Bizim eşit, adil yaşam çağrısına direnenler sadece halklara zulüm getirecekler. Nerden biliyoruz? Suriye’den, Şengal’den, oralarda yaşanan katliamlardan, vahşetlerden biliyoruz”  dedi.

HDP Eşbaşkanı Selahattin Demirtaş, seçim çalışmaları kapsamında önceki gün Van’da miting gerçekleştirdi. Miting öncesi Van halkı, İkinisan, Akköprü ve Kadın Yaşam Merkezi binası önünde bir araya gelerek, 3 koldan mitingin yapılacağı Cumhuriyet Caddesi’ndeki Soydan Kavşağı’na doğru yürüyüşe geçti. Yürüyüş boyunca PKK, KCK bayrakları açan kitle, “Bijî berxwedana YPG” sloganı atarak, “Çerxa Şoreşê” marşı okudu. İkinisan Kavşağı’ndan yürüyüşe geçen kitle ise Van Valiliği’nin miting için yer vermeyişini, Cumhuriyet Caddesi’nden Beşyol Kavşağı’na kadar 3 defa sloganlar eşliğinde yürüyerek protesto etti. Ardından Soydan Kavşağı’nda bir araya gelen 20 bini aşkın kişi, “Em Kobanê’ne Şengal’in Filistin’in” pankartı, PKK, KCK bayrakları, YPG flamaları ile “Anneler babalar oylar Selahattin Demirtaş‘a”, “Ne Ekmeleddin’e tekmeleddine oylar Selahattin’e” dövizleri taşıdı. Öcalan ve Selahattin Demirtaş’ın posterlerinin asıldığı alanda inşaat halindeki binalar, iş yerlerinin balkonları ve bina çatılarına çıkan yurttaşlar, PKK, YPG ve Öcalan lehine sloganlar atarak, sık sık “Çerxa Şoreşê” marşı okudu. Kent merkezinde yoğun polisiye önlemlerin yanı sıra havadan iki helikopterin tur atması da dikkat çekti.
Alanda coşku ile karşılanan Demirtaş, atılan sloganlar nedeniyle uzun süre konuşmasına başlayamadı. Selamlamanın ardından konuşan Demirtaş, geldikleri noktaya bin bir zahmetle, bedelle, yürütülen zorlu mücadele ile ulaştıklarını ifade etti. Demirtaş, “Bizler artık bu topraklarda tüm ezilen halklar, sömürülen, inkar edilen, hakarete uğrayan halklar adına bir umut ışığı yaktık. Yeni yaşam teklifini sizler adına sunduk ve asla yanlış yapmadığımızı gördük. Sizin verdiğiniz talimat doğru bir talimattır. Bugüne dek ısrarla zulmün karşısında dik durmasaydık yeri geldiğinde menfaatler için boyun eğmeyi kabul etseydik, koltuk, çıkar uğruna mevzileri terk etseydik bugün Türkiye büyük bir umutla ayağa kalkmış olamayacaktı. Sizlerle ne kadar onur duysak azdır” dedi.

Değişimin zamanı

Demokratik değişimin zamanının geldiğine vurgu yapan Demirtaş, “Nasıl bir hikaye uydurdular biliyoruz. Tek dil, ırka dayalı bir siyaset. Bu hikaye 90 yıldır bize anlatılıyor. Ve bu hikayeye herkes inanmak zorunda diyorlar. İnanmayanı bölücü, terörist, vatan haini diyorlar. Kabul etmeyeni dövüyorlar, katlediyorlar, içeri atıyorlar, işkenceden geçiriyorlar, faili meçhule kurban ediyorlar. Bu safsata ve yalanla Türkiye’nin yönetilemeyeceğini herkes anladıysa, biz yeni yaşamın hikayesini yazacağız. Bu yaşamda, Türk Türklüğü, Kürt Kürtlüğü ile var. Gürcü, Arap, Çerkes, Alevi, başörtülü kendi kimliği ile var. İşte biz bu hikayeyi artık hayata geçirmeye karar verdik” diye konuştu.

Böyle devam edemez
Demirtaş, şöyle devam etti: “İnsanlar kimliklerinden korkuyorlar. Artık sadece devletten değil, birbirinden korkar hale geldiler. Devlet başımızda, zulüm devleti, bizler yerde o devletin tebası gibi yaşayıp birbirimizden korkarak mı yaşayacağız, yoksa yeni bir yaşamı mı yaratacağız? Türkiye Cumhuriyeti tekçi, ırkçı olarak yola devam edemez artık. Kırılma noktasına geliyoruz. Bizim eşit, adil yaşam çağrısına direnenler sadece halklara zulüm getirecekler. Nerden biliyoruz? Suriye’den, Şengal’den oralarda yaşanan katliamlardan, vahşetlerden biliyoruz.”

Örgütlü bir halkız

“Çaresizlik içinde boynumuzun vurulmasını beklemeyeceğiz” vurgusu yapan Demirtaş, şunları söyledi: “Örgütlü, politik bir halkız. O halde şimdi yaraya neşter vurmanın zamanıdır. Kendi topraklarımızda demokratik örgütlülüğümüzü inşa etmeye başladık. Devlet niye Kürt’ün, Türk’ün, Laz’ın, Gürcü’nün, Ermeni’nin, Alevi’nin olamıyor da soyguncunun, gaspçının olabiliyor. Bu anlayış değişecek işte. Mesele bizim koltuğu kazanma meselemiz değil. Kim kazanırsa kazansın o koltukta rahat oturamayacak, rahat parmak sallayamayacak, katliam emri veremeyecek, para pul çalamayacak.” 


Kendinize oy verin
Demirtaş, alandaki onbinlere şöyle seslendi: “Tüm ezilen halkları, vicdanlı insanları bu seçimde bana oy verin diye dolaşmıyorum. Demirtaş ben değilim, Demirtaş sizsiniz. Demirtaş sadece Kürt değil, Demirtaş Türk’tür, Demirtaş Ermeni’dir, Demirtaş Alevi’dir, Demirtaş Sünni’dir, Roboski’de katledilendir, Soma’da vahşice öldürülendir. Demirtaş benim soyadım değil, Karadeniz’de isyan şarkıları söyleyendir, Trakya’da size selam yollayandır. Demirtaş anaların sevdalı yüreğidir, gençlerin ışıl ışıl gözbebeğidir. Bana oy vermeyin kardeşlerim, kendinize oy verin. Sandıktan çıkacak her Demirtaş oyu sizin, ezilenlerin, katledilenlerin, yok sayılanların değişimin oyudur.”

DİHA/VAN





Kürt partilerle toplantı

Demirtaş, seçim çalışmaları kapsamında Amed’de Kürt siyasi parti ve kurum temsilcileri ile bir araya geldi.
Liluz Otel’in Konferans Salonu’ndaki toplantıya DBP, DTK, KADEP, Mazlum-Der, Devrimci Demokrat Kürt Derneği (DDKD), Öze Dönüş Platformu, Nubihar, Zehra, Med Zehra, Azadi İnisiyatifi ile çok sayıda kurum temsilcisi katıldı. Kürt halkı olarak devlet baskılarına karşı aralıksız direniş halinde olduklarını ifade eden Demirtaş, “Devlet halkları birbirine düşürerek, insanları birbirine kırdırarak her zaman bir sonuç almayı kendi önüne hedef olarak koymuştur. Eğer bizler bu topraklarda özgür ve eşit bir yaşamı yeniden inşa etmek istiyorsak birbirimizle dayanışma içerisinde olmak zorundayız” şeklinde konuştu. Cumhurbaşkanlığı seçimlerinin halkların geleceğini inşa etme konusunda bir fırsat olduğunu vurgulayan Demirtaş, “Tekçi anlayışa karşı yeni yaşamı bütün Türkiye toplumuna bir kardeşlik teklifi olarak sunuyoruz” dedi.
IŞİD çetesinin Êzîdî kenti olan Şengal’i işgaline dikkat çeken Demirtaş, “Yeryüzünde bir avuç kalmış Êzîdî inancına karşı gerçekleştirilen saldırıları kırmak için bütün Kürtlerin bir arada kendi insanlarını koruyor olmaları anlamlıdır. Şengal’de yapılan sadece Êzîdîleri korumak değil, aynı zamanda tüm insanlığı korumaktır” diye konuştu.