
Kimyasal Silahların Yasaklanması Örgütü (OPCW), Suriye’nin kimyasal silahlarının 2014 ortasına kadar imhasına ilişkin planı geçtiğimiz günlerde onaylamıştı. Plana göre; sarin ve hardal gazı gibi en tehlikeli kimyasal silahların yıl sonuna kadar Suriye dışına çıkarılıp 2014 yılının Nisan ayına kadar tasfiye edilmesi öngörülüyor. Diğer tehlikeli kimyasalların ve onları oluşturan maddelerin de 5 Şubat’a kadar ülkeden çıkarılıp Haziran ayı sonuna kadar da ortadan kaldırılması hedefleniyor.BM Güvenlik Konseyi’nin 2118 sayılı kararı uyarınca Esad rejiminin elinde tek bir kimyasal silah dahi kalmaması öngörülüyor.
Risk alma istemiyorlar
Ancak bu silahların imha edilmesi zorlu ve riskli bir süreç. Öncelikle kimyasal silahların Suriye dışına çıkarılması gerekiyor. Ancak şimdiye dek hiçbir ülke bu silahları kendi ülkesinde işlemden geçirmeye razı olmadı. ABD’nin teklifini Norveç ve Belçika kapasite yetersizliğini gerekçe göstererek reddetti. Önce “evet” diyen Arnavutluk yönetimi de ülkedeki yoğun protesto gösterilerinin ardından bu kararından vazgeçmişti.
Almanya da istemiyor
Aslında Kimyasal Silahlar Sözleşmesi’ni imzalayan 190 ülkede de bu işlemlerin yapılması mümkün. Ama kimyasalların imha süreci son derece riskli bir operasyon olduğu için hiç bir ülke buna yanaşmıyor. OPCW’nin 41 ülke ile görüşmekte olduğu açıkladı. ABD’nin de konuyu Fransa ile istişare ettiği açıklandı. Almanya’nın da kimyasalları yok edecek fırınları bulunuyor. Ancak Merkel yönetimi de silahların Almanya’ya getirilmesine yanaşmıyor. ABD’de ise yasalar kimyasal silahların ülkeye sokulmasını yasaklıyor.
Ülke bulunmazsa fiyasko olur
Deutsche Welle’ye konuşan Alman Bilim ve Politika Vakfı’nın güvenlik uzmanı Oliver Meier Esad’ı ikna etmek için bu kadar siyasi çaba gösterildikten sonra, silahları ülkeden çıkarmaya kimsenin yanaşmamasının tam bir fiyasko olacağını söylüyor. Kimyasal silah uzmanı Ralf Trapp ise ortak bir çıkar yol bulunacağı görüşünde.
FRANKFURT