Yürütme Konseyi Başkanlığı tarafından yapılan yazılı açıklamada, AKP'nin şiddet, şantaj ve baskıda karar kıldığı belirtilerek, bizzat Erdoğan'ın başını çektiği yoğun bir karalama ve psikolojik savaş eşliğinde yürütülen saldırı dalgasının yurtsever kimlikli bütün kesimleri tehdit eder hale geldiği  vurgulandı. Açıklamada, “KCK adı altında tutuklanan Kürt siyasetçilerinin KCK yapılanması ile hiçbir ilişkileri yoktur. Bunun hiçbir belgesini ortaya koyamazlar. Çünkü böyle bir şey yoktur. Tamamen Kürt halkını ve siyasetini teslim almaya, boyun eğdirmeye dönük sömürgeciliğin bayat bir uydurmasıdır. Her türlü hukuk normlarını ayaklar altına alan doğrudan yapılmış bir saldırı ve zulüm siyasetidir” denildi.

Öcalan'a tecrit
Öcalan'a yönelik tecride dikkat çekilen açıklamada, “Hukuk ve ahlak dışı tecrit ve işkence sisteminin nasıl keyfi bir uygulama olduğu, bizzat Başbakan’ın itiraflarıyla açığa çıkmıştır. Aynı zamanda Başbakan, 'ailesiyle görüşüyor' diyerek açık açık yalan söylemekte hiçbir beis görmemiştir. Hakim olan şey, tamamen baskı ve şantajın kullanılması ile sonuç almaya dönük sömürgeci hukuk yasalarıdır. Bunun altında da yalan ve iftira vardır” denildi.

Protokoller var
Erdoğan'ın Öcalan ile Türk devleti arasındaki görüşmeler sonucu oluşturulan protokollerin varlığını inkar etmesine de değinilen KCK açıklamasında, şöyle denildi: “3 başlık altında toplanan protokollerin hazırlandığı ve hükümete sunulduğu bir gerçektir. Ama bu protokoller Başbakan tarafından cevapsız bırakılmış, bunun ardından ise baskı ve şiddet yöntemi devreye konulmuştur. Bu protokollerin Başbakan tarafından imzalanmadığı doğrudur, ancak görüşmelerin bir sonucu olarak protokollerin ortaya çıktığı inkar edilemez. Buna rağmen protokollerin varlığının bir yalan olduğunu söylemenin kendisi yalandır.”

Alman devletinin yaptıkları

Erdoğan'ın Alman vakıfları üzerinden yönelttiği suçlamalara da değinilen açıklamada, "Alman vakfının hareketimize de fon aktardığı imasında bulunmuştur. Bu, tamamen çarpıtma ve yalandır. Bırakalım böyle bir yardımı, Alman devletinin Avrupa’daki Kürtler arasında hareketimizin yardım toplamasını engellemek için Türk sömürgeci pratiklerini aratan cinsten uygulamalarda bulunduğunu herkes bilmektedir” diye kaydedildi.

AKP niye yapıyor?

KCK açıklamasında devamla şunlar belirtildi: “AKP, bütün bunları Kürt halkı öz yönetim hakkını istediği, kirli siyaseti açığa çıkarıldığı ve başarısız kaldığı için yapmaktadır. Esas amacı, Anayasa yapımından önce Özgürlük Hareketi'ni geriletmek, Kürt siyasetini baskılamak, Kürt toplumunu teslim olmuş, sessiz ve hareket edemez bir hale getirmektir. Ancak Kürt halkının örgütlülük ve bilinç düzeyini hesaba katmayan ve 30 yıldan beri uygulanan şiddet politikasının iflas etmesini gözönünde tutmayan bu politikanın sonuçsuz kalacağı kesindir."

Sessiz kalınmamalı

Tamamen yalana ve yoğun bir psikolojik savaşa dayanan AKP’nin saldırılarının, asla sonuç almayacağı vurgulanan açıklamada, "Kürdistan Özgürlük Mücadelesinin büyük emek ve yılların deneyimine dayanan mücadelesi ve önlenemeyen gelişmesi karşısında sıkışan ve çözümsüzlükte ısrar eden AKP’nin sömürgeci refleksleri gittikçe tüm yurtsever halkımızı hedeflemektedir. Başarısız kalmanın ruh haliyle pervasızlaşan bu saldırgan ve faşizan politikasına karşı hiçbir Kürt yurtseveri sessiz kalmamalıdır" denildi.

Son gözaltı furyasıyla zirveye çıkarılan zulüm siyasetiyle, tehlikeli bir sürecin başlatılmak istenildiğine dikkat çekilen KCK açıklamasında, şu çağrı yapıldı: "AKP’nin Kürt halkını iradesizleştirmeye, geleceğini karartmaya dönük bu hoyratça gelişen faşizan saldırılarına karşı toplumsal tepkilerini her yerde ortaya koymaya ve sessiz kalmamaya çağırıyoruz.”

ANF/ BEHDİNAN