
Sindirme ve teslim alma politikası
Sömürgeci ve tekçi zihniyetin gerçekleştirdiği bu katliamın bir Alevi toplum kırımı olduğunu vurgulayan KCK, Maraş, Sivas, Çorum, Gazi, Roboskî ve Gezi’de gerçekleştiren katliamların da aynı zihniyetin Kürt ve Alevi halkını, diğer inanç ve etnik toplulukları yok sayan politikalarının sonucu olduğunu kaydetti. KCK açıklamasında ‘’İnkara, zulme ve zorbalığa baş kaldıran onurlu her devrimci, aydın, Alevi ve sanatçı sürekli katliam ve sömürü altında büyük bedeller ödeyerek kimlik, kişilik ve özgürlüklerini korumaya çalışmıştır” ifadeleri yer aldı.
KCK, egemen tekçi ve inkarcı sömürgeci zihniyetin, ezilenler, Aleviler, aydınlar ve devrimcilerin örgütsüzlüğü ve bölünmüşlüğünden yaralanarak sömürü, soygun, sürgün ve kırım politikalarını her fırsata insafsızca sürdürdüğünün altını çizerek, bunun bir sindirme ve teslim alma politikası olarak uygulandığına dikkat çekti.
Güç ve enerji birleştirilmeli
Bu politikalara karşı başta Alevi toplumu olmak üzere tüm ezilen kesimlerin örgütlenmesi gerekliliğine işaret eden KCK Eşbaşkanlığı, bunun için HDP’yi adres gösterdi: ‘’Güçlerini, enerjilerini ve iradelerini birleştirip, demokrasi ve özgürlük mücadelesini yükseltecekleri koşullar ortaya çıkmıştır. HDP, bunun en somut örneği olmaktadır. HDP, gerçek bir demokrasi ve özgürlükler programı olmaktadır. Devletin ve sistem partileri olan CHP ve benzeri güçlerin yedeğine düşmeden, kendi gerçek özgürlükleri ve geleceklerinin, Türkiye’nin demokratikleşme programının etrafında birleşerek mücadeleyi her düzeyde ve her fırsata yükseltmenin zamanıdır.’’
Hesabı ortak mücadeleyle sorulmalı
KCK Eşbaşkanlığı, ezilenlere, Alevilere ve Kürtlere dayatılan katliam politikalarına karşı ortak mücadeleye işaret etti. ‘’Sivas’ta katledilen 34 canın, Robboskî’de katledilen çoğu çocuk 34 Kürt yurtseverinin yine Gazi ve Gezi’de katledilen nice şehitlerimizin anılarını zaferle taçlandırıp, katliamlardan hesap sormanın yolu, ortak bir demokrasi ve özgürlük programıyla mücadeleyi geliştirmekten geçmektedir’’ diye belirtilen KCK açıklamasında şu çağrı yapıldı: ‘’Bu temelde direnen tüm mücadeleci güçleri, Alevileri, Ermenileri, Süryanileri, tüm etnik ve inanç topluluklarını, devrimcileri, sosyalistleri, emekçileri, kadınları, aydınları, gençleri ve sanatçıları içinde geçtiğimiz bu tarihsel sürece cevap olabilecek düzeyde mücadeleyi yükseltmeye çağırıyoruz.”
ANF/BEHDİNAN
HDP, Hakikat Komisyonu önerdi
HDP, Sivas Katliamı da dahil bütün karanlık olayların aydınlatılması için Hakikat ve Yüzleşme Komisyonu kurulması çağrısını yineledi
HDP Merkez Yürütme Kurulu, Sivas Katliamı’nın 21. yıldönümüne ilişkin “Sivas Katliamını unutmuyoruz” başlıklı yazılı açıklama yaptı. Dersim, Koçgiri, Malatya, Ortaca, Maraş, Çorum ve Gazi katliamlarının hatırlatıldığı açıklamada, “En son Gezi Direnişi’nde gerçekleştiren katliamlar da aynı zihniyetin, yani farklılıkları kimliksiz ve kişiliksiz bırakma politikalarının bir sonucudur. Alevi toplumunun tarih boyunca uğradığı onca katliamdan sonra, 1993 yılında 35 kişinin ateşe verildiği bu katliam da unutulmadı, unutulmayacak” denildi.
Sivas katliamının sorumlularının devlet gücünü arkalarına alarak katliamı gerçekleştirdikleri ve bu güne kadar hala olayların aydınlatılıp, sorumluların yargılanılmadığına işaret edilen açıklamada, şunlar kaydedildi: “Katillerin bir kısmı yakalanmadı, yargılamalar uzatıldı, suçlular korundu. AKP Hükümeti de katliamın arkasındaki karanlık güçleri açığa çıkarmadı. Sanık avukatlarını Meclis’e, belediye başkanlıklarına ve yönetici kadrolarına taşıdı. İnsanlık suçu kabul edilmesi gereken katliamdaki suçluların bir bölümünün ‘zaman aşımı’ gerekçe gösterilerek aklanmasını Başbakan Erdoğan ‘yerinde ve doğru bir karar, hayırlı olsun diyerek olumladı. Alevi toplumunun, Madımak Oteli’nin utanç müzesi olması yönündeki talebi her daim reddedildi. Yakınlarını kaybeden insanların, aydınların ve tüm vicdanlı halkın acılarına ve yaslarına saygı duyulmadı. AKP Hükümeti, Alevi toplumunun eşit yurttaşlık taleplerini ve ihtiyaçlarını karşılamak bir yana, ayrımcılığı, hakareti ve adaletsizliği artırdı.”
Açıklamada, Sivas ve diğer katliamlarla yüzleşilmedikçe acıların dinmeyeceği ve katliamlarla hesaplaşmak için ‘Hakikatlerle Yüzleşme ve Adalet Komisyonu’nun kurulması gerektiği belirtildi. Sivas Katliamı’nın da Roboskî Katliamı gibi devletin Alevi ve Kürt halkına bakış açısından ayrı düşünülemeyeceğini belirtilen açıklamada, “21 yıl önce katledilen değerli insanları saygıyla anıyor, Sivas Katliamı’nı bir kez daha lanetliyoruz” denildi.