• Açlık grevindeki tutsaklardan Baran Eman’ın annesi Zahide Eman, “Kimse oğlumun iradesini kıramaz” dedi. 

Türk cezaevlerindeki PKK ve PAJK’lı tutsakların, “Abdullah Öcalan’a Özgürlük, Kürt Sorununa Çözüm” kampanyası kapsamında 27 Kasım’da başlattığı dönüşümlü açlık grevi 47. gününde. Tutsak yakınları öncülüğündeki Adalet Nöbeti de Amed, Wan, Adana, Mersin, İstanbul, İzmir ve Mardin’de devam ediyor.

Grevde olan tutsaklardan Baran Eman’ın (24) Riha’nın (Urfa) Pirsûs (Suruç) ilçesinde yaşayan babası Mehmet Eman (58) ile annesi Zahide Eman (47) çocuklarının taleplerini sahiplendiklerini söyledi. MA’dan Emrullah Acar’a konuşan baba Eman, “Oğlumuz ile geçen hafta konuştuk. Oğlum daha önce iki defa açlık grevine girdi. Bu defaki açlık grevinin sonuç vermesini bekliyoruz. Sayın Öcalan bir semboldür, çok uzun bir süredir ailesi ile de görüşemiyor. Bu hem ailesi hem de kendisi için ağır bir durum. Sayın Öcalan’ın koşullarına bakıldığı zaman tutsakların ne kadar ağır koşullar altında kaldığını görürüz. Sayın Öcalan’ın üzerindeki tecridin kaldırılıp fiziki özgürlüğü sağlanmalı. Cezaevinde var olan ve süre gelen baskıların biran önce kaldırılması gerek. Türkiye’de sürekli kör bir dövüşe dönüşen savaşın bitmesini istiyoruz. Bizim daha demokratik bir ülke beklentimiz var. Çocuklarımızın taleplerinin arkasında sonuna kadar duruyoruz. Onların talepleri bizim taleplerimizdir” şeklinde konuştu.

Dışarıdakilere mesajdır

Tutsaklara yönelik ağır baskıların dışarıdakilere birer mesaj olduğunu belirten Eman, “Çocuklarımızın tehdit edilmesi, bizim tehdit edilmemiz anlamına geliyor. Bu cezaevlerinde daha kötü şeyler yaşanmadan bir çözüm bulunması lazım. Hasta tutsaklar serbest bırakılmıyor. Biran önce hasta tutsaklar serbest bırakılmalı. Kürt meselesi ciddi bir eşiğe ulaştı. Bunun demokratik yollarla çözülmesi gerekiyor” dedi.

Taleplerini savunacağız

Anne Zahide Eman ise tutsakların açlık grevine girdikten sonra keyfi yasaklar ve disiplin cezalarıyla sindirilmeye çalışıldığına dikkat çekerek, şunları dile getirdi: “En son oğlum ile konuştuğumda açlık grevine girdikleri için hakarete maruz kaldıklarını anlattı. Oğlum bana her aradığında ses kaydını almamızı istedi. ‘İlerde lazım olabilir’ dedi. Ben sonuna kadar oğlumun arkasındayım. Hiç kimse oğlumun iradesini kıramaz. Hiçbir uygulama bizim irademizi kıramaz. Sonuna kadar onların insani taleplerini savunacağız.” URFA