Duruşmada söz hakkı alan Kıtay'ın avukatları, iddianamede tercüme hatalarının bulunduğunu belirterek, müvekkillerinin Türkiye'de 20 yıl cezaevinde kaldığını ve düşüncelerinden dolayı yargılandığını belirtti.

Telefon konuşmaları

Kıtay aleyhinde toplanan delilerin, Alman polisiyle birlikte çalışan tercümanlar tarafından Almanca'ya çevrildiğini belirten avukatlar, "birçok cümle yanlış tercüme edilmiştir. Telefon konuşmaları dahi örgüt talimatlarıymış gibi dosyalara girdi" dedi.
Avukatlar yapılan tercüme hatalarını örneklerle açıkladı. Avukatların verdiği örneklerden sonra mahkeme heyeti, tercüme hataları yapıldığına kanaat getirdi. Mahkeme heyeti, dosyanın Kıtay ve avukatları tarafından incelenmesine karar verdi.

Alman polisin kaynağı: Türk basını

Avukatlar yine müvekkillerine yönelik suçlamaların birçoğunun Türk basınında da yer aldığna dikkat çekti. Avukatlar, polisin Kıtay hakkında delil toplamak için Türk basınından beslendiğini söyledi. Kıtay'a atfedilen suçlamaların asılsız olduğunun altını çizen avukatlar, mahkemede tanık sıfatıyla dinlenen polislerin Kürtlerin yaşadığı acılardan bihaber olduğunu dile getirdi.
Avukatlar, Kıtay'ın yaklaşık 20 yıl Türkiye cezaevlerinde kalmasından dolayı birçok rahatsızlığı bulunduğunu ve bundan dolayı mutlaka başka bir cezaevine nakledilmesi gerektiğini söyledi. Türkiye ve Kürdistan'daki cezaevlerinde sürdürülen süresiz-dönüşümsüz açlık grevlerine destek olmak amacıyla 3 günlük açlık grevine giren Kıtay'ın duruşması 22 Kasım'a ertelendi.

M. ZAHİT EKİNCİ/HAMBURG