Beytüşşebap’ta 11 Ocak’tan beri kayıp olan Hurmuz ve Şimoni Diril çiftinden 10 gündür hiçbir iz yok.

Şırnak’ın Beytüşşebap ilçesine bağlı Kovankaya (Mehri) köyünde yaşayan ve 11 Ocak’tan bu yana kendilerinden haber alınamayan Hurmuz ve Şimoni Diril çiftine hala ulaşılamadı. Kaçırıldıkları iddia edilen Keldani çiftine dair başlatılan arama çalışmaları sürüyor.

Hurmuz ve Şimoni Diril çiftinin kaybolmasının ardından kente gelen Halkların Demokratik Partisi (HDP) Mardin Milletvekili Tuma Çelik, yaptığı görüşmelere ilişkin bilgiler verdi.

Yaşadıkları düşünülüyor

 Hava koşullarının arama çalışmalarını zorlaştırdığını söyleyen Çelik, şu ana kadar ulaşılabilinen yerlerin arandığını belirtti. Konuya ilişkin Beytüşşebap Kaymakamı ve aile ile görüştüğünü kaydeden Çelik, Diril çiftinin hayatlarını kaybettiği yönünde herhangi bir ize ulaşılamadığı bilgisini verdi. Çelik, kayıp çiftin hayatlarını kaybetmiş olma ihtimalinin düşük olduğunu ifade etti. HDP’li vekil, Beytüşşebap Savcılığı’nın da yine konuya ilişkin soruşturma başlattığı ve bu kapsamda bazı kişilerin ifadesine başvurduğu bilgisini verdi.

Uluşamama sorunu var

 Çifte ulaşmanın birincil öncelikleri olduğunu vurgulayan Çelik, söz konusu bölgede yaşanan ulaşım sorununu eleştirdi. Çelik, şunları söyledi: ”Bu insanlara değil kış şartlarında, normal şartlarda da ulaşamama sorunu var. Bunun dışında bu bölge bir dönem ‘askeri yasak bölge’ haline getirildiği için köyler boşaltılmış ve dolayısıyla altyapı çalışmaları hiçbir şekilde yapılmamış. İnsanların yaşadığı bir bölgede biz birbirimize ulaşamıyorsak, birbirimizden haber alamıyorsak bu bir sorundur.”

Hiçbir çaba yok

 Diril çiftinin yaşadığı bölgenin 1990’lı yıllarda ”güvenlik” gerekçesiyle boşaltılan bir bölge olduğuna dikkat çeken Çelik, şöyle devam etti: “Bu insanlar bu topraklara dönmek için çaba sarf ediyorlar, ama geri döndüklerinde tekrar sorunlarla karşılaşıyorlar. Bugüne kadar sorunların giderilmesi için hiçbir çabanın sarf edilmediğini durumu ortaya çıkıyor. İnsanların yaşamını kolaylaştırmak için çaba sarf edilmesi gerekirken, maalesef insanların bu bölgede yaşamaması için çaba sarf ediliyor. Süryanilerin yaşadığı Mardin’in Turabdin bölgesinde de insanlar aynı sorunları yaşıyor. Êzîdîlerin yaşadığı Batman Beşiri bölgesi ve diğer alanlarda da benzer sorunlar yaşıyor.”

Köklü çözüm getirilmeli 

Özellikle farklı inanç ve kimliklerin yaşadığı sorunların giderilmesi gerektiğini söyleyen Çelik, ”Tekil olarak bu sorunları çözmek mümkün olabilir ama sorunları kökten çözmek için buradaki yaşam koşullarını ve yönetim anlayışının değişmesi gerekiyor. İnsana insan gözüyle bakılması ve insana gereken değerin verilmesi gerekiyor. Bunun için de uzun bir çalışma dönemi bizi bekliyor” dedi.

Somut bir iz yok

Anne ve babasını aramak için Beytüşşebab’a giden İstanbul Keldani Kilisesi Papazı Remzi Diril de somut herhangi bir ize rastlamadıklarını söyledi. BBC Türkçe’ye konuşan Diril, ”Hepimizin ifadesi alındı ve soruşturma gizli yürütülüyor. Şimdiye kadar öldüklerine dair bir ibareye rastlanılmadığı için hayatta olduklarını umuyoruz. Tek isteğimiz kimse kulaktan dolma bilgilerle haber yapmasın, bilgi kirliliği yaratılmasın, bu konuda insanlardan hassasiyet bekliyoruz. Biz kendi halinde yaşamak isteyen Keldani bir aileyiz. Biz de bu coğrafyanın bir parçası olduğumuz için bölgede yaşayan herkesin yaşayabileceği sıkıntıları biz de yaşayabiliyoruz” diye konuştu.

5 yıl önce taşınmıştı

6’sı kız, 5’i erkek 11 çocukları olan Hurmuz ve Şimoni Diril çifti, beş yıl önce İstanbul’dan temelli olarak köye taşındı. Köyde sürekli olarak ikamet eden bir başka Keldani aile daha var ama kış aylarında o aileden de sadece yaşlı bir erkek kalıyor. Remzi Diril, Asurice adı Mehri olan Kovankaya köyü ile en yakın köyün arasındaki mesafenin 25 km olduğunu söyledi. Dilir,  ”Bizim köy mahrumiyet bölgesi diye tarif edebileceğimiz bir yer. Şırnak ve Siirt sınırında ulaşım zorluğu olan bir köy. Elektrik ve alt yapı sıkıntısı var. 2011’de köye gidip ilkbahar ve yaz aylarında yaklaşık beş ay orada kalmaya başladık. 2014’ten beri de köyde yerleşik olmaya başladık, anne ve babam o tarihten beri yaz kış hep köyde yaşıyor. Yazın köydeki hane sayısı beş altıya yükseliyor ama orada kalıcı olan anne, babam ve bir komşumuz” dedi.

Gözaltında kaybedilmişlerdi

Kovankaya, köy boşaltmalar sonrası kayıp vakalarının da yaşandığı bir yer. Şimoni Diril’in amcasının torunları da 1994’ten bu yana kayıp. 1994’te 12 yaşında olan İlyas Diril ve 16 yaşında olan Zeki Diril’den gözaltına alındıktan sonra bir daha haber alınamamıştı. Kayıp iki çocuğun hikâyesi, Cumartesi Anneleri’nin 628. haftasında da kamuoyuyla paylaşılmıştı.

Cumartesi Anneleri, İlyas ve Zeki’nin, 1989’da köyleri boşaltılınca İstanbul’a taşındığını, daha sonra kazandıkları parayı eve götürmek üzere 2 Mayıs 1994’te İstanbul’dan Şırnak’a doğru giderken gözaltına alındıklarını ve daha sonra kendilerinden haber alınamadığını duyurmuştu. Her iki çocuk için başlatılan soruşturma takipsizlikle kapatıldı, Zeki Diril’in ailesi AİHM’e başvurdu ve Zeki’nin kaybolmasından devletin sorumlu olduğuna karar vererek Türkiye’yi oybirliği ile mahkûm etti.

 

ŞIRNAK