İktidar, AKP'ye olan sempatisi ile tanınıyor. Bu partinin başa gelmesi ile özellikle kadınlara yönelik şiddet ve ayrımcılıkta büyük artış yaşandı. En son 3 Eylül günü bir kadın ve nişanlısı araçla giderken, üç polis tarafından durduruldu. Polislerden ikisi genç kadına tecavüz ederken, diğeri nişanlısını tuttu. Olay skandal yarattı. İçişleri Bakanlığı sözcüsü Khaled Tarrouche, polisin çifti “ahlaksız bir pozisyonda” yakaladığını söyleyerek utanç verici bir açıklamada bulunurken, yine de bu durumun tecavüze gerekçe olamayacağını sözlerine ekledi.
İki polis tecavüzden tutuklanırken, genç kadın ve nişanlısı “'ırza geçme'” suçlamasıyla ifadeye çağrıldı. Aralarında Tunuslu Demokrat Kadınlar Derneği ile Tunus İnsan Hakları Ligi’nin de olduğu çok sayıda sivil toplum örgütü bu duruma sert tepki göstererek, bu prosedürün “mağduru sanığa dönüştürdüğünü” belirtti.
Mağdur iken sanık oldu
Genç kadının avukatı Bouchra Belhaj Hmida, hükümetin bu olayda “siyasi ve ahlaki sorumluluğu” olduğunu kaydetti. Hmida, Partinin iktidara geldiği 23 Ekim 2011'’den bu yana polisler tarafından çok sayıda cinsel, moral ve mali saldırı gerçekleştiğini ifade etti.
Genç kadın ise, polis kendilerini durduğunda giyinik olduğunu belirterek bakanlığı yalanladı. Mağdur kadın, "“Mahkemeye sanık olarak çağrılacağıma asla inanmazdım. Sanık değil mağdur olduğumu düşünüyordum"” dedi. İslam yanlısı Ennahda partisi geçtiğimiz ağustos ayında yeni anayasa için önerdiği tasarıda kadından söz ederken eşitlik yerine “erkeğe tabi” olmasını istemesi geniş bir tepkiye yol açmış. Geçen pazartesi günü bu tasarıdan vazgeçilmişti.
ANF/TUNUS