
Kamuoyu sessiz
Türkiye cezaevlerindeki hak ihlalleri, keyfi uygulama ve baskılara her geçen gün bir yenisi ekleniyor. Ancak yetkililerin, kamuoyu, siyasi parti ve sivil toplum örgütlerinin bu konudaki sessizliği adeta yeni ölüm ve trajedileri de beraberinde getiriyor. Son günlerde özellikle Kürdistan'daki cezaevlerinde artan toplu sürgünler ile tutsaklar ikinci kez cezalandırılırken, yaşanan sürgünler ile birlikte mağdur edilen aileler ise, duruma tepkili.
Parasızlıktan ziyaret edemiyorlar
1999 yılında 'Gizli' bir tanığın beyanı üzerine, 'Silahlı eyleme katılmak' iddiasıyla tutuklanan ve müebbet hapis cezası alan 56 yaşındaki Cuma Tanırgan, 13 yıl boyunca hükümlü olarak kaldığı Mardin E Tipi Kapalı Cezaevi'nden 15 Temmuz 2012'de koğuşların ateşe verilmesi gerekçe gösterilerek, 180 tutsak ile birlikte Şakran T Tipi Kapalı Cezaevi'ne sürgün edildi. Cezaevinde yakalandığı hastalıklar nedeniyle zor şartlarda yaşam mücadelesi veren Tanırgan'ın durumu gün geçtikçe ağırlaşırken, ailesi ekonomik sıkıntılar nedeniyle kendisini ziyaret edemiyor.
Babanın evlat feryadı
80 yaşındaki baba Rıfat Tanırgan, kızı Dindane Tanırgan'ın aileye ekonomik destek sunmak için, 600 TL'ye çalıştığını ve bu parayla eşi ve kendisinin yanısıra, yatalak olan kardeşi ile birlikte cezaevindeki diğer kardeşine baktığını aktardı. Oğlu sürgün edildikten sonra üzüntüden sol gözüne perde indiğini ve görme yetisini kaybettiğini de söyleyen baba Tanırgan, oğlunu ziyaret edememenin acısını, "Keşke çocuğumu görseydim de ölseydim. Ama ekonomik durumumuz iyi olmadığı için bu imkana sahip değiliz. Oğlumu göremiyorum" feryadıyla söze döktü.
'En azından yakın cezaevine verin'
76 yaşındaki anne Leyla Tanırgan da, ekonomik sıkıntılar nedeniyle 2 yıldır sürgün edilen oğlunu göremediği gibi, evlerinin su sızdıran çatısını dahi tamir edemediklerini ifade etti. Oğlu ve diğer siyasi tutsakların serbest bırakılmasını isteyen anne, "En azından oğlumu bize yakın bir cezaevine göndersinler, onu görebilelim" dedi.
'Hasta olduğumu söyleme'
7 Kasım'da ağabeyi Tanırgan'ı cezaevinde ziyaret eden kardeş Dindane Tanırgan ise, ağabeyinin ağır hastalıklar ile boğuştuğunu söyledi. Ağabeyinin 2 kez kalbinden anjiyo olduğunu ve 2 ay önce yapılan muayenede de doktorun ağabeyine 'Ciğerlerinde ağır bir hastalık var' uyarısında bulunduğunu dile getiren Tanırgan, ancak ağabeyinin bu hastalığı ile ilgili detaylı bilgiyi kendisine vermediğini dile getirdi.
Ağabeyinin görüşmelerinde kendisine, 'Anne ve babanın gelip beni ziyaret etmesini istiyorum. Gelemiyorlar mı?' diye sorduğunu da aktaran kardeşi, "Bende ihtiyar olduklarını ve ekonomik nedenlerden dolayı gelemediğini söyledim. Elleri titriyordu, nedenini sorduğumda, 'Hastayım. Ama anne ve babaya söylemeyin' dedi. Kalp, ciğer ve böbreklerinde sorun var. Gözlerinden yaş akıyordu ve elleri titriyordu" diyerek ağabeyinin sağlık durumunun ciddiyetine dikkat çekti.
DİHA/MÊRDÎN