet yetkililerinin patlamanın henüz soruşturma yapılmadan peşinen "kaza" olarak açıklanması ise tepki gördü. Emekli Tuğgeneral Haldun Solmaztürk, patlamayla ilgili soruşu işaretlerine dikkat çekerek, "Kaza olma ihtimali olmama ihtimaline göre çok düşük" diyerek, şu hususlara dikkat çekti:
- Askeri mühimmat muharebenin en şiddetli anlarında, taşınmaya, yere atmaya, darbeye hatta merminin isabet etmesine karşı koyacak şekilde dirençli imal edilir. Bunlar özel ambalajları içindedir. Yani bu seviyedeki büyük bir depoda el bombası tek olarak taşınmaz zaten. Bunlar 10-20'li kutular halinde büyük sandıklar içindedir. Bu muhimmat düşmekle patlamaz. Kaza ise akıl almaz bir kaza.
- Özellikle el bombası ve içinde patlayıcı olan fünyesi ayrı muhafaza edilir. Bunların birleştirilmesi gerekir. Birleştirmeden patlama gerçekleşmez. Eğer fünye patlamışsa, sadeceler fünyeler patlar, bunlar da ayrı yerlerde muhafaza edilir. Üzerinde fünye bulunan el bombaları da var Amerikan tipi ama bunlar da kendi ambalajlarında muhafaza edilir.
- Bu saatte sayım olmaz. Eğer 21:15'te bu patlama sayım sırasında olduysa bunun kabul edilebilir hiçbir tarafı yok. Bu cephanelik en üst seviyde bir cephaneliktir. Gece göremezsiniz, suni aydınlatma kullanmanız lazım. Savaşın ortasında değiliz ki, neden gece yapalım bunu. Şırnak'ta, Siirtte, Beytüşşebapta olsa çatışma varken olsa anlarım. Ama Afyon'dasınız. Gece görüş koşulları bu kadar sınırlı ve dar bir alanda 25 kişi varsa, ne yaparsa yapsın kazaya davetiye çıkarır. Bunun hiçbir açıklaması yok.
Hesap verecekler mi?
BDP Eşbaşkanı Selahattin Demirtaş ise patlamayla ilgili yürütülen soruşturmanın sonuçlarının kamuoyuyla paylaşılması konusunda şüpheleri olduğunu belirterek, "hükümetin olayı örtbas etme" olasılığı olduğunu söyledi. Demirtaş şunları belirtti: "Böyle bir olayda tek bir komutan sorgulanacak mı? Tek bir komutan, Genelkurmay Başkanı, üst düzey bir komutan onurlu davranıp, istifa edecek mi? Milli Savunma Bakanı hesap verecek mi? Bunu merak ediyoruz. İnsanlar bu kadar rahat bir şekilde, tabiri caizse göz göre göre yaşamını kaybetmemelidir. Bunun hesabı sorulmalıdır. Bunun bir bedeli olmalıdır."
HABER MERKEZİ