Ortadoğu kaynayan kazan misali fokurdamaya devam ediyor. Amerika’ın işgali sonrası bir türlü istikrarın yaratılamadığı Irak, istikrarın gelişmemesi için de herkesin kendi çıkarları uğruna elinde kullandığı koz konumunda. En son Musul örneği bu gerçeği tüm çıplaklığıyla ortaya koyuyor. Musul’da yaşanan trajediyle birlikte, 2 saat içersinde hiçbir direnişle karşılaşılmadan IŞİD tarafından işgal edilmesi herkesin kafasında soru işaretleri yarattı.
Nasıl olurda koca bir şehir tek kurşun sıkılmadan teslim edilir? İşte Neçirvan Barzani bu soruların cevabını çok açık bir şekilde verdi. Yani bu oyunun kirli yüzünü açıkladı. Verdiği demeçte Musul’a peşmergenin müdahale etmeyeceğini burada sünnilerin de özerk bir sistem oluşturmaları gerektiğini ve peşmergenin yalnızca Kürdistan’ı koruyacağını söyledi. Yani işin aslı Türkiye, KDP ve uluslararası güçler ki Suudi Arabistan ve Katar başta olmak üzere Irak üzerinden anlaştılar. Musul’da sünni radikal bir yapılanma karşılığında KDP Kerkük’ü alacak ve burada Türkiye de söz sahibi olabilecek. Zaten yaptıkları açıklamada Kerkük’teki Türkmenleri korumak için askeri bir müdahale yapabileceklerini söylediler. Yani bu bahaneyle Türkiye de Kerkük’e girebilecek. Türkiye ve Arap ülkeleri Maliki rejiminden rahatsızdı ve Şii cephenin güçlenmesi onlar için tehlike arz ediyordu. Ayrıca hali hazırda KDP ve Türkiye geneli sünni Müslüman, bu durumda sünni bir yapılanma kendi çıkarlarına daha uygun.
Eğer IŞİD Musul’u alabilecek güçteyken nasıl oldu da Kerkük’e girdi ve bıraktı. Ya da peşmerge niye Kerkük’ü koruyabilecek güçteyken Musul’daki ve Şengal’deki Kürtleri ölüme terk etti. Ayrıca nasıl oluyor da IŞİD çeteleri yalnızca YNK peşmergelerini hedef alıp katlederken KDP güçlerine dokunmuyor. Herkes Türkiye’nin IŞİD terör örgütüne açıktan destek verdiğini ve Rojava’da savaşması için tüm imkanlarını seferber ettiğini biliyor. Musul’daki rehine olayı ise yalnızca bir aldatmaca. Nasıl oluyor da çoluk çocuk demeden karşılarında gördükleri tüm insanları katledenler Türklere dokunmuyor dahası konsolosluğu korumakla görevli 30 özel hareket görevlisi hiçbir direniş sergilemeden teslim oluyor. Konsolosluğu savunmayacaklarsa neden oradalar. Oysa Oramar baskınında esir düşen askerleri için keşke ölselerdi diyen bir devlet, konsoloslarını teslim eden özel harekatını hoş görüyor hatta ekranlarda savunuyor. Demek ki işin aslı farklı yani direnmemeleri onlara üstten iletilmiş olabilir. Buda oyunun bir parçası olsa gerek.
Musul işgal edilince Halk Savunma Güçleri HPG, YPG hemen açıklama yapıp oradaki halkı korumak için peşmergeyle birlikte savaşabileceklerini belirtti. Buna karşılık peşmerge güçleri cevap vermedi. Daha böyle bir şeye gerek olmadığını ve kendilerinin bölgeyi koruyacaklarını belirttiler. Şimdi ise bu bölgenin Kürdistan olmadığını iddia ediyorlar. Gerçekten güçlü bir harita ve tarih dersine ihtiyaçları var anlaşılan ya da maddi çıkarlar gözlerini o kadar bürümüş ki ülkelerini bile tanıyamaz hale gelmişler.
Her zaman olduğu gibi KDP yine yapacağını yaptı ve hizbi çıkarlarını tüm insanlık ve ulusal çıkarların önüne koyarak gizli planlar yapmaya devam ediyor. Ve gene mazlum halk bu çıkarlara kurban ediliyor.
KDP yine yapacağını yaptı