
Almanya’nın NRW eyaletine bağlı 11 kentte yapılan eş zamanlı baskınlarda gözaltına alınan DKTM’lilerin de bulunduğu 13 kişiden sadece üçü serbest bırakıldı. Gözaltındakilerin aileleri ile NAV-DEM kıraathaneye atılan molotof saldırısıyla DKTM üyelerinin ilişkilendirilmesine tepki gösterdi ve "Almanya Erdoğan'ın uzun kolu olmamalı" dedi.
Almanya'nın Kuzey Ren Vestfalya (NRW) eyaletine bağlı 11 kentte 9 Şubat Perşembe sabahı 30 adrese gerçekleşen eş zamanlı polis baskınında en az 13 Kürt gözaltına alınmıştı. Polis gözaltılara gerekçe olarak ise 4 Kasım’da Essen-Kray'da bulunan bir Türk Kıraathane'sine atılan molotof kokteylini göstermişti.
Üç kişi bırakıldı
Gözaltındakilerin durumuna ilişkin dün görüştüğümüz Essen DKTM Eşbaşkanı Yılmaz Gültekin, Perşembe’den bu yana en az 3 kişinin serbest bırakıldığını, hala kaç kişinin gözaltında olduğuna dair ise net bilgilerinin olmadığını kaydetti.
DKTM’li Fırat halen gözaltında
Halen gözaltında tutulanlar arasında Demokratik Kürt Toplum Merkezi DKTM’de aktif faaliyet yürüten Dilba Fırat isimli bir genç kadın da bulunuyor. Gencin annesi Birgül Fırat gazetemize konuştu. Essen'den yaklaşık 10 kişinin halen gözaltında olduğunu aktaran Birgül Fırat, "Gözaltındakilerin yarısı akrabam. Kızım, iki görümcem ve onların birer oğlu halen gözaltındalar" dedi.
'Ölüme teşebbüs’le suçlanıyorlar
Sabahın 6'sında 8 polisin evlerine baskın yaptığını anlatan Birgül Fırat o anlarda yaşananları şöyle paylaştı: "Evde aramayı yaptıktan sonra kızım için 'hakkında ölüme teşebbüsten dolayı tutuklama kararı var' denildi. Kızım gitmemek için direndi; polis kolunu büktü. Ben de bunu görünce kızıma Almanca, 'Sen suçsuzsun. Üzerini giy ve git' dedim."
'Kızım suçsuz yere gözaltında'
Birgül Fırat, Kasım'da yapılan molotoflu saldırı esnasında kızı ve diğer çocuğu ile evde olduklarını belirterek, kızının haksız yere gözaltında tutulduğunu söyledi ve ekledi: ‘’Kızımın olay anında evde olduğuna dair şahitlik yapabilirim. Ama daha ifade bile vermedim. Kızımla görüşemedim de…"
Savcı evi aradı
Kızının psikolojik olarak bu durumdan etkilendiğini aktaran Birgül Fırat, savcının evi arayıp kızının durumunun "kötü" olduğunu söylediğini aktardı. Fırat, "Arayan savcı evdeki küçük kızımla konuşarak, Dilba için 'çok üzgün' demiş. Kızımın suçsuz yere gözaltında tutulması onu da çok yıpratmıştır" diye konuştu.
Yapılan komplodur
Kızının yürüyüş ve eylemlere aktif olarak katılan, Türk faşistlerine de karşı gelerek en önde yer alan cesaretli bir genç olduğunun altını çizen Birgül Fırat, "Kızım Uzun Yürüyüş’te Türk faşistlerin saldırısında korkmadan karşı gelen cesur biridir. Fakat bu onun yasadışı eylemlere katılacağı anlamına gelmez. Kızım ile kuzenleri Demhat ve Fırat, diğer arkadaşları Ali ve Metin’i haksız yere gözaltına alınarak Kürt gençlerini kriminalize etmeye çalışıyorlar. Bizleri yıldırmaya çalışıyorlar. Ölsek de, bizleri assalar da yılmayacağız. Yapılan bir komplodur" diye konuştu.
NAV-DEM tepki gösterdi
Almanya Demokratik Kürt Toplum Merkezi (NAV-DEM) de yaptığı yazılı açıklamayla kıraathaneye atılan molotof saldırısıyla DKTM üyelerinin ilişkilendirilmesine tepki gösterdi. Açıklamada "Saldırı ile bağlantısı olmayan DTKM üyeleri gözaltına alınmıştır. Bu olay, Almanya'da yaşayan Kürt aktivistlere baskı yapmak ve kriminalize etmek için bahane edilmiştir" dedi.
Almanya Erdoğan'ın uzun kolu olmamalı
Gözaltıların Merkel’in Türkiye ziyaretinden hemen sonra gerçekleştiğine dikkat çeken NAV-DEM, "Alman Hükümeti Türkiye'deki anti demokratik uygulamaları kınamak yerine, Erdoğan'ın yurtdışındaki muhalefeti susturmak için yaptığı çağrıya cevap veriyor. Bu da Türkiye ile anlaşılan mülteci politikasının bir bedelidir" dedi ve şu çağrıda bulundu: "Alman hükümeti Erdoğan'ın buraya kadar uzanan kolu olmamalıdır. Almanya kamuoyunu da Kürtlere karşı yapılan keyfi kriminalizme karşı durmaya çağırıyoruz."
HABER MERKEZİ