
Sürecin ilerletilmesi beklentisinin sadece KCK'nin değil, tüm Türkiye kamuoyunun beklentisi olduğunu vurgulayan Kışanak, "Hükümet ne yazık ki geçen bu süreyi iyi değerlendirmedi. Umarız hükümet üzerine düşen sorumluluk neyse bunun gereklerini yerine getirme gayreti içerisinde olur. Bu sürecin ilerletilmesi herkesin sorumluluğundadır" diye konuştu.
'Hükümet teşvik edilmeli'
Toplantı basın mensuplarının "KCK'nin aldığı kararın taktiksel olup, olmadığı?" yönündeki sorusuna ise Kışanak, yine "Bu kararı ve süreci taktik olarak yorumlamak yerine, hükümeti adım atma konusunda teşvik etmeye dönük çaba içersinde olmak gerekir" yanıtını verdi.
"Ateşkesin devam edeceği" yönündeki açıklamasının, sürecin ilerleyebilmesi için hala imkan tanıdığını da ifade eden Kışanak, şunları dile getirdi: "Düşünce ve ifade özgürlüğü, Terörle Mücadele Yasası, Siyasi Partiler Yasası gibi demokratik hayatı sınırlayan düzenlemelerde değişiklik taleplerimizi defalarca sıraladık ama bunlar hiç umursanmadı. Bizler bunları isterken her gün sokakta toplumsal mücadele polis zoruyla bastırılıyor. Binlerce Kürt siyasetçi halen cezaevlerinde tutuluyor. Başbakan, 'anadil böler' diyerek en eski, en statükocu dile ve üsluba geri döndü. Daha bir kaç gün önce gerillaların mezarları tahrip edildi. Bir cenaze aileye haber verilmeden yerinden çıkarıldı. Bunlar hep çözüm sürecine yönelik provokasyonlardır. Gerillanın bu kararının değişmesi ve çekilmenin sürmesi kolaydır. Asıl yapılması gerekenler bunlardır. Ateşkesin devam etmesi bir fırsattır. Olumlulukları konuşmalıyız. Sürecin kendiliğinden ilerleyeceğini düşünmek bizi saf yerine koymaktır."
AKP'ye haklı uyarı!
Siyasi parti temsilcileri, KCK'nin açıklamasının hükümete haklı bir uyarı olduğunu vurguladı.
Siyasi parti temsilcileri, KCK'nin kararını DİHA'ya değerlendirdi.
EMEP Genel Başkanı Selma Gürkan, beklentilerin açık olduğunu ancak hükümetin buna cevap veremediğini söyledi. Gürkan, "Hükümetin söylemlerinin arkası sürekli boş çıktı. Bu demokrasi açılımında, Kürt sorununda ve Alevi açılımında da böyle oldu. Hükümete seslenmek gerekiyor. Böylesi yakalanmış bir fırsatın kaçırılma lüksü yoktur. Yaşanacak süreç çok daha acı olacaktır. Hükümet çözüm için bir an önce adım atmalıdır" diye konuştu.
ÖDP: Ağır bedeller ödetir
KCK'nin açıklamasının uyarıcı bir noktada ele alınması gerektiğini vurgulayan ÖDP Genel Başkanı Alper Taş, "Geri çekilmenin durması süreç açısından bir kırılmanın olmaması açısından hükümetin atması gereken adımları artık atması gerekiyor. Kamuoyunun artık yalanlara karnı tok. Aynı süreçleri tekrar izlemek istemiyor. Sürecin kalıcı bir barışa dönüşmesi açısından Kürt tarafının attığı adımlara karşılık hükümetin de adım atması gerekmektedir. Bu adımlar konusunda bir çabanın ortaya konulmaması esasen kırılmanın nedeni olarak görünüyor. Bu konuda hükümetten bir niyet ve arzu yok. Bizim yapmamız gereken hükümetin adım atmasını sağlayarak, bu tarihsel fırsatın heba olmaması için çaba göstermektir. Çatışmaların başlaması ağır bedeller ödetir" dedi.
HDP: Barış kolay değil
Halkların Demokratik Partisi (HDP) Eşbaşkanı Yavuz Önen ise, Öcalan'ın Newroz'da yaptığı açıklamasının ardından sürekli atılan adımların değerinin verilmesini savunduklarını belirterek, şunları söyledi: "Hükümetin atılan adımlara karşılık vermesini sürekli istedik. Fakat AKP sürekli taraf değilmiş gibi davrandı ve güven ortamını sarstı. Güven ortamı oluşmayınca böyle bir sonucu yarattı. Bu barış talebini diri tutmaya devam edeceğiz. Ancak hükümette ciddi adımlar atmalıdır. Bu adımlar geciktirildi ve günlük siyasete alet edildi. Barış kolay bir şey değil."
ESP: AKP'nin sorumsuzluğu
ESP Genel Başkanı Figen Yüksekdağ da hükümet cephesinde var olan hareketsizliğin böyle bir sonucu davet ettiğine dikkat çekerek, şunları ekledi: "Bu AKP hükümetinin yarattığı bir durumdur. KCK cephesinde, atılması gereken adımlar bir sorumluluk bilinci ile yerine getirildi. Ama AKP cephesinde çok ciddi bir vurdumduymazlık ve sorumsuz açıklamalar söz konusuydu. Adım atmamayı bir kenara bırakalım, kullandıkları dil ile gerilime yol açan ve çözümsüzlük ruhunu geliştiren bir üslup söz konusuydu. KCK cephesinden de bir uyarı yapılmış oldu. Bu uyarı karşısında AKP artık atacağı adımları net olarak ortaya koymalıdır."