Türk istihbaratı MİT’le uzun yıllardır yakın ilişkiler için olan hatta ortak ajanlar çalıştıran Almanya’nın aniden 3 Türk’ü ajanlıkla suçlayarak tutuklaması bir çok soruyu da beraberinde getirdi. “Uzun yıllardır ülkesinde kirli faaliyetler yürüten MİT’e göz yuman Almanya ne oldu da şimdi böyle bir operasyon yaptı? Türkiye ile Almanya’nın çıkarları hangi konuda ters düştü?” soruları en çok sorulan soru. Bu sorulara cevap aramak için Türkiye’nin Almanya’daki ajanlık faaliyetleri konusunda daha önce soru önergeleri vermiş bir isim olan Sol Parti Federal Milletvekili Ulla Jelpke ile görüştük.  3 Türk’ün ajan olarak tutuklanmasından sadece bir gün sonra bilgisine ve yorumlarına başvurduğumuz Jelpke, “Hemen aklımıza Paris Katliamı geliyor” dedi.

Arka planı ortaya çıkarılmalı

Milletvekili Jelpke, Almanya Federal Savcılığı’nın ileri sürdüğü iddialardan çok daha farklı gelişmelerin bu operasyona yol açmış olabileceğini belirtiyor ve “3 ajanın Türkiye ile bağlantıları hangi yönde? Türkiye ve Almanya’nın istihbarat servisleri ile ilişkileri ne düzeyde? Tüm bunların bir an önce açıklığa kavuşturulması gerekiyor” diyor. Jelpke, Alman ve Türk istihbaratı arasındaki kirli ilişkilerin açığa çıkması için Meclis’te çalışma yapmayı sürdüreceğini de ekledi. İşte sorularımız ve Jelpke’nin yanıtları.

3 Türk’ün ajanlık suçlamasıyla tutuklanmasını nasıl yorumluyorsunuz? 

Bilinen güvenlik yöntemi, kişi uzun süre takip edilir. Suç işlediği kesinleşirse gözaltına alınır ve ondan sonra ise tutuklanır. Almanya, önce Pêşmerge silah gönderme ve şimdi de asker gönderme planları ile Türkiye’yi bir şekilde baskı altında tutuyor. Diğer yandan ise Türkiye’de Gülen Cemaati’ne yakın olduğu belirtilen gazeteciler ve şahsiyetler tutuklanıyor. Almanya’da 3 kişinin ajan olarak alınması bu sürece denk gelmesi kafalarda soru işareti yaratıyor.  Şu anda çok az bilgi elimizde. Önümüzdeki günlerde bu konuda ayrıtılı bilgi elde edeceğimizi ve konu hakkında bir basın açıklaması yapacağımı belirtmek istiyorum.

Bu kişilerin, Almanya’da farklı kurumlar ve kişiler hakkında araştırma yaptığı yönünde iddialar var. Bu konuda ne söylersiniz?

Aklımıza hemen Paris Katliamı geliyor. 3 Kürt kadın siyasetçinin Paris’te katledilmelerinin MİT ile bağlıntılı olduğu baştan beri vurgulanıyor. Fransa, Almanya ve diğer ülkelerin güvenlik ve hükümet sözcülerinin bu konuda ayrıntılı bilgi ve açıklama yapmadıklarını görüyoruz. Bunun yanında Almanya’da dönem dönem ve geçtiğimiz aylarda Kürt siyasetçileri başta olmak üzere Almanya’da ve Türkiye’de siyasi sahada aktif olan insanlar Alman polisi tarafından tutuklanıyor. Bu iki yönü ve iki konuyu da gözönünde bulundurmak gerekiyor. Olayın mutlaka her yönüyle aydınlatılması gerekiyor. 3 ajanın Türkiye ile bağlantıları hangi yönde? Türkiye ve Almanya’nın istihbarat servisleri ile ne şekilde ilişkide? Tüm bunların açıklığa kavuşması gerekiyor.

Paris Katliamı kapatılmak isteniyor

Paris Katliamı davasında ‘tek zanlı’ pozisyonundaki Ömer Güney uzun yıllar Almanya’da yaşamış ve çok iyi derecede Almanca bilen biri. Güney’in Almanya’dayken ajanlık ilişkileri içinde olduğu da tahmin ediliyor… 
Kürt halkı ve onun siyasi sözcüleri Ömer Güney’in tek zanlı olmadığını ve bu kişinin MİT ile bağlantılı olduğunu birçok kez vurgulamıştır. Buna rağmen hiçbir hükümet sözcüsü bu vurguların üzerine gitmedi, araştırma yapmadı. Tam tersine, olayın üzerini kapatmak için her türlü yöntemi denedi.
Yaklaşık iki yıl önce gerçekleşen bu katliam halen aydınlatılmadı. Görüldüğü gibi, aydınlatılmak da istenmiyor. Bu durum daha da fazla şüphe yaratıyor. Paris Katliamı’nı aydınlatacak hiçbir belge ve delil kamuoyundan gizlenmemeli ve saklanmamalıdır.

Kimi, ne için izlediler?

Alman Federal Hükümeti’ne sunduğunuz bir soru önergesinde de  vurguladığınız gibi BND-MİT-NSA gibi istihbarat örgütleri arasında kirli işbirliği görülüyor. Bu durum Almanya’da demokrasi mücadelesi yürüten insanlara polis takibi ve tutuklanma biçiminde yansıyor. 3 tutuklamayla birlikte bunu nasıl değerlendiriyorsunuz?
Bu 3 ajan örneğinde şunu kendimize sorabiliriz. Bu 3 ajan, burada özellikle Almanya’da ilerici, demokrat güçleri izlemek, takip etmek için mi görevlendirildiler? Federal Savcılık tarafından yapılan basın açıklamasında bu öne sürülüyor. Fakat bu pek inandırıcı gelmiyor. Ki, normalinde bu tür bir ajanlık hizmeti sunan bir kişi, Almanya Federal Savcılığı tarafından tutuklanmaz. Yani burada başka bir konu daha ön planda gibi görünüyor.  Bunun da ne olduğu önümüzdeki günlerde ortaya çıkar. Belki devlet sekillenmeleri gereği ajanlık yaptılar, belki de farklı alanları takip ettiler. Bu konuda herhangi bir kesin açıklama için henüz çok erkendir.

Cevap bekleyen çok soru var

BND-MİT-NSA arasında ilişkilerin ve işbirliğinin olduğu uzun süredir bilinmektedir. Bu konuda şunu aydınlatmak oldukça önemlidir: Bu 3 ajan hangi ilişkilerde bulundu. Ajanlık yapma emrini ve görevini onlara kim verdi? Alman Dış İstihbarat Servisi (BND) bu ajanları belli bir süreden beri takip ederek bilgi sahibi olmuştur. BND, bu 3 ajan hakkında neler biliyor? Ki, BND’de bu bilgiler bulunmaz ise, Federal Savcılık bu konuda harekete geçmez ve tutuklama emrini vermez. Ben bu konu üzerine durarak, en kısa zamanda resmi açıklama yapacağım.

Almanya’da bazı gerçekler var ama bunları kimse dile getirme gereği duymuyor. Örneğin Karlsruhe ve yakın çevresinde çok sayıda Türk  ajanın olduğu biliniyor. Sivas ve Gazi katliamlarında suç üstü yakalananların da  burada normal bir vatandaş gibi işyeri açması sağlanmıştı…

Almanya’da uzun yıllardır Türk ajanlarının aktif olduklarını ve Almanya’da barındıklarını biliyoruz. Bunu uzun süredir takip ediyoruz. Asıl şaşırtıcı nokta da budur. O kadar iyi bir NATO kardeşliğini sunan Türkiye ile Almanya arasında bu konuda bir yakınlık vurgulanıyor. Diğer taraftan da 3 Türk ajanı teşhir ediliyor ve tutuklanıyor. Bu şaşırtıcı ve ilginç bir gelişmedir. Bunun nedenlerini araştırmak son derece önemli.



NİHAL BAYRAM/MAİNZ




Güney’in Almanya yılları karanlık


Kürtler ile dostları ve hukukçular, 9 Ocak’ta ikinci yılı dolacak olan Sakine Cansız, Leyla Şaylemez ve Fidan Doğan’ın katledilmesi davasında tek sanık olan Ömer Güney’in uzun yıllar yaşadığı ve vatandaşı da olduğu Almanya’da derin bağlantıları olduğu belirtiyor. Ancak Güney’in Almanya yılları hala karanlık. Bu konuda Alman makamları bilgi saklamaya ve soruşturmanın genişletilmesine yardımcı olmamaya devam ediyor. Kürtler ile dava avukatları, Almanya’dan bu konuda açıklama bekliyor.

MİT’le ilişkisi de var

Ayrıca tetikçi ve katil Güney’in kendisine “öldür” emri veren MİT ajanlarıyla yaptığı görüşmelerin ses kaydı da ortaya çıkmasına rağmen Paris Katliamı davasında bu konuda da bir arpa boyu yol alınmış değil. Zira Ankara da ortağı Almanya gibi Fransız makamlara bilgi vermiyor. Katliam dosyası bu nedenle hala soruşturma aşamasında. Tüm bunlar ortadayken, iki gün önce 3 Türk’ün ajan olarak tutuklanması Alman ve Türk istihbaratları arasındaki kirli ortakları bir kez daha gündeme taşıdı.

BND ile MİT ortak çalışıyor

Ekonomik ve siyasi ilişkilerini sürekli geliştiren Türkiye ile Almanya'nın istihbarat örgütleri de uzun yıllardır devam eden işbirliği içinde.  Alman Der Spiegel dergisinin geçen yaz ortaya çıkardığı ve Alman Dış İstihbarat Teşkilatı BND’nin Türkiye’yi ‘Aydınlatılması Gereken Ülke’ olarak niteleyip, yıllarca izlediği ve dinlediğini ortaya çıkaran belgeler kamuoyunda geniş yankı bulmuştu.  Sol Parti Federal Meclis Grubu üyeleri, dinleme skandalı vesilesi ile BND-MİT işbirliğine dair de bir soru önergesi sunmuştu.

Hükümet bilgi saklıyor

Önergeye Federal Hükümet "güvenlik ve devletin selameti gerekçesiyle bilgi veremeyiz" yanıtını verdi. Böylece birçok soru da cevapsız kaldı.  Önerge hakkında, gazeteci Elmas Topçu'ya konuşan Sol Parti Milletvekili Ulla Jelpke çarpıcı açıklamalarda bulunmuştu. 13 Aralık'ta Agos gazetesinde yayımlanan söyleşide Jelpke, soru önergelerine yanıt verilmemesini "Bu, yönelttiğimiz sorulara dolaylı şekilde evet demektir. Hükümet, 'O konuda birşeyler var, ama Almanya’nın güvenliği nedeniyle bilgi veremeyiz' demiş oluyor" diyerek yorumlamıştı.  Aynı söyleşide BND ve MİT'in ortaklığının çok eskilere dayandığını belirten Jelpke,  ‘’Çok sık ikili ajanlar kullanıyorlar“ demişti.