
Rojava’da Kürtlere yönelik gerçekleşen saldırılar Avrupa’da da kitlesel etkinliklerle protesto ediyor. Rojava Devrimi’ni sahiplenmek, Kürt devrimi ve özgürlüğünü hedef alan dış destekli çete gruplarını protesto etmek için eylemler, etkinlikler ve yardım kampanyaları düzenleniyor.
Çalışmalarda yer alan Kürt kurumlarının temsilcileri, yürütülen çalışmaların yetersiz kaldığını belirterek, Rojava’nın yeterince sahiplenilmediğini ifade etti. Bu konuda özeleştirisel bir tutum sergileyen Kürt kurum temsilcileri, çalışmaların acil ve etkili bir şekilde sürdürülmesinin önemine dikkat çekiyor. YEK-KOM, Heyva Sor, FÊK, FEDA ve CÎK temsilcileri, Rojava’daki saldırılar karşsında Avrupa’daki Kürdistanlıların tutumu ve yürütülen çalışmaları gazetemize değerlendirdi.
Almanya Kürt Dernekleri Federasyonu (YEK-KOM) Eşbaşkanı Yüksel Koç, Kürtlerin Rojava’daki gelişmeleri bilince çıkarsa da gereğini tam olarak yerine getirmediğini vurguladı. Kürt halkının özgürlüğünde Rojava’nın kilit rol oynadığının altını çizen Yüksel Koç, Avrupa’daki Kürtlerin buna denk bir tutum sergilemediğini belirterek, ‘’Bu konuda eksik kaldık, bunun özeleştirisini veriyoruz. Rojava’daki kazanımlar, tüm Kürdistan’ın kazanımıdır. Rojava devrimini kazanmak, Kürdistanı kazanmaktır. Bunun çok iyi anlaşılması ve gereğinin yerine getirilmesi gerekiyor” dedi.
Koç: Tanıtım ve sahiplenme yetersiz
Koç, Rojava’daki direnişin Ortadoğu’yu yeniden dizayn etmeye çalışan egemenlerin politikalarını boşa çıkardığını belirterek, Avrupa’daki Kürtler ve Kürdistani kurumların Rojava’da yaşanan dramı ve buradaki kazanımları
uluslararası alanda tanıtma, maddi ve manevi sahiplenmede yetersiz kaldığına işaret etti. Koç şöyle ifade etti: “Rojava’da öngörülen Demokratik Özerklik, orada yaşayan farklı kimlik ve inançlardan halklar, Asuri, Ermeni, Êzîdî, Hıristiyan, Müslüman, Türkmen ve Araplarla ortak bir yönetimi kapsıyor. Bunu dış kamuoyuna anlatmada yetersizlik yaşadık. Oysa ki, Avrupa’nın neredeyse her şehrinde derneklerimiz var. Kürtlerin bu kazanımlarına karşı uluslararası güçler tarafından desteklenen El Kaide uzantısı El Nusra çetelerinin saldırılarını, katliama varan uygulamalarını kamuoyuna yeterince anlatamadık. Son günlerde çeşitli yerlerde yürüyüşler olsa da bu bizim gücümüze denk gelen etkinlikler değildir. Daha güçlü tepkiler ve etkinliklere katliamları teşhir edebilirdik.’’
YEK-KOM Eşbaşkanı Koç, Avrupa’da Rojava için yürütülen kampanyalara da herkesin güçlü katılması gerektiğini belirterek, Almanya’daki derneklerin hem yardım kampanyası, hem de eylemlilikler için daha kapsamlı çalışmalar yapacağını açıkladı: ‘’Demokratik Alman kamuoyunu bilgilendirip, desteğini almaya çalışıyoruz. Hem uluslararası güçlere hem de Alman devletine çağrıda bulunuyoruz. Yine Avrupa basınının ilgisizliğini değişik etkinliklerle aşmaya çalışıyoruz. Bu çalışmalarımız artarak sürecek.”
Koç, Rojava’daki katliam karşısında uluslararası kamuoyu ve Avrupa devletlerinin sessizliğini de kınadı.
Güney çetelere tavrını netleştirmeli
YEK-KOM Eşbaşkanı Koç, saldırılar karşısında Güney Kürdistan Hükümeti’nin sınır kapılarını Rojava’ya kapatmasının da kabul edilmez olduğunu söyledi. Kürt Ulusal Kongre’sinin hazırlıklarının yapıldığı bir dönemde bu tutumun sorunlu, çelişkili olduğunu vurgulayan Koç, bunun Kürt halkının kazanımlarına karşı olduğunu belirterek, ‘’Sınır kapılarını kapatılıp Rojava halkını açlıkla terbiye etmek istiyorlar. Bu yöntemi daha önce biz Kuzey Kürdistan’da gördük. Türk devletinin daha önce Kuzey Kürdistan’daki uygulaması şimdi Güney hükümeti eliyle Rojava halkına karşı uygulanıyor’’ dedi.
Bu tutumu kınayan Koç, Güney Kürdistan Hükümeti’ne ise şu çağrıda bulundu:’’Ulusal Kongre’nin yapıldığı bir dönemde bu tutumları kongrenin ruhu, Kürtlük ve insaniyetle bağdaşmıyor. Özellikle de Rojava kardeşlerimizin en çok ihtiyaç duydukları bir dönemde kapıların kapatılması Kürtlerin ulusal birliğine denk bir politika değildir. Çağrımız, Güney Hükümeti’nin bir an önce sınır kapısını açması, Rojava halkına maddi ve manevi desteğini çok açık bir biçimde ifade etmesidir. El Nusra ve El Kaide çetelerine karşı da net bir tavır ortaya koymalıdır.’’
Kürdistan Êzîdîler Federasyonu (FÊK) Eşbaşkanı Feleknas Uca, Avrupa ve dünya ülkelerinin Rojava’daki saldırılar karşısındaki sessizliğine dikkat çekerek, Avrupa’daki Kürdistanlıların da yaşanan karşısında tepkisini yeterince ortaya koyamadığını belirtti. Katliam karşısında sergilenen sessizliğin suç olduğunu söyleyen Uca, yardım kampanyası, protesto eylemleri ve Rojava’ya yönelik çalışmaların istenen düzeyde yürümemesi konusunda tatilin bir gerekçe olarak ileri sürülmesine de tepki gösterdi. Uca şöyle dile getirdi: ‘’Bir tarafta tatil yapılırken, diğer tarafta insanlar ölüyor. Katliam ve ölümler görülmek istenmiyor. Özellikle Kürtler sanki bu katliamlara alışmış gibi. İşte Roboskî, Şengal ve Serêkaniyê katliamları yaşandı. Herkes bunları biliyor, duygusal olarak hissediyor, içinde belki yaşıyor ama hiç kimse sesini yeterince çıkarmıyor. En önemli sorun bu. Avrupa’daki halkımızın duyarsızlığını eleştiriyorum. Halkımız ulusal duygularla Rojava’ya sahip çıkmalıdır. Çünkü Rojava Kürtler için çok önemlidir. Rojava kaybederse, Kuzey, Doğu ve Güney Kürdistan da kaybedecektir.”
Özeleştiri verilmeli
Uca, Êzîdî Federasyonu’nun da Rojava konusunda yeterli bir çalışma yürütmediğine işaret ederek, her kurumun ortaya çıkan yetersizlikler karşısında özeleştiri vermesi ve etkili bir çalışma tarzını yakalaması gerektiğini dile getirdi. Uca, şu çağrıda bulundu: “Biz FÊK olarak, başta Êzîdî halkımıza ve bütün Kürtlere Heyva Sor’un başlattığı kampanyaya katılmaları için çağrısında bulunuyoruz. Herkes maddi yardım, ilaç yardımına katılmalı. Bu yardımlar Heyva Sor a Kurdistanê aracılığı ile halkımıza ulaştırılmalıdır. Êzîdî gençleri ve kadınları da eylemlere güçlü katılmalıdır. Biz de federasyon olarak bunun takipçisi olacağız. 14 Ağustos Şengal Katliamı’nın yıldönümünde Ezidi derneklerimizde anma yapacağız. Bu anmalarda da Rojava en önemli gündem maddelerimizden olacaktır.”
Kürdistan İslam Toplumu (CÎK) Başkanı Melle Muhyettin Kurtay, aralarında Kürt gençlerinin de olduğu çok sayıda gencin din adı altında kandırılarak Suriye ve Rojava’ya gönderildiğini hatırlatarak, bu konuda kurumlarının daha güçlü bir çalışma yürütmesi gerektiğine dikkat çekti. Kurtay, Rojava konusunda kendi federasyonları da dahil Avrupa’daki Kürdistani kurumlarda yetersiz bir yaklaşım sergilendiğini belirtti. Diğer çalışmalar ile birlikte, Rojava kampanyasına vicdan sahibi herkesin seferberlik ruhuyla katılması, sahiplenmesi gerektiğini vurgulayan Kurtay, ‘’Bu olmazsa olmazımızdır. İnsanlarımız orada aç, kuşatma, ölüm tehlikesi altında. Halkımız savaştadır, cihattadır. İnsan hukukuna göre en haklı, en temel hakları için, barış için savaşıyorlar. Rojava’da Kürtler kaybederse sadece onlar değil, tüm Kürtler kaybedecektir. Yalnız topraklarını, özgürlüklerini değil, dünya ve ahiret hukukunu yani insanlığın hukukunu da kaybedeceklerdir. Bunu iyi bilince çıkarmaları gerekiyor. Kaybedersek halkımız, hukukumuz herşeyimiz zalimlerin eline geçecektir. Avrupa’daki bu sessizliği kabul etmemeliyiz. En çok sesimizin çıktığı adeta kıyameti koparacağımız gün, bugündür.”
Rojava için çalışmalarına hız vereceklerini belirten Kurtay, Güney hükümetine de seslenerek bir an önce sınır kapılarını açılmasını istedi. Bir halkı açlığa mahkum etmenin hem İslam düşüncesi hem de insanlığa aykırı olduğunu söyleyen Melle Muhyettin Kurtay “Gerçek müslümanlık insanlara yardım kapısını, adalet şefkat kapısını açmaktır” dedi.
Demokratik Alevi Federasyonu (FEDA) Temsilcisi Mehmet Sürmeli, Rojava gerçeğinin derinliğine kavranamadığını vurguladı. Kürtlerin kaderi açısından Rojava’nın taşıdığı önemin son dönemde daha çok anlaşılmaya başlandığını belirten Sürmeli, kurumsal ve örgütsel tavır geliştirmede zayıf kalındığını söyledi. Bunun bir özeleştiri konusu olduğunu ifade eden Sürmeli, Türkiye’de Alevilerin Gezi Direnişi sırasında önemli bir tepki vermesine rağmen, kendisini birebir ilgilendiren Rojava’da konusunda yeterli tepki göstermediğini dile getirdi. Sürmeli şu noktalara dikkat çekti: ‘’Rojava’daki durum yeterince idrak edilmediği için tepkiler oldukça zayıf kaldı. Tüm halkları, tüm kesimleri, dolayısıyla Alevi Kürtleri de ilgilendiriyor. Başta Aleviler olmak üzere bütün kurumların bunu bilince çıkarmaları gerekiyor. Oluşan bir duyarlılık ve sorumluluk var. Fakat ihtiyaçlara cevap vermiyor. Tüm kurumlar olarak örgütlenme, sorumluluk, gerekenleri yapma konusunda elimizi çabuk tutmamız, hızlı davranmamız, buna uygun bir tutum sergilememiz gerekiyor. Bugün temel gündemimiz Rojava olmalı. Biz FEDA olarak bu konuda özeleştirimizi vermek istiyoruz. Çünkü bu konuda çok özgün bir gündemimiz olmadı. En büyük eksiklik en büyük sorumsuzluk bu. Şimdi önümüzdeki süreçte, bu hafta içinde bunu gündemimize alacağız. Neler yapabileceğimiz tartışacağız. Bütün toplantılarımızın gündemine bu konuyu alacağız. Bunun için yapabileceklerimiz nelerdir, gücümüz nedir? Bunu tartışacağız ve somut bir kampanya başlatacağız, duruma uygun bir karar çıkarmaya ve ona uygun davranmaya çalışacağız.”
Aleviliğin felsefesinde mazlumun yanında yer almanın olduğunu sözlerine ekleyen Sürmeli, eylem ve kampanyada Alevilerin mutlaka güçlü bir şekilde yer alması gerektiğini belirterek, “Bu ahlaki ve vicdani bir sorumluluktur. Hiç kimse bir şey yapmasa da bir Alevinin bunu yapması gerekiyor” dedi.
Kara: Yardım kampanyası sürecek
Rojava ile Dayanışma yardım kampanyasına öncülük eden Kürt Kızılayı Heyva Sor a Kurdistanê’nin temsilcilerinden Şemsettin Kara, son günlerde yardım kampanyası çalışmalarında bir hareketlilik olsa da, ihtiyaçlar karşısında bunun oldukça yetersiz olduğunu kaydetti Kampanyaya daha duyarlı yaklaşılması gerektiğini ifade eden Kara, çalışmalarını şöyle aktardı: “Rojava’daki gelişmelere karşı Avrupa’da yaşayan halkımız sessiz kalmasa da orada yaşananlara denk düşecek bir tutum sergilendiğini de söyleyemeyiz. Rojava’daki saldırılara Kürt basını dışında Avrupa ve Türk medyasında yer verilmiyor. Kamuoyunun bilgilendirilmemesi buna karşı tepkiyi etkiliyor. Ayrıca yaz mevsimi nedeniyle çok sayıda Kürdistanlının tatile gitmiş olması, burada bulunmaması da etkinliklere ve kampanya katılımın beklenenden daha az olmasına neden oluyor. Her koşulda Rojava’nın Kürt halkının geleceğindeki önemi bilinerek, oradaki savaş koşulları idrak edilerek duyarlı yaklaşılmalı.’’
Heyva Sor’un sabit projeler dışında tüm gelirlerini Rojava’ya gönderdiğini ifade eden Kara, Rojava’daki koşullar normalleşinceye kadar yardım kampanyasını sürdüreceklerini kaydetti.
Avrupa eylemde
Almanya’da yaşayan Kürdistanlılar ve dostları Rojava’daki saldırıları kınamak için alanlara çıkıyor. Almanya Kürt Dernekleri Federasyonu (YEK-KOM) hafta sonu bir dizi yürüyüş ve miting organize ediyor. Bugün (Cumartesi) eylem yapılacak yerler şöyle: “Giessen, Berlin, Bremen, Kassel, Freiburg, München, Köln, Freiburg, Magdeburg ve Nürnberg.” Yarın ise Kiel’de miting düzenlenecek. İsviçre’nin Basel kentinde de bugün merkezi yürüyüş ve miting yapılacak. Fransa’nın Strasbourg kentinde bugün protesto gösterisi, 15 Ağustos’ta ise merkezi bir yürüyüş gerçekleşecek.
MURAT ALPAVUT/DORTMUND