Güneydoğu Sanayici ve İş Adamları Derneği (GÜNSİAD) Başkanı Şah İsmail Bedirhanoğlu, şiddet ve çatışmalardan dolayı zaten „cılız“ bir gelişme gösteren bölge ekonomisinin son süreçte yaşanan çatışmalı ortamdan olumsuz etkileneceği kaygısı taşıdıklarını söyledi. Bedirhanoğlu, „Özellikle son 6 yılda hem çatışmasızlık hem de bölgedeki barış ikliminin hakim olması nedeniyle bölge ekonomisinde gözle görülür bir hareketlenme söz konusuydu. Fakat son dönemlerde ateşkesin bozulmasının ardından devletin yaptığı operasyonlar ve kimi silahlı eylemler bölgedeki bu ekonomik gelişmeye önümüzdeki dönemde de sirayet edecektir. Dolayısıyla bu durum bölgede yatırım yapmaya niyeti olan ulusal ve uluslararası düzeydeki bazı çevrelerin ciddi bir şekilde bu yatırımlarını geçici olarak erteleme ya da tamamen yapmama sonucunu doğuracaktır“ şeklinde konuştu.

Görüşmeler devam etmeli

30 yıldır çözümü askeri konseptlerde gören bir yaklaşımın son dönemlerdeki politikalarla tekrar gündeme geldiğini aktaran Bedirhanoğlu, 30 yıla mal olan bu mantığın toplumlar arasında derin kopuşlara neden olacağını kaydetti. Bedirhanoğlu, Öcalan ve BDP ile başlayan görüşme ve müzakerelerin, çatışmasızlık ortamını oluşturacak birtakım gelişmeleri sağlayacağına inandıklarını belirterek, „Görüşmeler kesildi ise kesildiği yerden hemen başlanmalıdır. Bölgedeki sivil toplum kuruluşları olarak daha önce yaptığımız açıklamalarda da dile getirdiğimiz gibi BDP bir an önce Meclis’e gitmelidir. Meclis’teki demokratik zemini ve kanalları kullanmaya zorlamalı ve en nihayetinde bu çatışmalı ortamın bir barış ortamına evirilmesi için ciddi bir misyon üstlenmelidir“ dedi. Yeni anayasa çalışmalarını hatırlatan Bedirhanoğlu, şunları aktardı: „Çatışmalı bir ortamda yapılacak anayasanın demokratik bir anayasa olamayacağı muhakkaktır. Yoksa normal bir dönemlerde yeni bir anayasa yapılırsa en azından Kürtlerin talepleri dikkate alınır.“

Tutuklamalara son verilsin
Kürt siyasetçilere yönelik „KCK“ adı altında düzenlenen operasyonlara da dikkat çeken Bedirhanoğlu, „Devletin biran önce hem askeri operasyonlara hem de tutuklamalara son vermesi lazım. Çünkü bu sürecin çok acılı olacağını geçmişte de örneklerini gördük. Aksi takdirde bu süreçte çok acılar çekilecek. Demokratik alanların ve demokratik zeminlerin önünü açmak gerekiyor. BDP vekillerine ve BDP’de siyaset yapan kesimlere önemli bir sorumluluk yüklüyor“ şeklinde konuştu.

Çatışmasızlığa şans tanınmalı

Diyarbakır Esnaf ve Sanatkarlar Odaları Birliği (DESOB) Başkanı Alican Ebedinoğlu ise çatışmalı ortamın ekonomiyi etkilemesinin kaçınılmaz olduğunu belirterek, Amed başta olmak üzere bölge genelinde işsizlik sorununun yüzde 40-50’lilerde olduğunu ifade etti. Ebedinoğlu, çatışmalarla birlikte bölgede bir güvensizlik ortamı oluştuğunu kaydederek, „Zaten sermaye ürkektir. Huzurun olmadığı bir ortamda sermayenin büyümesi ekonomiye katkı sağlaması ve ekonomiye yön vermesini bekleyemezsiniz“ dedi. Ebedinoğlu, „Bunun için mutlak suretle çözüm konusunda BDP’li vekillerimizin Meclis’e gidip her alandaki sorunları Meclis’e taşıması gerektiği kanaatindeyiz. Meclis’te mutlaka bu sorunlar dile getirilmelidir. Bu çatışmalı ortamın biran önce düzeltilmesi için önerileri sunması ve seslerini yükseltmeleri gerekiyor. Aksi takdirde Meclis dışında etkili olacaklarını düşünmüyoruz. Bunun için ekonomiyi temsil eden kesimler olarak hem devlete hem de PKK’ye sesleniyoruz, çatışmasızlık ortamına bir şans daha tanınması gerekiyor. Bu sorunun Meclis’e taşınması beklentisi içerisindeyiz“ şeklinde konuştu.

İktidarın diline dikkat
Dicle Toplumsal Araştırmalar Merkezi (DİTAM) Başkanı Mehmet Kaya, şiddeti başlatan temel unsurun diyalogsuzluk olduğunu belirterek, şunları söyledi: „Öncelikle dili barışçıl hale getirmek sonra da demokratik kanalları olabildiğince kullanmaktır. Bu çerçevede özellikle iktidar partisinin BDP’yi Meclis’e çağrısının ve dilinin olumlu olması, BDP’nin de bir an önce Meclis’e dönmesi gerekiyor. Demokratik kanalların bir an önce açılması gerekiyor. Kürt sorunu sadece bölgeyi ilgilendiren bir sorun değil. Maalesef şiddet ortamı ister istemez bölgede hem sosyal hem de ekonomik yaşamı çok olumsuz etkiliyor. Şiddetin olmadığı dönemlerde bölgemize baktığımızda gerçekten hayatın güzel aktığını, ekonominin geliştiğini görebiliyoruz. Ama son günlere baktığımız zaman belli saatten sonra evlere çekilmek, sosyal yaşam gittikçe daralmaya başlıyor. Bu da ister istemez ülkemizin, bölgenin ekonominin zarar görmesine, hem de yaşam olanaklarının daralmasına neden oluyor. Şiddetin tırmanması toplumda endişeye yol açıyor. Bir şekilde bu şiddetin artık bu topraklarda sona ermesi gerekiyor.’’

Akan kan durmalı
Şırnak Ticaret ve Sanayi Odası Başkanı Osman Geliş de, „Bu cenazelerin hiç kimseye bir faydası olmaz. Ne zamana kadar bu olumsuzlukların içinde cebelleşeceğiz. Herkesi kendi kulvarında sorumluluğa davet ediyoruz’’ dedi.
Siirt Ticaret ve Sanayi Odası Başkan Vekili Nedim Kuzu ise „Artık, akan bu kan durmalıdır. Anneler gözyaşlarına boğulmamalı, gencecik insanlar yaşamlarının baharında ölmemelidir. Bölgenin huzura ihtiyacı vardır. Yatırımcının gelmesi için öncelikle bunun sağlanmış olması gerekiyor. Bu nedenle herkesin ama herkesin sağduyulu davranması gerekiyor. Uzlaşma ile hazırlanacak demokratik çağın gereklerine uygun yeni bir anayasa ivedilikle hazırlanmalıdır’’ şeklinde konuştu.


PINAR URAL - DİHA/AMED