Bu ülkenin burjuvazisi de kıytırık. Hepsi palazlanırken sırtını devlete dayadığından küçükken sopa yemiş mahalle kabadayısı gibi, söz konusu 'hükümetler' olduğunda her şey teferruat oluyor. En kabadayısı süt dökmüş kedi sessizliğinde ağzının kenarındaki kalıntıları yalanıp, mırıldanıp duruyor. Mesela ABD'de hiçbir hükümet burjuvazinin önde gelenleri aleyhine hiç bir şey yapamaz. Sahip-köpek ilişkisi vardır ve her zaman bu sadakat içerisinde hareket edilir. Bizdekiler köpeğe paçayı kaptırdığında bile hala gülümsemeye çalışılıyor ya çok garip. Siz mesela ABD'de sadece başkan sevmiyor diye bazı bankaların batma durumuna düştüğünü, gazete ve televizyonların kapanma aşamasına geldiğini filan duydunuz mu?
Akıl vermiş gibi olmayayım ama burada burjuvazi de burjuvazi değil ki birader çek dersini ver köpeğinin. Yok! Yani burjuvazi yanlısı değilim de kapitalizmin de bir kuralı var değil mi? Monarşi miyiz biz ya da öyleyiz galiba ve yahut kesin.  
Bu, iktidarın burjuvazi karşıtı olduğunu göstermiyor tabii ki. Tam tersi o kadar seviyor ki içine almak, derisini bedenine sarmak istiyor. Kuzuların sessizliği mübarek. Bu sadece paraya sahip olma sevdası değil, aristokrasiye öykünme, yeni burjuvazi kompleksi ve monarşik şizofreni. Yani her şey ortaya karışık durumda - Garsona el hareketi ile masanın ortasına sağdan sola elinizi çevirerek. Üstünden ABD jetleri uçan Suudi Arabistan prensi mi olsam yoksa beyaz saraylarda kara görünümlü dünya lideri mi bilememenin salaklığı halinde… -
Kifayetsiz burjuvaziye dönersek, mesela sermayesinin son damlasına kadar AB hayali ile yanıp tutuşurken bu kadar yıl AB'den kopan bir politika karşısında seyretmekten başka bir şey yapması açıklanabilir mi? Yine ABD üzerinden anlatmaya çalışırsak, mesela NAFTA'yı savunduğunu söyleyip onun aleyhine politikalar sürdüren bir iktidar olması mümkün değildir. Kimdir ki devlet başkanı burjuvazi karşısında? Tek seçimi kalmış canavar. 
Yeni ikame AKP burjuvazisi de abilerinden farklı değil. Daha da beter, hem muhteris hem kifayetsiz. Kendi tapelerine göre bir kumara dalmışlar kurtulamayan durumundalar. Eh bir de tek keyifleri dört çeker cipler ve umre ziyaretleri ise bu durum çok daha çekilmez oluyordur muhtemel.
Kifayetsiz burjuvazi! Tek yaptığın, Dostoyevski'den uyarlamayla, efendinin önünde eğilirken yellenmekten ibaret. Ey burjuvazi kendine gel. Sınıfının bilincine var. Efendi olan sensin! Muhtaç olduğun kuvvet sermayende mevcuttur. 
Girin birbirinize, harekette bereket vardır.