Midyat Cezaevi'nde intihar ettiği iddia edilen siyasi tutsak 43 yaşındaki Abdulvahit Kılıç'ın ölümü ile ilgili şüpheler artıyor. Polis kurşunuyla yaşamını yitiren Dicle Üniversitesi öğrencisi Aydın Erdem için düzenlenen eylemde çıkan olaylara katıldığı iddiasıyla 21 Mart 2012 tarihinde gözaltına alınan Kılıç, "örgüt üyesi olmak" iddiasıyla tutuklanarak, Diyarbakır D Tipi Kapalı Cezaevi'ne konuldu. Kılıç, henüz 3 ay tutuklu bulunduğu cezaevinde, 19 Haziran'da boğazını kesti. Dicle Üniversitesi Tıp Fakültesi'nde ameliyat edilen Kılıç, bir haftayı aşkın süre Eğitim ve Araştırma Hastanesi'nde tutuldu. 27 Haziran tarihinde boğazında 20 santimlik kesik olmasına rağmen Midyat Cezaevi'ne sevk edildi. Sevk sırasında ring aracında işkenceye maruz kaldığı iddia edilen Kılıç, cezaevinde tek kişilik hücreye konuldu. Cezaevi yetkilileri, 29 Haziran'da hastaneye kaldırılan Kılıç'ın ailesine, "Abdulvahit Kılıç gömleği ile kendisini asarak intihar etti" dedi.
Aile ise cezaevi idaresinin açıklamasını inandırıcı bulmuyor. Babasının tecridi protesto için boğazını kestiğini belirten Vedat Kılıç, "10 gün önce intihar teşebbüsünde bulunan bir kişi nasıl hücreye atılır" diye sordu. 29 Haziran akşamı babasının Midyat Devlet Hastanesi'ne kaldırıldığını kaydeden Kılıç, "Babam akşam yaşamını yitirmiş ama bize ertesi gün haber verildi" dedi.

Cevap bekleyen sorular!
Babasının otopsi işlemleri için Diyarbakır Devlet Hastanesi'ne getirildiğini aktaran Kılıç, vücudunda darp izleri olduğunu aktararak, şöyle konuştu: "Daha otopsi işlemleri yapılmadan biz içeriye girdik. Cenazeyi orada gördüğümüz zaman aklımıza birçok soru işareti takıldı. Örneğin daha otopsi işlemleri yapılmayan bir cenaze neden ıslak olur ve kendini asan bir kişinin vücudunda nasıl morluklar olur. Babam ya gardiyanlar ya da askerler tarafından işkenceye maruz kaldı. Vücudundaki parmak izleri ve morluklar, soğuk su ile giderilmeye çalışıldı. Babamın ölümünden şüpheliyiz. Cezaevi yetkilileri 'kendini asmış' diyor ama boynunda hiçbir morluk izi yoktu."

DİHA/AMED