
Hezex’te 44 günlük sokağa çıkma yasağının önceki gün sona ermesin ardından başlayan dönüşler dün de devam etti. İlçeye gelen halk evlerini yerlerinde görmemenin şaşkınlığını yaşıyor. Her sokakta “Burada da ev vardı” diyenler, devlet güçlerinin ilçeye verdiği tahribatı da gözler önüne seriyor. Onların “Ev vardı” dedikleri yerde ise moloz taşları bile yok. Duvarı olan birçok ev yıkılmayla karşı karşıya. Caddelerde asfaltın yerini taşlar almış, refüjlerden ise eser yok.
Hedef seçilmişler
İlçenin tümü zarar görürken, özellikle direniş mahalleleri olan Yenimahalle ve Turgut Özal mahallelerinde evlerin birçoğu tahrip edilmiş durumda. Kimi evler yakılmış, kimi evler havan topları ve kurşunlarla dövülmüş. Kimi evlerden ise geriye sadece molozlar kalmış.
HDP ilçe binasının enkazı dahi yok. Tank ve top atışlarıyla hedef alınan İdil Belediyesi de kullanılamayacak halde. Belediye Eşbaşkanı Mehdi Aslan’ın evi de büyük zarar görmüş. Aslan, “Hasarı bir tarafa bırakın, onu geçtik. Evimin yatak odasında gece lambasının arkasına şahsıma bir sürü hakaretin ve küfrün yazıldığı bir not bırakmayı da ihmal etmemişler” diyor.
Bildik yazılamalar Sokağa çıkma yasağının ilan edildiği diğer ilçelerde olduğu gibi burada da karşımıza duvar yazıları çıkıyor. Mahallerdeki duvar yazıları tanıdık. Yine cinsiyetçi kelimeler içeren yazılamalar yapılmış. Yazılara bakan bir kadın, geçen Akrep tipi aracı göstererek, “Bunu onlar yazmış. Kendileri gibi cümle kurmuşlar” diyor. Diğer sokaklarda da “Dik dur eğilme bu ordu seninle uzun adam”, “2. Abdulhamit’in askerleri”, “I want to play game”, “Türkün gücü”, “Adalet namlunun ucunda, iman” gibi yazılamalar görülüyor.
Halen patlamalar yaşanıyor Hala sokaklarda zırhlı araçların dolaştığı ilçede, saldırılar sırasında karargaha çevrilen evlerde mühimmat ve kum torbalarından oluşturulan mevziler de bulunuyor. Yıkılmamış evlerde de eşyalar kullanılmaz halde. Mahallelerden yer yer patlama sesleri geliyor. Yasağın kalkması ile evlerine giden halk, “Burada 13 yaşında çocukları öldürdüler. Evlerimizi yıktılar” diyor. Evlerinin önünde oturan kadınlar ise “Herkes kendi toprağının kaderini yaşar” diyerek, yaşananları anlamlandırmaya çalışıyor.
‘Yenemezler’ Devlet Cizre’de olduğu gibi Hezex’i de yakmış, yıkmış ama teslim alamamış. Hezexli kadınlardan Fatma Türk, “Bizim tankımız, topumuz var mı ki? Devlet bize tankla, topla saldırıyor. Allah hakkımızı yerde bırakmasın. Biz hakkımızı istiyoruz ve sonuna kadar mücadele edeceğiz. Yolumuzdan asla dönmeyeceğiz. Tek bir Kürt kalana kadar mücadelemiz devam edecek. Herkes bunu iyi bilsin, yenemezler bizi” diyor. ‘Neden evimizi yıktınız?’ Esma Tok ise “Erdoğan benim evimi de, kardeşimin evini de yıktı. Allah hakkımızı onun yanına bırakmasın. 7 yıl eşimle çobanlık yaptım bu evi yapabilmek için. Ama Erdoğan evimizi yakıp yıktı. Sabah evinin yanına gittim polislere ‘Neden evimi yıktınız’ diye sordum, hepsi bana saldırdı ve hakaret etti” dedi. Derya Utkan da “Devlet güçleri evimi yerle bir etmiş, evdeki eşyalarımı da parçalamışlar. Evde yemişler içmişler sonra yakıp yıkmışlar. Evlerimizin yakılıp yıkıldığına mı üzülelim yoksa katledilen çocuklarımıza mı üzülelim? Allah bunun bize yaşatanlara aynısını yaşatsın” diye konuştu.
Dayanışmayla yaraları saracağız
Turgut Özal ve Yeni Mahalle’de incelemelerde bulunan HDP Milletvekilleri Ferhat Encü, Behçet Yıldırım, Gülser Yıldırım ve Saadet Becerikli, Siirt Belediye Eşbaşkanı Tuncer Bakırhan ve Mardin Büyükşehir Belediyesi Eşbaşkanı Februniye Akkol, devlet güçleri tarafından kullanılmaz hale getirilen belediye binası önünde açıklama yaptı. Milletvekili Encü, “Tahribat çok büyük, şüphesiz burada faşizm sadece insanlara uygulanmadı. Kürtlerin varlığına, doğasına, tarihine, her şeyine yönelmiş bir faşizmdir. Bu açıdan bizler, vekiller, parti eşbaşkanları olarak İdil halkımızla dayanışma içerisinde bulunacağımızı, bu yaraları dayanışmayla gidereceğimizi herkesin bilmesi gerekiyor” dedi.
Heyete marşlı provokasyon
Mahallede gezdikleri sırada JÖH ve PÖH’lerin İstiklal Marşı ve sirenler çalarak ortamı provoke ettiklerini ifade eden Encü, “Asla boyun eğmeyeceğimizi ve asla bu faşizan zihniyetin karşısında eğilmeyeceğimizi buradan bir kez daha söylüyoruz. Bu topraklarda özgür ve eşitçe yaşamak için mücadele edeceğimizi söylüyoruz. Bu inşada yer almak isteyen tüm sivil toplum örgütleri ve tüm halkımızı Botan halkıyla dayanışmaya çağırıyoruz” diye konuştu.
‘2 bin hane tahrip edildi’
“Burada geliştirilen saldırı sadece insanlarımıza dönük değildi. Doğaya, kültüre yani Kürdün varlığına dönük bir saldırı gerçekleştirildi” diyen Encü şöyle devam etti: “DAİŞ tarzında bir saldırı ile halkın iradesini kırmaya çalıştılar. Bu saldırlar sırasında 600 yıllık Timur Çeşmesi yıkılarak içi taşlarla dolduruldu. ‘Operasyon bitti’ denildikten sonra talan politikası devreye konularak, evler yağmalandı. Elektronik eşyalar bile çalındı. 5 bin 500 haneden 2 bini tahrip edildi. Bu saldırılar halen devam ettiriliyor. Giriş çıkışlarda da bu zulüm devam ettiriliyor.” Devletin insansızlaştırma politikasını devreye koyduğunu vurgulayan Encü, “Bitti denilen operasyonlar, yağma ve yıkımla sürüyor. Sur ve Silopi de devreye konulan ‘kamulaştırma’ politikası için İdil’de de zemin yoklanıyor” uyarısında bulundu.
Van depremini geçmiş!
HDP Batman Milletvekili Saadet Becerikli ise “Bugün gördüğümüz manzara Van depreminden daha fazla tahribat yaratmış bir durum. Günlerdir mecliste insan hakları için görüşmeler yapılıyor. Tek bir zihniyetin eseri olarak dayatılmak istenen zihniyete elbette karşı çıkacağız” dedi.
ŞIRNAK