Belediye, güvenlik ve askeri birimlerde kadınlar da görev aldı. YPG ile birlikte hareket eden “Yekîneyên Parastina Jin-YPJ” adıyla yeni bir askeri örgütlenme oluşturulurken, kent merkezlerinde de yaşanabilecek adli olaylara müdahale etmek ve adaleti sağlamak için de Kadın Asayişi hayata geçirildi.

Serêkaniyê Kadın Asayiş Birimi’nden sorumlu Leyla Ali, Rojava devrimi sonrasında önce sadece erkeklerden oluşan bir asayiş gücünün hayata geçirildiğini, ancak ihtiyaç duyulduğunun görülmesi sonrasında ise sadece kadınlardan oluşan bir kadın asayiş gücünün oluşturulduğunu söyledi.
İlk kadın asayiş gücü kurulduğunda yadırgandığını ancak zamanla alışıldığını kaydeden Ali, “Kadınların nasıl ‘polis’ olarak görev yapabileceklerini merak ediyorlardı. Ancak yaptığımız çalışmaları görünce bizi kabul ettiler. Kadınlardan da asayiş gücü oluşabileceğini ve bunu başarabileceklerini gördükten sonra bizlere yardımcı olmaya başladılar” dedi.

Kadın Evi ile ortak hareket

Kentlerinde süren savaş nedeniyle kadınların da koruma ve savunma konumunda bulunduğunu kaydeden Leyla Ali, “Burada şu an on kadınız. Öncelikle kadınları koruyoruz. Kadınların adli sorunlarıyla da ilgileniyoruz ve gerekli tahkikatleri yapıyoruz. Herhangi bir eve teftişe gittiğimizde eğer evde kadın varsa biz de diğer asayiş gücüyle birlikte olay yerine gidiyoruz. Genelde eşler arasında kavga yansıyor bize. Tarafları çağırıyoruz, barışmalarını sağlıyoruz. Çözemediğimiz durumlarda ilgilenmeleri için Kadın Evi’ne gönderiyoruz. Kadın evi, kadın asayişiyle birlikte hareket ediyor” şeklinde konuştu.

Savaşa katılıyorlar

Rojava’da kadınlardan oluşturulan bir başka güç ise “Yekîneyên Parastina Jîn-YPJ” yani kadın savunma gücü. Rojava’daki tüm yerleşim birimlerinde  oluşturulmuş ve tamamı kadınlardan oluşuyor. Askeri bir örgütlenme olan YPJ’de yer alan kadınlar, zaman zaman cephelere giderek çatışmalara katılıyor.
Yaklaşık iki hafta önce Til Xelef’te konuşlanan El-Nusra’ya yönelik bir baskında yer alan savaşçılardan Nalin Bahtiyar, kadın birliği olarak halkı savunduklarını ve gerektiğinde çatışmalara katıldıklarını söyledi. Baskına 7 kadın olarak katıldıklarını ve El Nusra’nın kendilerini fark etmeleri ardından çatışma çıktığını kaydeden Bahtiyar, “YPJ gücü olarak çatışmalara katıldık. Yaptığımız baskında çıkan çatışmada karşı taraftan ölenler oldu. Biz geri çekilirken ağır silahlarla bize yönelik saldırı yapıldı. Geride savunma gücü içinde yer alan bir erkek arkadaşımız yaşamını yitirdi” dedi.
Karakolda 20 kadar kadın savaşçı bulunduğunu, çatışma olunca savaş alanına gittiklerini kaydeden Bahtiyar, “Şu an birçok kadın arkadaşımız cephede sıcak çatışma bölgelerinde” şeklinde konuştu.

Qamişlo’dan gelen savaşçı

Serêkaniyê’de cephede savaşan kadınlardan biri de 20 yaşındaki Zozan Cûdî. Halkına yardım etmek için Qamişlo’dan buraya geldiğini kaydeden Cûdî, “Serêkaniyê mıntıkasını çete gruplarından temizlemek için buradayız. Temmuz ayında saldırdılar. Buna karşı savaştık ve onları çıkarttık. Topraklarımızı çetelere teslim etmeyiz. Bu toprak bizim toprağımız, bizim vatanımız. Kanımızın son damlasına kadar buradayız. Namusumuz, şerefimiz ve ülkemiz için silahlanmışız” şeklinde konuştu.


AHMET SÜMBÜL/SERÊKANİYÊ / ANF