Van’daki depremde hayatını kaybedenlerin yasını tutan Kürtlerin acısı, gerillaların kimyasal sillah ve napalm bombaları da kullanılarak katledilmesinin ortaya çıkmasıyla ikiye katlandı. Bayram öncesi çifte yası yaşayan Kürt halkı adeta isyan etti. Cenazelerin paramparça edilmesine; siyasi ve askeri operasyonlara tepki gösteren onbinlerce kişi, Kuzey Kürdistan’ın dört bir tarafında protesto gösterileri düzenledi. Onbinlerce kişinin katıldığı vahşeti protesto eylemlerine saldıran devlet güçleri, milletvekillerini bile copladı.
Amed’de BDP milletvekilleri ile belediye başkanlarının da katıldığı gösteriye polis saldırdı. Demokratik Toplum Kongresi (DTK) ve BDP’nin çağrısı üzerine önceki gün Amed’de binlerce kişi bir araya geldi. Bağlar İlçesi 5 Nisan Mahallesi Özgür Yurttaş Derneği önünde bir araya gelen binlerce yurttaş yürüyüş düzenlemek istedi. Yürüyüşe DTK Koordinasyon Kurulu üyeleri ve BDP’li milletvekilleri Ayla Akat Ata ve Demir Çelik de katıldı. BDP Muş Milletvekilli Demir Çelik’in açıklama yaptığı sırada polis kitleye gaz bombaları ve tazyikli suyla saldırdı. Saldırya yurttaşlar da taş ve molotoflarla karşılık verdi. Yurttaşların darp edilmesine izin vermeyen Akat Ata ile Çelik, coplarla darp edilirken, bir polis Çelik’i yumrukladı. Tekrar dernek binası önüne gelen DTK ve BDP adına Ayla Akat Ata açıklama yaptı. „Biz yıllardır zulme karşı boyun eğmedik” diyen Akat Ata, şöyle devam etti: “Biz Şeyh Sait’in, Seyit Rıza’nın torunlarıyız. Biz Ağrı’yı, Dersim’i, Zilan’ı yaşadık. Bize öncülük eden Diyarbakır zindanında direnen yoldaşlarımızdır. Biz Mazlum Doğan’ın, Kemal Pir’in izinden gidiyoruz. Bu halk, değil gözaltı, değil tutuklama, değil cop, gaz bombası ölüme ‘tililili’ çekmiş bir halktır. Vekilimizin açıklamasından korkacağınıza öfkeli kitlelerden korkun. Biz dün direndik, bugün direneyoruz, yarın da direneceğiz.”
Polis yaşlı bir kadını tekme ve yumruklarken, engelli bir yurttaşı da yere atarak tekme tokat darp etti. Öte yandan DİHA muhabirleri Mazlum Sezer ve Berxwedan Yaruk, polisler tarafından darp edildi. Gazetecilerin çektiği fotoğrafları silinirken, kasetlerine el koydu. Saldırı sonrası biri engelli, 2’si çocuk, en az 15 kişi gözaltına alındı.


Ergani’de gerçek mermi

Polis, Ergani’de daha da pervasızlaşarak, gerçek mermi kullandı. Önceki gün Ergani’de binlerce kişi yürüyüş düzenledi. Yapılan basın açıklamasının ardından polis kitleye saldırdı. Saldırıda sınır tanımayan polis, halkın üzerine gerçek mermilerle ateş açtı. Şans eseri ölen olmadı.

Her yerde protesto vardı
Amed’in diğer ilçelerinde de halk sokaklardaydı. Binlerce kişi Bismil’de BDP İlçe Örgütü önünde bir araya geldi. Burada açıklama yapan BDP’li Mehmet Ceylan, Hükümete çağrıda bulunan, “Bu sorunun demokratik yollarla çözülmesi için halk size inisiyatif vermiştir. İnkar ve İmha ile Kürt halkını bitiremezsiniz. Çözüm arıyorsanız çözümün yolu İmralı’dadır ve müzakerelerdedir” dedi. Basın açıklamasının ardından tekrar yürüyüş yapmak isteyen gençlere, polis kurşunuyla yaşamını yitiren Halil İbrahim Oruç’un vurulduğu yer olan Nato Caddesi İstasyon yanında gençlere saldırıldı. Gençler de taş ve molotoflarla karşılık verdi. Çatışmanın ardından 3 kişi gözaltına alındı. Sur’da ise toplanan yurttaşlar ateş yakarak caddeyi trafiğe kapattı.

Hakkarililer: Sizden bıktık

BDP Hakkari İl Örgütü, yaşana ölümlerin durdurulması için yürüyüş ve oturma eylemi düzenledi. Yürüyüşün ardından açıklama yapan BDP Merkez İlçe Başkanı Fikret Erik, “İntikam naraları atarak, siyasi ve askeri operasyonları arttırarak Kürtleri haklı mücadelesinden vazgeçiremezsiniz. Özgürlük savaşçıları ile başa çıkamayan AKP, partimizi, seçilmişlerimizi rehin almıştır. Artık yetmedi mi? 40 bin kişinin daha mı ölmesi gerekiyor? Savaşa harcana milyonlarca dolar yetmedi mi? Maç skoru gibi ölü sayısı veren basın organlarından, ölüm kokan politikalardan, bir yerlere bayrak diken politikacılardan, intikam naraları atan Cumhurbaşkanından ve her gün vatan, millet, Sakarya nakaratları avazı çıktığı kadar fütursuzca bağıran başbakanlardan bıktık” dedi.


Vekiller seçim bölgelerine dönsün
Yüksekova’daki açıklamayı BDP İlçe Başkanı Rüstem Demir yaptı. Demir, “Çelê’de yaşananlar ve sonrasında Malatya’da ortaya çıkan vahşet haberleri intikam yemini eden devlet erkânının savaşa susadığının bir kanıtı olmuştur. Böylelikle, kitle imha silahları ve yoğun teknik kullanılarak gencecik nice canlara daha kıyılmıştır. Van’da yaşanan deprem bir trajediye dönüşürken AKP ve TSK fırsat bilerek askeri ve siyasi operasyonlara son hızla devam etmektedir. Gever Demokrasi Platformu olarak baskı ve imha operasyonlarına karşı tüm halkı demokratik mücadeleye çağırıyoruz” dedi. Demir, BDP milletvekillerinin komisyon ve Meclis çalışmalarını askıya alarak seçim bölgelerine dönmeleri gerektiğini kaydetti.


Cizre savaş alanına döndü

Şırnak ve ilçelerinde de protesto gösterisi düzenleyen yurttaşlara polis saldırdı. Şırnak merkeze bağlı Bahçelievler ve Yeni mahallelerinde bir araya gelen gençler yolu trafiğe kapatıp ateş yaktı. Bir süre sonra eylem yerine gelen polisler gençlere tazyikli su ve gaz bombalarıyla saldırdı. Protesto gösterisinin ardından 5 kişi gözaltına alındı. Cizre’de ise sokaklar çatışması vardı. Polis, yürüyüşe izin vermeyince sokaklar savaş alanına döndü. İdil’de iki gün üst üste gençler ile polis arasında çatışma çıktı. Silopi’de ise BDP İlçe binası önünde toplanan binlerce kişi yürüyüşe geçti. Yürüyüşün ardından yapılan açıklamada, savaşın tek sorumlusunun Başbakan Erdoğan olduğu söylendi.

Artık sabrımız kalmadı

Mardin ile Urfa’nın ilçelerinde de yürüyüşler düzenlendi. Nusaybin’de polis yürüyüşe müdahale etti. BDP binasının bulunduğu sokak, polis panzerleriyle kapatılırken, kitle adına konuşan BDP İlçe Yöneticisi Aslan Çelik, “Onlarca gencimiz gitti. Yaşanan vahşete karşı artık sabrımız kalmamıştır. Gücünüz yetiyorsa gelin bizi de katledin” dedi.


Dargeçit’te de yürüyüş düzenlendi
Urfa Ceylanpınar’da BDP İlçe Örgütü önünde basın açıklaması yapıldı. Açıklamada, “Ülkede akan kanın durması, barışın egemen olması için büyük çaba sarf eden Abdullah Öcalan’a uygulanan izolasyonun, AKP tarafından barışa katkı sunulmaması için uygulanan özel bir politika olduğu” belirtildi. Cenazelerin parçalanmasına tepki gösteren BDP Viranşehir İlçe Örgütü de parti önünde yaptığı basın açıklamasında „Bu yaşanan vahşete sessiz kalanlar insanlığını yitirmiştir“ açıklamasında bulundu.


Batman ile Suruç’ta da
Askeri operasyonların günlerdir sokaklarda protesto edildiği Batman ile Suruç’ta dün de gösteri vardı. Kepenklerin açılmadığı iki yerde BDP binaları önünde toplanan binlerce kişi yürüyüş yaptı.

Analar: Ölülerrimizden korkuyorlar

Şırnak Barış Anneleri İnisiyatifi de „Katliamların durdurulması için tüm anneler seslerini ortak bir şekilde yükseltmeli“ çağrısı yaptı. Dün BDP Silopi İlçe binasında yapılan basın toplantısında analar adına konuşan Asya Tay, Başbakan Erdoğan’a „Katliamlardan vazgeçin“ çağrısında bulunarak, „Bu vahşetler daha önce defalarca denendi, fakat hiçbir sonuç alınmadı“ dedi. Başbakan Erdoğan’ın „Yüreğim yanıyor“ sözlerini hatırlatan Tay, „Yüreğin yanmış olsaydı parçalanmış cesetleri annelere göndermezdiniz. Bizim çocuklarımıza karşı kimyasal silah kullanarak param parça etmezdiniz, ölülerimize dahi saygınız yok. Erdoğan, ölülerimizden dahi korkuyor. Bu nasıl yürek yanmasıdır?“ diye sordu.

DİHA/HABER EKİBİ