Kimse maskesiz kalmasın
Kadın Haberleri —

- Fatma Sulu, korona sürecinde kendi imkanları ile binden fazla maske yaparak “maskesiz kimse kalmasın” şiarıyla ihtiyaç sahiplerine ücretsiz dağıtarak insani bir göreve imza attı.
MURAT MANG/BIELEFELD
Almanya’nın Bielefeld kentinde yaşayan ve aynı zamanda mesleği terzicilik olan Malatyalı Fatma Sulu, maske zorunluluğu başladıktan sonra Alman arkadaşı Dr. Helga‘nın fedakarlığından ilham alarak maske dikme kararı aldığını söyledi.
İhtiyacı olanlara dağıttım
Fatma Sulu, yaptığı maskeleri ihtiyacı olan herkese karşılık almadan ulaştırmaya çalıştığını hatta bunun için WhatsApp üzerinden çağrı yaptığını belirterek, “Dayanışma amacı ile kapı komşularıma, ulaşabildiğim Kürtlere, akrabalara, Alman solculara, AWO Bielefeld, Diakoni Jöllenbeck gibi kesimlere dağıttım. Tabii ki ücretsiz dağıttım. Hatta Hamburg, Köln, Kassel, Frankfurt gibi uzak kentlerde yaşayan tanıdıklara da posta yolu ile gönderdim” şeklinde konuştu.
11 gün evden hiç çıkmadım
Korona süreciyle birlikte başlayan maske zorunluluğu sürecinde maske yapmaya başladığını söyleyen Sulu, kendisini 11 gün eve kapatarak sürekli maske diktiğini anlattı. Sulu azim ve kararlılığını, “Kendimi adeta karantinaya almıştım” sözleri ile dile getirdi. İnsanlara nasıl ulaştığına dair sorumuza ise, “Yaptığım videoyu WhatsApp grubuna koyarak ihtiyacı olanlara çağrıda bulundum. Bu şekilde ihtiyacı olanlar gelip kapıdan alıp gidiyordu” şeklinde cevap verdi.
Esin kaynağı Dr. Helga
Emekli bir arkadaşından esinlenerek maske dikmeye karar verdiğini anlatan Fatma Sulu, şunları belirtti: “Alman bir doktor arkadaşım var; Helga Borowski. Emeklidir. Korona sürecinde sağlıkçılara ihtiyaç olduğundan dolayı çağrıda bulundular. Helga, 2 ay gönüllü hizmet verdi. Kendisine o günlerde (karantina sürecinde) neden çalıştığına dair soru sormuştum. Bana, ‘İnsanlar ölüyor. İnsanlık görevimi yapmak zorundayım, evde oturamam’ demişti. Ben de Helga‘dan esinlenerek maske yapmaya karar verdim.”
Binden fazla maske dikti
Fatma Sulu, bugüne kadar diktiği binin üzerindeki maskenin masraflarını ilk başlarda kendi imkanları ile, sonradan komün tarzı bir dayanışmaya dönüştürerek, herkesi içine aldığını söylüyor: “Masrafı ilk başlarda kendi imkanlarımla karşıladım. Örneğin önce evdeki beyaz giysileri, yorgan yüzlerini çocuklarımın giymediği elbiseleri kestim. Var olan lastikleri kullandım. Malzeme kalmayınca herkese haber vererek evinde kumaş, lastik olanlardan malzeme istedim. Dolayısıyla herkesi bu dayanışmanın içine kattım. Yığınla kumaş ve lastik geldi. Herkes evinde ne varsa getirip kapıma bırakıyordu. Alışveriş mağazaları açıldıktan sonra kumaş satın alarak yapmaya devam ettim. Halen de yapıyorum.”







