Türk ordusunun 12 Eylül 1980 darbesinin ardından hazırlattığı mevcut anayasanın Olağanüstü Hal (OHAL) ilanı ve yönetimiyle ilgili temel üç maddesi var.  

Buna göre tabiî afet ve ağır ekonomik bunalım ile şiddet olaylarının yaygınlaşması ve kamu düzeninin ciddi şekilde bozulması sebepleriyle OHAL ilanına cevaz veriliyor: 

*  Bu durumda Cumhurbaşkanı başkanlığında toplanan Bakanlar Kurulu, Milli Güvenlik Kurulu’nun da görüşünü aldıktan sonra süresi 6 ayı geçmemek üzere OHAL ilan edebilir.  

*  OHAL ilanına karar verilmesi durumunda, bu karar Resmî Gazete’de yayımlanır ve hemen Türkiye Meclisi’nin onayına sunulur. Meclis, süresini değiştirebilir, Bakanlar Kurulu’nun istemi üzerine, her defasında 4 ayı geçmemek üzere süreyi uzatabilir veya kaldırabilir.

*  Uygulamanın nasıl yapılacağı Olağanüstü Hal Kanunu’nda düzenlenir.


KHK’lerle sınırlama

*  OHAL süresince, Cumhurbaşkanı’nın başkanlığında toplanan Bakanlar Kurulu, OHAL’in gerekli kıldığı konularda, Kanun Hükmünde Kararnameler (KHK) çıkarabilir. Bu kararnameler, Resmî Gazete’de yayımlanır ve aynı gün Meclis’in onayına sunulur.

*  Anayasanın 91. maddesi OHAL döneminde çıkarılacak KHK’lerde kişi hürriyeti ve güvenliği konusunda isisna tanıyor: “Olağanüstü Hal döneminde anayasanın ikinci kısmının birinci ve ikinci bölümlerinde yer alan temel haklar, kişi hakları ve ödevleri ile dördüncü bölümünde yer alan siyasi haklar ve ödevler KHK’lerle düzenlenebiliyor.

*  Bunları için Anayasa Mahkemesi’ne başvuru yolu kapalı.


Gözaltı süresi keyfiyeti

Anayasa, OHAL döneminde gözaltı ve tutuklama sürelerinde de rejime keyfiyet tanıyor. Şöyle: “Yakalanan veya tutuklanan kişi, tutulma yerine en yakın mahkemeye gönderilmesi için gerekli süre hariç en geç 48 saat ve toplu olarak işlenen suçlarda en çok 4 gün içinde hâkim önüne çıkarılır. Kimse, bu süreler geçtikten sonra hâkim kararı olmaksızın hürriyetinden yoksun bırakılamaz. Bu süreler olağanüstü hal, sıkıyönetim ve savaş hallerinde uzatılabilir.”


OHAL ilanının getirecekleri

OHALKanunu da tıpkı anayasa gibi 12 Eylül askeri darbesinin ürünü. Zaman zaman kısmi değişikliklere uğrasa da ruhu ve amacı değişmeyen kanun, 2002 yılına kadar Kuzey Kürdistan’da uygulandı. Şimdi bütün Türkiye’ye de yayılan OHAL’in hükümete toplum aleyhine tanıdığı yetkiler şöyle:

*  Bölgenin belirli yerlerinde yerleşimi yasaklamak, belirli yerleşim yerlerine girişi ve buralardan çıkışı sınırlamak, belli yerleşim yerlerini boşaltmak veya başka yerlere nakletmek,

* Resmi ve özel her derecedeki öğretim ve eğitim kurumlarında öğrenime ara vermek ve öğrenci yurtlarını süreli veya süresiz olarak kapatmak, 

*  Gazino, lokanta, birahane, meyhane, lokal, taverna, diskotek, bar, dansing, sinema, tiyatro ve benzeri eğlence yerleri ile kulüp vesair oyun salonlarını, otel, motel, kamping, tatil köyü ve benzeri konaklama tesislerini denetlemek ve bunların açılma ve kapanma zamanını tayin etmek, sınırlamak, gerektiğinde kapatmak ve bu yerleri olağanüstü halin icaplarına göre kullanmak,

*  Olağanüstü hal hizmetlerinin yürütülmesi ile görevli personelin yıllık izinlerini sınırlamak veya kaldırmak,

*  Tüm haberleşme araç ve gereçlerinden yararlanmak ve gerektiğinde bu amaçla geçici olarak bunlara elkoymak,

*  Tehlike arz eden binaları yıkmak; sağlığı tehdit ettiği tespit olunan taşınır ve taşınmaz mallar ile sağlığa zararlı gıda maddelerini ve mahsullerini imha etmek,

*  Belli gıda maddeleri ile hayvan ve hayvan yemi ve hayvan ürünlerinin girişi-çıkışlarını kontrol etmek, sınırlamak veya gerektiğinde yasaklamak,

*  Gerekli görülen zaruri ihtiyaç maddelerinin dağıtımını düzenlemek,

*  Beslenme, ısınma, temizlik ve aydınlanması için gerekli gıda madde ve eşyalarla her türlü yakıtın, sağlığın korunmasında, tedavide ve tıpta kullanılan ilaç, kimyevi madde, alet ve diğer şeylerin, inşaat, sanayi, ulaşım ve tarımda kullanılan eşya ve maddelerin, kamu için gerekli diğer mal, eşya, araç, gereç ve her türlü maddelerin imali, satımı, dağıtımı, depolanması ve ticareti konularında gerekli tedbirleri almak, bu yerlere gerektiğinde elkoymak, kontrol etmek ve işyerini kapatmak.

*  Kara, deniz ve hava trafik düzenine ilişkin tedbirleri almak, ulaştırma araçlarının giriş ve çıkışlarını kayıtlamak veya yasaklamak.

*  Sokağa çıkmayı sınırlamak veya yasaklamak,

*  Belli yerlerde veya belli saatlerde kişilerin dolaşmalarını ve toplanmalarını, araçların seyirlerini yasaklamak,

*  Kişilerin; üstünü, araçlarını, eşyalarını aratmak ve bulunacak suç eşyası ve delil niteliğinde olanlarına el koymak,

*  Kimlik belirleyici belge taşıma mecburiyeti koymak,

* Gazete, dergi, broşür, kitap, el ve duvar ilanı ve benzerlerinin basılmasını, çoğaltılmasını, yayımlanmasını ve dağıtılmasını, bunlardan olağanüstü hal bölgesi dışında basılmış veya çoğaltılmış olanların bölgeye sokulmasını ve dağıtılmasını yasaklamak veya izne bağlamak; basılması ve neşri yasaklanan kitap, dergi, gazete, broşür, afiş ve benzeri matbuayı toplatmak, 

* Söz, yazı, resmi, film, plak, ses ve görüntü bantlarını ve sesle yapılan her türlü yayımı denetlemek, gerektiğinde kayıtlamak veya yasaklamak, 

l Kamuya veya kişilere ait kuruluşlara ve bankalara, kendi iç güvenliklerini sağlamak için özel koruma tedbirleri aldırmak veya bunların artırılmasını istemek,

* Her nevi sahne oyunlarını ve gösterilen filmleri denetlemek, gerektiğinde durdurmak veya yasaklamak,

* Ruhsatlı da olsa her nevi silah ve mermilerin taşınmasını veya naklini yasaklamak, 

*  Her türlü yakıcı, aşındırıcı, yaralayıcı eczalar veya diğer her türlü zehirler ve boğucu gazlar veya benzeri maddelerin bulundurulmasını, hazırlanmasını, yapılmasını veya naklini izne bağlamak veya yasaklamak ve bunlar ile bunların hazırlanmasına veya yapılmasına yarayan eşya, alet veya araçların teslimini istemek veya toplatmak,

*  Kamu düzeni veya kamu güvenini bozabileceği kanısını uyandıran kişi ve toplulukların ülkeye girişini yasaklamak, dışına çıkarmak veya ülke içerisinde belirli yerlere girmesini veya yerleşmesini yasaklamak, 

*  Güvenliklerinin sağlanması gerekli görülen tesis veya teşekküllerin bulunduğu alanlara giriş ve çıkışı düzenlemek, kayıtlamak veya yasaklamak, 

* Kapalı ve açık yerlerde yapılacak toplantı ve gösteri yürüyüşlerini yasaklamak, ertelemek, izne bağlamak veya toplantı ve gösteri yürüyüşlerinin yapılacağı yer ve zamanı tayin, tespit ve tahsis etmek, izne bağladığı her türlü toplantıyı izletmek, gözetim altında tutmak veya gerekiyorsa dağıtmak,

* Dernek faaliyetlerini; her dernek hakkında ayrı karar almak ve üç ayı geçmemek kaydıyla durdurmak, 

* Komşu devlet Türk Hükümeti arasında varılacak mutabakat çerçevesinde, valinin talebi üzerine  sınır ötesi operasyon yapılabilicek.


81 OHAL valisi

*  OHAL Kanunu, yönetim koordinasyonu ve organları da düzenliyor. Buna göre bu üç boyunca 81 ilin valisi, OHAL Valisi oluyor. Türk devleti, kanunu Kuzey Kürdistan için düzenlediğinden ‘bölge’ bazlı bir koordinasyon öngörmüş. Koordinasyon görevi Başbakan veya görevlendireceği bakanlıkça sağlanır. Bakanlıklar temsilcilerinden meydana gelen Olağanüstü Hal Koordinasyon Kurulu kurulur, Bölge Valiliği ve teşkilatlanması öngörülüyor. Ancak önceki akşamki duyuruda gjrüldüğü gibi şimdi koordinasyonu bizzat Türk Cumhurbaşkanı Erdoğan üstleniyor ve valiler onu temsil ediyor. Valiler, bütün devlet memurları ve çalışanları üzerinde gerekli tasarrufa sahiptir. Uygulamada tüm yetki valilerindir.  Valilerin isteğiyle ordu ve polis müdahil olmak zorunda, diğer illerden veya merkezi yapıdan istediği destek karşılanır.  Komuta ortak belirlenir ve askir operasyonu en rütbeli komutan yürütür.


Sözlü duyuruyla el koyabilir

*  Her çeşit yayın araçlarıyla ilanen, gerektiğinde belirli yükümlülükler için ilgililere yazılı olarak ve acil hallerde daha sonra yazı ile teyid edilmek üzere sözlü olarak duyuru yapılır. Bu duyuru üzerine  yükümlülük konusu para, taşınır ve taşınmaz mallarını verilen süre içinde ve istenilen şekilde görevlilere teslim etmek, çalışma yükümlülüğüne tabi tutulmuşlarsa belirtilen gün ve saatte işbaşında hazır bulunmak zorundadırlar. Teslim alınan veya kullanılan mallarla yaptırılan çalışmalara karşılık ilgililere birer belge verilir. Mal ve çalışma yükümlülerinin bu belgelerle ilgili makamlara başvurmaları üzerine alınan malların veya yaptırılan çalışmaların bedeli, kirası, ücreti veya tazminatı mahalli rayice veya satış fiyatına göre olağanüstü hal kurulu veya bürolarınca tespit ve takdir olunarak, usulü dairesinde ödenir. 

* Geçici süre için alınan taşıt araçları ve diğer mallar, yükümlülük sona erdiğinde ilgililere geri verilir. 



 HABER MERKEZİ






Belediyeler cenderede


OHAL Kanunu, rejime belediyeler üzerindeki yetkisini artırıyor:

* Vali, OHAL’in gerektirdiği durumlarda mahalli idarelerin organlarınca alınacak kararlar ile tesis edilecek tasarrufların tamamının veya belli konulara ilişkin olanlarının; il merkezinde kendisinin, görevlendirilmesi halinde ilçelerde kaymakamların onayı ile yürürlük kazanmasını kararlaştırabilir.

* Mahalli idarelere ait kuruluşların geçici olarak kullanılan taşınır ve taşınmaz malları ile tüketilmeyen maddeleri geri verilir. Bunlar için herhangi bir bedel, ücret kira veya tazminat ödenmez.


Yargısız infaz yetkisi

* OHAL döneminde devlet güçleri, teslim ol emrine itaat edilmemesi veya silahla mukabeleye yeltenilmesi veya meşru müdafaa durumuna düşmeleri halinde doğruca ve duraksamadan hedefe ateş edebilirler. Haklarındaki soruşturma işlemi tutuksuz yapılır. Valinin verdiği emirler uygun araçlarla ilan edilir. 


Ceza hükümleri

* Valinin ilan ettiği tedbirlere aykırı hareket edenler, emirleri dinlemeyenler veya istekleri yerine getirmeyenler veya kimliklerine dair kasten gerçeğe aykırı bilgi verenler veya bilgi vermekten çekinenler, ayrıca üç aya kadar hapis cezasıyla cezalandırılırlar.

* Devlet güçlerini telaşlandıracak haber yayan veya nakledenler, ayrıca bir yıla kadar hapis ve ağır para cezasıyla cezalandırılırlar. Basın ve yayın organları vasıtasıyla işlenirse bir misli artırılarak hükmolunur. 


Yargı denetimine sınırlama

OHAL yöneticilerinin karar ve işlemlerinin yargısal denetiminde sınırlama var. Kanunun 33. maddesinde, İçişleri Bakanı ve valilere tanınan yetkilerin kullanılması ile ilgili idari işlemlere karşı idari yargıda açılacak davalarda “yürütmenin durdurulması kararı” verilemeyeceği hükme bağlanıyor.