Uluslararası komplonun 20. yıldönümünde Mannheim’dan yola çıkan gençler, 6 günlük yürüyüşün ardından Strasbourg’a ulaştı. Cumartesi günü birlikte yola koyulduğumuz yürüyüşçüler hem hava muhalefeti hem de polisin baskı ve saldırılarına rağmen eylemlerini kararlılıkla sürdürdü ve enternasyonalist kolla birlikte yürüyüşlerini tamamladı.
Almanya, Fransa, İsviçre gibi farklı ülkelerden gençlerin katıldığı yürüyüş kolunda yer alan 3 genç kadınla, eylem ardından misafir olduğumuz bir Kürdistanlının evinde sohbete başlıyoruz. Hepimiz yağmurdan sırılsıklam olmuşuz. Aile yürüyüşe gelemediği için kendilerini yemek hazırlamakla yükümlü görüyor. Herkes ıslak kıyafetlerini çıkarıyor ve herkese uygun kıyafetler bulunuyor. Yemeklerimizi yiyoruz ve ufak ufak sohbetlerimiz başlıyor. İsviçre, Hannover ve Frankfurt’tan gelen genç kadınlarla sohbeti röportaja dönüştürüyoruz.
Gençler öncülük etmeli
Zelal Çiftçi, Urfalı, 23 yaşında ve bir yıldır Hannover’de yaşıyor. Dersim’de öğrenciymiş. Siyasi faaliyetlerinden dolayı sürgüne çıkmak zorunda kalanlardan biri. "Leyla Güven öncülüğünde Önderliğimiz üzerindeki ağırlaştırılmış tecridin kaldırılması için başlayan bu direnişe en güçlü bir şekilde destek sunmalıyız" diyor. Polis saldırısı kendisi için şok edici olsa da "yürüyüş güzel ve coşkulu geçti" diyen Zelal, genç kadınların eksikliğini ise eleştirdi: "Bugün büyük bir direnişin öncülüğünü yapan bir kadın yoldaşımız ve biz onun yoldaşları olarak direnişi daha fazla yükseltmeliyiz. Daha fazla olmalı bu direnişe öncülük edip sesimizi yükseltmeliyiz."
Amacımıza ulaşana kadar
Rojzerin Duran ise 18 yaşında, o da Hannover’de yaşıyor. Ailesinin 30 yıldır Almanya’da yaşadığını belirten Rojzerin ikinci kez uzun yürüyüşe katılıyor. Konuşmasında Alman polisinin saldırılarını ayrıntılarıyla anlatırken, "Ben de darp edildim. Yüzüme bir yumruk indi ve birden gözlerim karardı. Burnumdan çok kan aktı. Burnum kırıldı ve hastaneye kaldırıldım" diye anlatıyor. Polis tarafından darp edildiğine dair rapor aldığını ve avukata teslim ettiğini belirten Rojzerin tepkisini şöyle dile getiriyor: "Onlar 'Bijî Serok Apo' yasak dedi, biz de 'Es lebe Öcalan' dedik. Kimse siz Öcalan için yürüyemezsiniz diyemez."
Devam eden açlık grevlerine işaret eden Rojzerin, "Hiçbir baskı, şiddet ve keyfi uygulama bizi amacımızdan alıkoyamaz. Leyla Güven, zindan direnişçileri, Strasbourg direnişçilerinin sesine ses olacağız. İmralı tecridi kırılana kadar her gün alanlarda olacağız. Amacımıza ulaşana kadar durmayacağız" mesajı veriyor.
Dördüncü kez katıldı
Hevidar Demirel, 20 yaşında ve Frankfurt’tan eyleme katılmış. Dördüncü kez uzun yürüyüşe katıldığını belirten Hevidar, "Daha önceki yürüyüşlerle karşılaştırdığımda hiç bu kadar kendimi baskı altında hissetmemiştim. Özellikle 'Bijî Serok Apo' sloganını söyleyememek çok dokundu, sanki tamamıyla özgürlüğüm elimden alınmış ve kendimi köşeye sıkıştırılmış hissettim" diyor. Yürüyüşe bu yıl Rojavalı gençlerin yoğun ilgi gösterdiğini belirten Hevidar, "Umarım genç kadın arkadaşlar da bu sorumluluğu hissedip eylemlerde yerlerini alırlar" diye belirtiyor.
Bu direnişe ses olalım
Özüm Zilan Güngör ise 1,5 yıldır İsviçre’de yaşıyor. "Babamın aldığı cezalardan kaynaklı Avrupa’ya çıkmak zorunda kaldık" diyen Zilan, İsviçre’de gençlik çalışmalarında yer alıyor. "Bugün dünyanın her yerinde birçok arkadaşımız açlık grevinde ve bizler de onların sesi olacağız. Tüm gençlere özellikle genç Kürt kadınlara sesleniyorum, gelin bu direnişe ses olalım" diye sesleniyor.