Artan kadın cinayetlerine, taciz ve tecavüze karşı yürüyüş yapan kadınlar, “Haklarımızdan da kazanımlarımızdan vazgeçmeyeceğiz” mesajı verdi.

Amed, Dersim ve Aydın’da artan kadın cinayetlerine, taciz ve tecavüze karşı sokağa çıkan kadınlar, yürüyüş gerçekleştirdi.

Rosa Kadın Derneği öncülüğünde düzenlenen yürüyüş için Kayapınar ilçesi Dünya Kavşağı’nda bir araya gelen kadınlar,  açtıkları “Ölmek istemiyoruz” pankartıyla Rojava Parkı’na doğru yürüyüşe geçti, “Fıtratımızda direniş var”, “Eşbaşkanlık mor çizgimizdir”, “Erkek vuruyor devlet koruyor” dövizleri taşıdı.

Yas değil direniş

Yol boyunca “İstanbul sözleşmesi yaşatır, yaşat yaşat yaşat”, “Yaşamak için direnişteyiz”, “Emine için, Sibel için Müzeyyen için yasta değiş direnişteyiz”, “Eşbaşkanlık kalacak, kayyumlar gidecek”, “Trans cinayetleri politiktir” sloganları atan kadınlar, yine erbaneler çalıp, zılgıtlar çekti.

 Açıklamayı okuyan Rosa Kadın Derneği Başkanı Adalet Kaya, katledilen tüm kadınlar için yürüdüklerini söyledi. Kaya, 6284 sayılı kanun, İstanbul Sözleşmesi ve CEDAW ile verilen taahhütlerin uygulanması bir yana cezasızlık politikaları ve kadın kazanımlarına yönelik saldırıları ile iktidarın cinayetin ortağı olduğunu belirtti. Kaya, kadın cinayetleri üzerinden iktidara şu sözlerle yüklendi: “6284 sayılı Kanun’un, İstanbul Sözleşmesi ve CEDAW ile verdiğiniz taahhütleri uygulamak bir yana cezasızlık politikaları ve kadının kazanımlarına yönelik saldırılarınızla her bir cinayetin ortağısınız. Öfkeliyiz çünkü hukukunuz adalet üretmiyor. Öfkeliyiz, çünkü faillerimiz bulmak yerine kazanımlarımıza göz dikiyorsunuz.”

 

 ‘Kazanımlarımızdan vazgeçmeyeceğiz’

Kadın cinayetlerinin faillerinin bulunacağı yerde, kadın kazanımlarına göz dikildiğini söyleyen Kaya, “Parlamentoda yüzde 17 olan kadın temsiliyet oranı ve 81 il içerisinde resmi sonuçlara göre sadece 4 olan kadın belediye başkanı ayısı sizi rahatsız etmiyor, utandırmıyor. Demokratik bir yönetim kadının değişim ve dönüşüm iddiası ürkütüyor ve korkutuyor sizi. Siyasi Partiler Kanunu’na ve dolayısıyla ülke demokrasisine kazandırdığımız eşbaşkanlık sisteminin yerel yönetimlerde idari işleyiş içerisinde uygulanmasını kriminalize ediyorsunuz. Haklarımızdan da kazanımlarımızdan vazgeçmeyeceğiz” diye konuştu.

Hiçbir kadın cinayetinin münferit olmadığını, erkek egemen sistemin toplumun değer yargılarını bahane ederek her gün kadınları katlettiğini ifade eden Kaya, kadınların elde ettiği kazanımlara sahip çıkmaya ve direnişi büyütmeye çağırdı.

 

Dersim’de sıradışı eylem

   

Dersim’de bir tiyatro grubunun erkek üyeleri, kadına yönelik şiddeti protesto etmek için etek giyerek eylem yaptı.

Kentin Seyit Rıza Meydanı’nda bir araya gelen 10 tiyatro oyuncusunun beşi etek giyerek “kadınlara karşı mahcubiyet hissetmelerini” göstermek için dakikalarca hareketsiz durdu. Kadın oyuncular ise temsili olarak yerde bulunan tespihleri süpürdü.

 

Ya yasaları uygulayın ya da o koltuklarda oturmayın

Bir protesto eylemi de Aydın’da Atatürk Kent Meydanı’nda yapıldı. Açıklamayı Aydın Kadın Meclisi adına Özgecan Altınışık okudu. “Bu ülkede kadınlar öldürülürken ne yapıyorsunuz” diyerek devlet yetkililerine seslenen Altınışık, “Aile, Çalışma ve Sosyal Politikalar Bakanı, Emine öldürüldükten sonra sadece ‘sıfır tolerans anlayışıyla davaya müdahil olacağız’ diyerek bu işin içinden sıyrılamaz. Ya bu ülkede kadına yönelik şiddete, kadın cinayetlerine karşı sıfır tolerans politikasını tamı tamına uygulayacaksınız, ya da o koltuklarda oturmayacaksınız” dedi.

Kadınların hayatta kalması için birer şifre olan yasaları tartışmaya açmak yerine uygulanmasını isteyen Altınışık, “Artık herkes kararını verecek; ya yaşamaları için kadınların yanında yer alacaksınız ya da saldırılarınıza devam edip Emine Bulutları öldürülenlerin yanında yer alacaksınız. Kadın cinayetleri afet değildir, durdurmak mümkündür” diye konuştu.

 

HABER MERKEZİ

 
 

Kadın katliamlarına götüren 8 evre var

 

İngiltere’de yürütülen bir araştırmada kadın cinayetleri incelendi ve kadınların eşleri ya da partnerleri tarafından öldürülmesine giden süreçte sekiz evre yaşandığı tespit edildi.

BBC’nin haberine göre kriminoloji uzmanı Jane Monckton Smith, İngiltere’de işlenmiş 372 kadın cinayetini inceledi. Monckton Smith’in bulgularına göre cinayetlerin öncesinde birbiriyle büyük benzerlikler gösteren süreçler yaşanıyor.

Gloucestershire Üniversitesi’nde akademisyen olarak görev yapan Monckton Smith, ilişkinin şiddete hatta cinayete gidebileceğini gösteren en önemli sinyalin erkeğin kadını sürekli olarak kontrol etmeye çalışması olduğunu söylüyor.

İncelenen neredeyse tüm cinayet vakalarında karşılaşılan evreler şu şekilde sıralanıyor:

 

Zorla kontrol çabası

 
  • İlişkinin başlaması öncesinde erkeğin kadını sürekli takip ve taciz etmesi.
  • Flört döneminin hızla bir ilişkiye dönüşmesi.
  • Erkeğin, kadını sürekli zorla kontrol etmeye başlaması.
  • Erkeğin, kadın üzerindeki bu kontrolünün ortadan kalkmasına ya da zayıflamasına yol açan bir tetikleyici. Örneğin, ilişkinin sonlanması ya da erkeğin maddi sıkıntıya düşmesi.
  • Erkeğin kadını kontrol altında tutma çabalarının yoğunlaşması. Örneğin sürekli takip etmeye başlaması ya da intihar edeceğini söyleyerek tehdit etmesi.
  • Erkeğin yöntem değiştirmeye karar vermesi. İntikam alma ya da cinayet işleme seçeneklerini düşünmeye başlaması.
  • Erkeğin kadını öldürmek için plan hazırlaması. Silah alıp kadını yalnız bir ortama çekmeye çalışması.
  • Erkeğin kadını öldürmesi, aynı zamanda çiftin çocukları gibi yakın çevredeki kişilere de zarar vermesi.

‘Bir anlık şehvetle işlenmiyor’

İncelenen kadın cinayeti vakalarında bu evrelere uymayan az sayıdaki örnekte tek eksiğin ilk evre olduğu, o örneklerde de çiftin ilişki başlamadan önce tanışmadığı ifade ediliyor.

BBC’ye konuşan Monckton Smith, “Bugüne kadar kadın cinayetlerine hep bir anlık şehvetle işlenmiş cinayetler, bir tarafın bir an gözünün kararmasının sonucu olarak baktık. Ancak bu vakaları incelemeye başladığınızda burada bir planlama, bir kararlılık olduğunu görüyorsunuz. Ama daha da önemli olan, cinayetle sonuçlanan bu ilişkilerin hepsinde karşı tarafı zorla kontrol altında tutma çabasının olması” dedi.

8 evreye ilişkin eğitimler

Monckton Smith, sekiz evreden oluşan modelini, İngiltere’de psikologlara, polislere ve avukatlara öğretmeye başlamış durumda.

Akademik çalışmasının yayımlanmasıyla birlikte bu eğitimlerin daha kapsamlı bir şekilde verilmesini ümit ediyor.

“Eğer bu sürecin farkında olurlarsa hem kurbanlar hem de yetkili kişiler ‘Tanrım! Önümde üçüncü evreye ulaşmış bir vaka var’ diyebilir” diyor.