İran devletinin, üç Kürt siyasi tutsağı idam etmesini ve Güney’deki iki Kürt partisine füze saldırısını kınayan KCK Yürütme Konseyi Eşbaşkanlığı, bu yöntemlerle sonuç alınmayacağını vurguladı.
KCK Yürütme Konseyi Eşbaşkanlığı, İran’ın Kürt aktivistlerini idam etmesi ve Koyê’ye yönelik saldırısını kınadı, şehit ailelerine ve Kürdistan halkına başsağlığı dileğinde bulundu.
İran devlet güçleri, Cumartesi günü Kürdistan Demokrat Partisi-İran (PDK-İ) ve Kürdistan Demokrat Partisi - Doğu Kürdistan’ın (HDK) Hewlêr’e bağlı Koyê’deki parti üslerini hedef aldı. Saldırıda 15 HDK’li ile 2 PDK-İ’li şehit oldu, 40 kişi ise yaralandı. Şehit olan 13 kişinin isimi ve görevleri açıklandı. Açıklanan isimler şöyle:
- Kerim Mehdewî (Kerîm Seqizî) - HDK Merkez Komite üyesi,
- İbrahim İbrahimi (Braym Zîweyî) - HDK Merkez Komite üyesi,
- Nesrin Hedad - HDK Merkez Komite üyesi,
- Rehman Piroti - HDK Merkez Komite üyesi,
- Suheyla Qadri - HDK Merkez Komite üyesi,
- Haşim Azizi - HDK Merkez Komite üyesi,
- Osman Osmani - Eski pêşmerge
- Kerim Resulzade (Mam Şêrko) - Eski pêşmerge
- Hawrê Karsaz (Hawrê Şêxanî) - Eski pêşmerge
- Pêşewa Seyyid Ömer - Pêşmerge
- Cemal Ekberi - Pêşmerge
- Mensur Ekberi Pir - Pêşmerge
- Mihemed Hemepûr - eski savaşçı
- Saldırıda şehit düşen 2 kişinin resmi olarak açıklanmadı. Saldırı sonrasında haber alınmayan HDK’nin 2 pêşmergesinin durumu hakkında da bilgi edinilemedi.
İran üstlendi ve 'başarılı' dedi
İran Devrim Muhafızları tarafından yapılan açıklamada, saldırının karadan karaya füzelerle gerçekleştirildiğini açıkladı. 7 füzenin atıldığı ve 'başarılı' sonuç alındığı belirtilen açıklamada, herhangi bir eyleme karşılık daha sert cevap verileceği ifade edildi.
3 Kürt tutsağı idam etti
Zanyar Muradî , Luqman Muradi
İran rejimi, aynı gün Kürt tutsaklar Ramin Hüseyin Penahi, Zanyar Muradî ve Luqman Muradi’yi idam etti. Resmi haber ajansı Farsnews, Kerec’te bulunan Recayişahr Cezaevi’nde tutuklu Kürt siyasi aktivistler Zanyar ve Loqman Muradi’nin sabah saatlerinde idam edildiğini duyurdu. Farsnews’e göre Zanyar ve Loqman Muradi ile Penahi birlikte idam edildiler.
Hüseyin Penahi
Zanyar ve Loqman Muradi, 5 Eylül'de tek hücreli odalara götürülmüş ve Cumartesi sabahı idam edilecekleri açıklanmıştı.
Ramin Hüseyin Penahi, 23 Haziran 2017’de Devrim Muhafızları’nın bir pususunda yaralı olarak esir alınmıştı. Saldırıdan kurtulan tek kişi olan Penahi, silahlı değildi. Behzad Nuri, Hamed Seyf Penahi ve Sabah Huseyin Penahi, pusu sonucu infaz edilmişlerdi. Komala örgütü üyesi olduğu suçlamasıyla tutuklanan 24 yaşındaki aktivist Penahi hakkındaki idam kararı İran Yüksek Mahkemesi tarafından da Nisan ayı başında onaylanmıştı.
Penahi’nin Mayıs’ın ilk haftasında idam edilmesinden endişe ediliyordu. Ancak yoğun tepkiler üzerine idam cezası geçici olarak durduruldu. İranlı yetkililer, Penahi’nin Ramazan Bayramı sonrası idam edileceğini ailesine bildirdi. İdam kararının iptal edilmesi için Birleşmiş Milletler ve Uluslararası Af Örgütü de çağrıda bulunmuştu.
Doğu Kürdistan’ın Meriwan kenti nüfusuna kayıtlı Zanyar ve Loqman Muradi, 2009’da tutuklanmıştı. 2011’de haklarında idam cezası verilmişti.
KCK yazılı açıklama yaptı
KCK Yürütme Konseyi Eşbaşkanlığı tarafından dün yapılan yazılı açıklamada, İran devletinin 3 Kürt siyasi tutsağı idam etmesi ve Koyê'ye füze saldırısı yaparak Doğu Kürdistanlı pêşmerge ve Kürt siyasetçilerini katletmesi şiddetle kınayıp İran devletini idamlardan ve bu tür saldırılardan vazgeçmeye çağırdı. Yürütme Konseyi Eşbaşkanlığı’nın açıklaması şöyle:
Bu yöntemlerle çözüm olmaz
İran’da da önemli bir Kürt nüfusu yaşamaktadır. Ancak Kürtler dünyada her halkın sahip olduğu hakları İran'da da kullanamamaktadır. Kürtler kimlik, dil ve kültür özgürlüğü temelinde öz yönetimlerine sahip değildir. Bu durum da İran devleti ile Kürt halkı arasında süreklileşen bir sorun, çekişme ve çatışma yaratmaktadır. Kürt sorunu çözülmediği takdirde çekişme ve çatışmaları sonlandırmak mümkün değildir. İdamlar, baskılar ve saldırılarla bu sorunun ortadan kaldırılacağını sanmak İran'ın yaşadığı sorunları daha fazla ağırlaştırmaktan başka bir sonuç vermeyecektir.
İran’daki sorunları ağırlaştırıyor
Biz her zaman İran tarihi, siyasi geleneği ve tecrübesinin, İslam’ın farklılıkların varlığını ve özgürlüğünü tanıyan yaklaşımıyla ele alındığında sorunların çözülebileceğini vurguladık. İran tarihinin doğal federasyon özelliği demokratik değerler temelinde bir özerklik ve öz yönetime kavuşursa Kürtler özgür ve demokratik yaşama sahip olurlar. Ancak mevcut yönetimi İran tarihini, toplumsal ve siyasi geleneğini ve İslam’ın tüm farklılıklara eşit yaklaşımını esas alacağına kapitalist modernitenin ulus devlet zihniyetini esas alarak merkeziyetçi, otoriter iktidar anlayışıyla hareket etmesi İran'ın tarihine, toplumsal ve kültürel geleneğine ters bir politika olmaktadır. Bu yaklaşım da İran'daki sorunları ağırlaştırmakta, bölgede ve Ortadoğu'da yeni sorunlarla karşılaşmasını beraberinde getirmektedir.
Uzlaşıyla çözümü zorlaştırıyor
İran devleti, Kürt gençlerini idam ederek ve füze saldırılarıyla siyasi suikastlar yaparak Kürt halkıyla İran devleti arasındaki sorunları ağırlaştırmaktadır. Kürtlerin sorunlarını İran devletiyle demokratik uzlaşı temelinde çözümünü zorlaştırmaktadır. Eğer sorunlar bastırma ya da çatışma eksenli çözülmeyecekse o zaman Kürtlerin siyasi taleplerine yönelik uygulanan bu yöntemlerin bırakılması gerekmektedir. Kürt sorunu, Kürt halkının varlığını ve temel demokratik haklarını anayasal ve yasal çerçevede güvenceye alan adımlar atmakla çözülür. Her türlü iç sorun ve dış müdahale olasılığının ortadan kaldırılmasının yolu da buradan geçmektedir.
Bu şekilde bastırmak mümkün değil
Şunu vurgulamalıyız ki; idamlarla, siyasi suikastlarla, toplumsal ve siyasal sorunları bastırma yöntemiyle günümüzde sorunlara yaklaşmak çözümsüzlükte ısrar etmek ve o ülkeyi sorunların çıkmazı içine sokmaktır. Bu temelde İran devletini Kürt halkına ve demokratik siyasi muhalif güçlere karşı kullandığı bu yöntemleri bırakmaya ve Kürtlerle sorunları demokratik uzlaşı içinde çözmeye çağırıyoruz. Eğer İran bu yönlü adım atarsa Kürt halkını, siyasi güçlerini ve demokratik çevreleri sorunları bu yönlü çözme konusunda teşvik edeceğimizi bir daha vurguluyoruz. Çünkü Kürtlerin hak taleplerini ve özgürlük mücadelesini klasik zor ve baskı yöntemleriyle, işbirlikçiler ve ajanlar yoluyla bastırmak mümkün değildir.
Şehit ailelerine başsağlığı
İdam edilen ve füze saldırısında şehit düşenlerin anıları ve özlemlerinin Kürdistan'ın özgürleşmesini ve Ortadoğu'nun demokratikleşmesini sağlayacağına inanıyor, bu temelde tüm şehit ailelerine ve yakınlarına sabır, yaralılara acil şifalar diliyoruz.
ANF/BEHDİNAN
Qamişlo’da provokatif saldırı
Suriye rejim güçleri, İran’ın üç Kürt siyasi tutsağı idam edip iki Kürt partisine saldırdığı gün Qamişlo’da Asayiş’e saldırdı.
Qamişlo İç Güvenlik Güçleri (Asayiş) Komutanlığı, Qamişlo’da Suriye rejim güçleri ile aralarında yaşanan çatışmaya ilişkin yazılı açıklama yaptı. Açıklama şöyle: “Suriye rejim güçlerine ait 3 araçtan oluşan bir devriye, bugün Qamişlo’da güçlerimizin olduğu bir alana girmiş ve bazı sivilleri alıkoymuştur. Rejim devriyesindeki askerler noktamızı geçtiğinde hafif ve orta silahlarla güçlerimize ateş etmiştir. Güçlerimiz saldırıya karşılık vermiş ve 11 rejim üyesi öldürülmüş, 2 kişi de yaralanmıştır. Çatışmada 7 üyemiz şehit olmuş ve bir üyemiz de yaralanmıştır.
İç Güvenlik Güçleri olarak şehitlerimize ve halkımıza devrim kazanımlarını ve halkımızı koruyacağımızın sözünü veriyoruz. Ne taraftan gelirse gelsin halkımızın kazanımlarını hedef alan ya da karmaşa yaratan, huzuru bozan tüm kesimlere karşı direneceğiz.”
Bir süredir durmuyorlar
Qamişlo Kanton Meclisi Eşbaşkanı Perwîn Yusif, Qamişlo’da yaşanan çatışmaya ilişkin ANHA’ya konuştu. Perwîn Yusif,, “Rejimin ajanları tarafından bu olay gerçekleştirildi. Rejimin amacı, tüm bileşenlerin huzur içinde yaşadığı Qamişlo’daki halklar arasında karmaşa yaratmak ve halkın huzurunu bozmaktır. Halkımız bu oyunlara gelmez. Bu kenti İç Güvenlik Güçleri, Trafik, Hawari birimleri koruyor. Kentteki rejim ajanları, bir süredir kanton yönetimindeki güvenli alanlarda karmaşa yaratmak istiyordu ve halka saldırdılar” dedi.
Rejimin suçsuz ve sebepsiz yere halkı tutukladığını belirten Yusif, şöyle devam etti: "Gençleri zorla rejim askerliğine almaya çalışan Emen Eskeri (Rejime bağlı askerler) halka karşı zor kullanıp İç Güvenlik Güçleri üyelerine saldırarak kanton yönetiminde olan güvenli alanlara girmek ve karışıklık çıkarmak istiyor. İç Güvenlik Güçleri de saldırıya karşılık vererek rejimin yaratmak istediği kargaşanın önüne geçti.”
İzin vermeyeceğiz
Perwîn Yusif, kendilerini saldırılara karşı koruyacaklarını belirterek, sözlerini şu şekilde sürdürdü: “Rojava ve Kuzey Suriye’deki tüm bileşenler kendi yönetimlerini sağlıyorlar. Ortak yaşam içerisinde kendi sistemleri ile kendilerini yönettikleri bir dönemde, rejim ajanları yoluyla bilinçli olarak karışıklık çıkarıyor. Özgürleştirilmiş ve huzur içindeki bölgelerde rejim ve ajanlarının, hiçbir provokasyonu gerçekleştirmesine ve karışıklık çıkarmasına izin vermeyeceğiz. Gençlerimiz zaten Öz Savunma Güçlerine katılıyor ve ülkelerini bu şekilde koruyor.”
Her iki taraftan da kimsenin kanının akmasını istemediklerini söyleyen Perwîn Yusif, “Demokratik Suriye Meclisi ile Suriye rejimi arasında diyalog yolu açıldı. Diyalogların devam etmesini umuyoruz” dedi.
QAMIŞLO