• Siverek 1 Nolu T Tipi Kapalı Cezaevi’ndeki Tacittin Kalgı’ya gönderilen 'Demokratik Komünal Toplum Manifestosu' adlı kitap, sakıncalı bulunarak verilmedi.

 

DEM Parti Şirnex Milletvekili Nevroz Uysal Aslan, yasal bir kitabın sakıncalı bulunarak tutsağa verilmemesini, Meclis İnsan Haklarını İnceleme Komisyonu’na (İHİK) taşıdı.

Siverek 1 Nolu T Tipi Kapalı Cezaevi’ndeki Tacittin Kalgı’ya gönderilen 'Demokratik Komünal Toplum Manifestosu' adlı kitap, sakıncalı bulunarak cezaevine alınmadı. Halkların Eşitlik ve Demokrasi Partisi (DEM Parti) Şirnex Milletvekili Nevroz Uysal Aslan, konuyu Meclis İnsan Haklarını İnceleme Komisyonu’na (İHİK) taşıdı. Komisyon Başkanlığına sunulan dilekçede, kitabın Ceza İnfaz Kurumu Eğitim Kurulu’nun 8 Ekim 2026 tarihli ve 2026/390 sayılı kararıyla sakıncalı bulunarak Kalgı’ya verilmediği belirtildi. Karar incelendiğinde ise kitabın belirli bölümlerinden yapılan alıntılar üzerinden Kürt meselesinin tarihsel ve siyasal boyutları, Kürt Halk Önderi Abdullah Öcalan’ın düşünceleri, Kürt Özgürlük Hareketi'nin geçmişi ve demokratik toplum paradigmasına ilişkin değerlendirmelerin, yasaklama gerekçesi yapıldığı kaydedildi. Dilekçede, kurulun kitabın içeriğinde Türkiye Cumhuriyeti Devleti’nin itibarsızlaştırılmaya çalışıldığını, örgüt propagandası yapıldığını, kin ve nefret duygularının uyandırılmaya çalışıldığını ileri sürerek, kitabın tutsağa verilmemesine karar verdiği aktarıldı. 

Rêber Apo'nun çağrısı da

Kararın en dikkat çekici kısmının Abdullah Öcalan’ın 27 Şubat 2025 tarihli Barış ve Demokratik Toplum Çağrısı’nın esas alınmasının dahi sakıncalı bölümler arasında gösterilmesi olduğu belirtilen dilekçede, kararın sadece bir tutsağın kitaba erişiminin engellenmesinden ibaret olmadığının altı çizildi. Dilekçede, Kürt meselesinin demokratik ve barışçıl çözümüne ilişkin düşüncelerin cezaevlerinde hangi siyasi ve idari yaklaşımla karşılandığının ortaya konulduğunun altı çizildi.

Ciddi çelişki oluşturuyor

Dilekçede, silahlı mücadeleden demokratik siyasete geçiş, demokratik toplumun inşası ve birlikte yaşamın esaslarına ilişkin fikirleri içeren bir eserin, geçmişin güvenlikçi yaklaşımıyla değerlendirilmesinin, sürecin anlamı ve hedefleri bakımından ciddi bir çelişki oluşturduğu vurgulandı. Dilekçede, ayrıca ceza infaz kurumu idaresinin kitapları inceleme yetkisinin, hangi siyasi düşüncenin meşru, hangi tarihsel değerlendirmenin kabul edilebilir veya hangi demokratik toplum perspektifinin sakıncalı olduğuna karar verme yetkisi olmadığı vurgulandı.

Barış hukukunun gereği

Yayınlara erişimin siyasi ve ideolojik gerekçelerle sınırlandırılmaya devam edilmesinin, meselenin yalnızca hukuka aykırı yasaklama kararlarından ibaret olmadığını gösterdiği belirtildi. Bu yasakçı yaklaşımın, farklı cezaevlerinde de karşılık bulduğu ifade edildi. Barışın hukukunun, cezaevlerinde karşılık bulmak zorunda olduğu, geçmişin inkâr ve güvenlik politikalarıyla yüzleşme, düşünce ve ifade özgürlüğünün güvence altına alınması ve mahpusların temel haklarının korunmasının, demokratik dönüşümün birbirinden ayrı düşünülemeyecek unsurları olduğu vurgulandı.

Başvuruda, İHİK'in inceleme ve bilgi isteme yetkisine dikkat çekilerek, şu taleplere yer verildi:

* Kararın, düşünce ve ifade özgürlüğü ile yayınlara erişim hakkı bakımından incelenmesi,

* Kürt meselesine, Kürtlerin tarihsel ve siyasal taleplerine, Abdullah Öcalan’ın düşüncelerine ve demokratik toplum paradigmasına ilişkin yayınların hangi gerekçelerle engellendiği konusunda, Adalet Bakanlığından bilgi talep edilmesi,

* AYM'nin yayınlara erişim hakkına ilişkin kararlarının ceza infaz kurumlarında uygulanmasına yönelik tedbirlerin ve bu alanda yaşanan sorunların araştırılması,

* Başvuruya konu kararın yeniden değerlendirilmesi ve mahpusun yayınlara erişim hakkının korunması için ilgili idare nezdinde gerekli girişimlerde bulunulması. RIHA