
M. ZAHİT EKİNCİ/HAMBURG
Almanya’nın Hamburg kentinde yapılan G20 zirvesini protesto etmek için kent merkezinde yapılan yürüyüşe, 100 bine yakın kişi katıldı. Kürdistanlıların en ön kortejde yer aldığı kitlesel protesto yürüyüşünde sık sık Rojava Devrimi’ni selamlayan sloganlar atıldı.
Protesto gösterisinde Alman devletinin yasakladığı binlerce YPG, YPJ, PKK flama ve bayrakları ile Kürt Halk Önderi Abdullah Öcalan posteri taşınarak, yasağa verilebilecek en anlamlı ve etkili cevap verildi.
Öyle ki Kürdistanlıların yanı sıra farklı uluslardan binlerce eylemci YPG bayrağını dalgalandırarak, Rojava Devrimi’nin aynı zamanda kendi devrimi olduğunu da gösterdi.
Saat 13.00’te Hamburg’un en işlek alanlarından olan Deichtor’da bir araya gelen on binlerce aktivist, yürüyüş kortejinde yerini aldı. 200 kurum, kuruluş, parti, sendika ve siyasi örgütün destek sunduğu protesto yürüyüşünde yapılan konuşmalarda dünyadaki tüm adaletsiz gelir dağılımının Kapitalist Modernite ile yönetilen zihniyetlerin eseri olduğuna vurgu yapıldı.
Hamburg’ta olması provokasyon
Hamburg’da yapılan G20 zirvesi ile polisin kenti adeta kuşatmaya aldığını söyleyen konuşmacılar, bunun her şeyden önce kent sakinlerinin hayatına müdahale amaçlı olduğuna vurgu yaptı. Konuşmacılar, zirve öncesi yapılan anketlerde de kent sakinlerinin zirvenin Hamburg’ta yapılmasını istemediğinin de ortaya çıktığını ifade etti.
Keyfi yasağa direniş
Yaklaşık 100 bin kişinin katılım sağladığı yürüyüş aynı zamanda Rojava Devrimi’ni selamlama yürüyüşüne dönüştü adeta. Yürüyüş boyunca ‘Bijî şoreşa Rojava’, ‘Yaşasın enternasyonal dayanışma’, ‘Yaşasın PKK-Apo’, ‘PKK halktır halk burada’ sloganları atıldı.
Hamburg İçişleri Senatörü’nün kesinlikle yasaklı flamalara izin verilmeyeceği söylemine tepki olarak da on binlerce kişi ellerinde YPG, PYD, YPJ, PKK bayraklarıyla yürüyüş yaparak bu yasakçı zihniyeti tanımıyacakları mesajı verdi. Yürüyüşün başlangıcında eylemcilerin içine girerek flama ve bayraklara müdahale etmek isteyen polise, halk tepki gösterince polis geri adım atmak zorunda kaldı.
Almanya Demokratik Kürt Toplum Merkezi’ne (NAVDEM) bağlı kurumların çeşitli kentlerden kaldırdıkları otobüslere ise Hamburg il sınırında çeşitli zorluklar çıkarıldı. Avukatların devreye girmesiyle de bu sorun çözüldü. Ancak Essen kentinden otobüslerle gelmek isteyen Kürdistanlıların tuttuğu otobüsler, polisin firmaları arayıp tehdit etmesi üzerine sefere çıkmadı.
Bu bir insanlık devrimidir
Yürüyüşün ardından yapılan mitinge telefonla katılan PYD Eşbaşkanı Salih Muslim, Kürt halkının Rojava’da tüm insanlığın kazanımı olan bir devrimin inşaasına başladığını söyledi. Muslim devamla şunlara değindi: “Bu devrimin karakterinde enternasyonalizm vardır. Kanada’dan Avusturya’ya kadar birçok enternasyonalist arkadaşımız burada canlarını verdi. Bizler bu insanlara minnettarız. Bu devrim Başkan Apo’nun felsefesi ile hayat bulan bir devrimdir. Kapitalist Modernite’ye karşı Demokratik Modernite’nin hayata geçirilmesi projesidir. Bu proje, Ortadoğu’da insanların dilleri, dinleri farklı olsa da nasıl kardeşçe bir arada yaşayabileceklerinin projesidir.”
NAVDEM Eşbaşkanı Ayten Kaplan ve YJK-E temsilcisi Münnever Azizoğlu da etkinlikte konuştu. Mısırlı ekonomist Samir Amin, Kolombiyalı aktivist Jakeline Romero, Amerika Black Lives hareketi adına Priyya Redi ve Hamburg İttiffak Hakkı adlı kuruluş adına da Dadlen Mooes bir konuşma yaparak G20 zirvesine karşı olan eleştirilerini ve rahatsızlıklarını dile getirdi. Kürt sanatçı Serhado başta olmak üzere çok sayıda antifaşist sanatçı da sahnede müzik performanslarını gösterdi.
7-8 Temmuz’daki G20 zirvesi karşıtlarının 5-6 Temmuz’da yaptığı Alternatif Zirve’de Kürt sorunu, Rojava Devrimi düzenlenen panellerde tartışıldı. Ayrıca Kürt Kadın Barış Bürosu CENİ jineoloji bilimi üzerine, NAVDEM de Demokratik Konfederalizm üzerine sunum yaptı.
Zirve bitti, çatışmalar bitmedi
Önceki gün saat 17.00’de zirve resmi olarak sona erse de polis ile karşıt göstericiler arasındaki sokak çatışmaları sabahın erken saatlerine kadar devam etti. Antikapitalist gençlerin bir araya gelip yürüyüş yapmalarını engellemek ve onları zirvenin yapıldığı Messehalle semtine sokmama girişimlerine karşın gençlerde St. Pauli ve Sternschanze semtinde bulunan çok sayıda sokağa barikat kurarak sivil itaatsizlik eylemi gerçekleştirdi.
Sokakların başında barikat kuran gençler, uzun bir süre polisi bu alanlara sokmayınca polis ancak takviye güç sayesinde ve onlarca polis arabası, TOMA ve su sıkan makineler eşliğinde buralara girebildi.
3 gün boyunca yaşanan sokak çatışmalarında eylemci ve polislerden yaklaşık 500 kişi yaralandı. 11 kişinin durumunun ağır olduğu öğrenildi. Polisin eylemcilere müdahale etmesi sonucunda 300’ün üzerinde genç de polis tarafından gözaltına alındı.