
Öcalan'ın üzerindeki tecridi protesto etmek için 19 Haziran’da, Diyarbakır D Tipi’nde boğazını kesen ve Midyat Cezaevi’ne sürgün edilen Abdulvahit Kılıç’ın (43), 29 Haziran'da bulunduğu cezaevinde tekrar boğazını kestiği ve kaldırıldığı hastanede yaşamını yitirdiği belirtildi.
Oğlu Vedat Kılıç, yetkilinin kendisine, “Baban boğazını kesti" dediğini belirtirken, Midyat Kaymakamı ise Kılıç’ın tavana astığı gömleğiyle intihar ettiğini ileri sürdü. Bu açıklama infaz şüphesi uyandırdı. Kılıç'ın cenazesi önceki gün Diyarbakır Devlet Hastanesi Morgu'ndan alınarak Kocaköy'e götürüldü. Aileye BDP Amed Milletvekili Nursel Aydoğan da eşlik etti.
Kılıç'ın cenazesi Kocaköy İlçesi Ulu Cami önünde bekleyen yüzlerce yurttaş tarafından "Şehîd namirin" ve "Kürdistan faşizme mezar olacak" sloganları ile karşılandı. Camide dini vecibeleri yerine getirilen Kılıç'ın sarı, kırmızı ve yeşil flamaya sarılı tabutu, binlerce yurttaş tarafından omuzlara alınarak, Kocaköy Mezarlığı'na doğru yola çıkarıldı. Yol boyunca sloganların dinmediği cenaze töreninde Kılıç'ın fotoğrafları taşındı. Yürüyüşün ardından mezarlığa gelen kitle, Kılıç'ın cenazesini, "Şehîd namirin" sloganları ile toprağa verdi. Törende konuşan TUHAD-FED Başkanı Zübeyde Teker, Kılıç'ın demokrasi şehidi olduğunu ifade ederek, Kılıç ve demokrasi mücadelesi uğruna yaşamını yitiren herkesi sahiplenmeye çağırdı. BDP Milletvekili Nursel Aydoğan ise geçen bir ay içerisinde cezaevlerinde 20'ye yakın kişinin hayatını kaybettiğini belirterek "Bu kabul edilemez" dedi.
Konuşmaların ardından binlerce yurttaş, Kılıç için kurulan taziye evine geçti. Kılıç'ın ailesi 3 gün boyunca taziye ziyaretlerini kabul edecek.
DİHA/AMED