Türkiye'de siyasi partilerin 7 Haziran Genel Seçimleri için adaylarını açıklamalarıyla siyasi gündem hareketlendi. Özellikle Halkların Demokrasi Partisi (HDP) aday profillerinin toplumda yarattığı etki, Hükümet'i endişelendirmiş olmalı ki provokasyon düğmesine basıldı. Gerillaya yönelik başlatılan askeri operasyona engel olmak isteyen sivil halka ateş açılması sonucu DBP Diyadin eski İlçe Eşbaşkanı Cezmi Budak hayatını kaybetti. Başka ölü ve yaralıların olduğu da iddia edildi.
Bilindiği gibi HDP'li yetkililer bir süredir, seçimler yaklaşırken, AKP hükümetinin olası provokasyonlar içine gireceğini dillendiriyor. Hakeza Türk ordusu da zaten bir süredir Rojava ve Başûr sınır hattında provokatif operasyonlarını artırarak gerillayı çatışmalı bir sürecin içine çekmeye çalışıyor.
Tendürek'teki saldırının, KCK Eşbaşkanı Cemil Bayık'ın, Kürt sorununu Türkiye ile artık silahsız çözmek istediklerine yönelik açıklamasının hemen ardından gelmiş olması da oldukça dikkat çekici. Bunun yanısıra, Genelkurmay, Cumhurbaşkanı, Başbakan, İçişleri Bakanı ve hükümet sözcüsünün gerillaya yönelik askeri operasyon konusunda aynı cümleleri içeren açıklamalar yapmaları ve yaşananlardan direkt HDP'yi sorumlu tutmaları, provokasyonun ve yaşanacak benzer saldırıların bir MGK konsepti olarak yürürlüğe konulduğunun göstergesi olarak okunabilir...
Türk yetkililerin, zaten HDP'li olan bir kitleye gerillanın zorla HDP propagandası yapmaya çalıştığı şeklindeki zorlama ucuz yalanlara sarılması, ne kadar sıkışık ve çıkışsız bir ruh hali içinde olduklarının göstergesidir.
Anlaşılan Türk Cumhurbaşkanı Erdoğan, HDP'ye olan ilginin günden güne artmasıyla, despotik sultanlık hayalinin suya düştüğünü ve hatta AKP'nin tek başına iktidar olmasının bile risk haline geldiğini gördüğü için kirli bir konsepti devreye koymuş durumda...
Kürt Özgürlük Hareketi, Türk devleti ve hükümetlerinin her türlü kirli komplo ve provokasyonlarıyla mücadele edip, boşa çıkararak bugünkü etki düzeyine ulaştı. HDP projesi de Kürt sorunu ve Türkiye'nin demokratikleşme sorunlarının çözümü için umut haline geldi ve maya tuttu. Buna karşı Erdoğan ve AKP'nin klasik kirli çözümsüz politikalarda ısrar etmesi ancak onların siyasi sonlarını daha da yakınlaştıran bir sonuç doğuracaktır...