Midyat İlçe Jandarma Komutanı Albay Hilmi Kahraman'ın görev yaptığı 94-96 döneminde JİTEM tarafından kaçırılarak kaybedilen 4 yurttaş ile ilgili Midyat Sulh Ceza Mahkemesi, ilçeye bağlı Kerşafê (Budaklı) Köyü'nde başlattığı "delil tespiti" çalışması sona erdi. Olay Yeri İnceleme ekipleri tarafından JİTEM tarafından kaybettirilen Mehmet Atuğ, Hizmi Bilen ve o dönemde köy muhtarı olan ve taranan evinden sağ kurtulmayı başaran Hasan Duru'nun evlerinin mermi izlerini bulunması için dedektörlerle inceleme yapıldı. Yapılan inceleme sonucunda bulunan deliller tutanağa kaydedildi. Katledilen Mehmet Emin Atuğ'un eşi ve katledilen Abdulkadir Demir ve Şakir Demir'in kardeşi Fatma Atuğ'un  "görgü tanığı" sıfatıyla verdiği beyanlar tutanağa kaydedildi.


Örgütlü cinayetler
Yapılan incelemenin ardından İHD Mardin Şubesi Başkanı Erdal Kuzu ve İHD Mardin yöneticisi Hüseyin Cangir, gazetecilere açıklamalarda bulundu.  Kuzu, "Midyat'ta 13 sivil yurttaş gözaltında kaybedildi. Bunlardan 4 sivil yurttaş ise bu köydendir'' diyerek, çalışmanın hassasiyetle yapıldığını söyledi. 93 ile 96 yılları arasında tüm bölgede olduğu gibi Mardin'de merkezi karar doğrultusunda "örgütlü cinayet işleyen JİTEM"in faaliyetlerinin söz konusu olduğunu belirten Kuzu, "Bu faaliyetlerdeki temel amaç sivil yurttaşları ortadan kaldırmak ve sürgün etmek amacı taşımaktadır. Kimi zaman yargısız infaz şeklinde gerçekleşmiş kimi zaman da zorla kaybettirilme şeklinde olmuştur" diye konuştu. 


'Dönemin siyasileri de dahil edilsin'

Köydeki evlerde mermi izi aranmasına ilişkin yapılan inceleme raporunun en kısa zamanda açıklamasını umduklarını belirten Kuzu, bunun soruşturmanın derinleştirilmesini sağlayacağını dile getirdi. Kuzu o dönemde görev yapanların da soruşturmaya dahil etmesini isteyerek, şunları ifade etti: ''93 ve 96 yılları arasındaki bu devlet konseptinin altında imza olan başta MGK ve o dönemin Cumhurbaşkanı ve Başbakan'ın da bu soruşturmaya dahil edilmesi gerekmektedir. Bu kaybetmeler, o dönemki siyasi iradenin desteği olmaksızın yürütülmesi mümkün değildir. Dolayısıyla, bu soruşturmaya o dönemdeki siyasilerin de katılması gerekir. İnsan hakları savunucuları olarak, tüm bu faili meçhul cinayetlerin, infazların ve zorla kaybettirmelerini incelenmesi gerektiğinin düşünüyoruz. Sadece hukuki boyutuyla değil aynı zaman da meclis kararıyla bir meclis komisyonunu kurulması ve çalışma yürütülmesi gerektiğini düşünüyoruz."

'Soruşturma tamamlanmalı'

Kuzu, kamu makamları ve bu soruşturmayı yürüten savcıların cesaretle bu işin üzerine gitmesi gerektiğini belirterek, gözaltında kaybedilen Mehmet Emin Atuğ'un evinde bulunan 16 sivilin o dönemde evin banyosuna saklanarak kurtulduklarını hatırlattı. Kuzu, "Dileğimiz, bir an önce Midyat'ta faili meçhullere ilişkin yürütülen soruşturmanın tamamlanması ve iddianameye konulmasıdır. Çünkü, zamanaşımı bir problem bu tür dosyalarda hala sözkonusudur" dedi. Kuzu, evlerde çıplak bir gözle görülür bir şekilde ağır silahların kullanıldığını ve mermi izlerin olduğunu ifade etti.

DİHA/MARDİN