KJB Koordinasyonu, 9 Ekim 1998’de Kürt Halk Önderi Abdullah Öcalan’a karşı geliştirilen uluslararası komplonun yıldönümü dolayısıyla yaptığı açıklamada, komplonun amacını ve bugün gelinen süreci değerlendirdi. 
KJB, Öcalan’ın Suriye’den çıkışıyla sonuçlanan uluslararası komployu, „Kapitalist Modernitenin Önderliğimizin geliştirdiği Demokratik Özgürlük Çizgisine karşı sistemsel bir saldırı“ olarak nitelendirdi.
Uluslararası komplonun 13. yılına ağırlaştırılmış tecrit koşullarında girilmesini, komplonun çok sistemli olarak devam ettiğinin göstergesi olduğu belirtilen açıklamada, İmralı‘da süren sistemli işkence politikalarının yeni bir aşaması olduğu kaydedildi. Açıklamada şöyle denildi: „Mevcut durumda süren tecrit, uluslararası komplonun ikinci bir saldırı evresidir. AKP hükümetinin başa gelmesiyle birlikte Önderliğimizin zehirlenmesi de dahil her türlü fiziki saldırılar sürekli gündemde tutulmuş, tecrit içinde tecrit politikaları ile saldırılar yoğun bir biçimde sürdürülmüştür. Komplo ve tasfiye politikalarının boşa çıkarıldığı her dönemde ağırlaştırılmış tecrit uygulanmıştır. İmralı’daki sistem Kapitalist Modernitenin uluslararası bir sistemi olmakla birlikte, İmralı sisteminin gardiyanlığını AKP hükümeti yapmaktadır.“ 



AKP bazen jandarma, bazen Truva atı


Kürt Halk Önderi’nin çözüm yaklaşımını protokol yapmaya kadar dayandırması üzerine, AKP’nin oyalama ve çürütmeye dayalı politikalarının da açığa çıktığı belirtilen açıklamada, buna karşı tavır geliştirildikten sonra da yeni bir saldırı konseptinin devreye konulduğu ifade edildi. Açıklamada, „AKP’nin kabul ettiği Kürt, kimliksiz, kişiliksiz, işbirlikçi ve devletin maşası olan Kürt’tür. İlk komplo dönemine benzer tarzda, tecridin uygulamaya konulmasından sonra askeri ve siyasal operasyonlarla Kürt halkına karşı toplumsal kırım uygulaması hızla hayata geçirilmiş ve yine Büyük Ortadoğu Projesi temelinde bölge halklarını birbirine düşman edecek ve katliamlara yol açacak saldırılar başlatılmıştır. AKP hükümeti Kapitalist sistem öncüleri olan ABD, İngiltere, İsrail’in bazen jandarması, bazen gardiyanı, bazen Truva atı kılığına bürünmektedir“ ifadeleri yer aldı. 




Bedel ne olursa olsun mücadele sürecek
Öcalan’ın, savunmalarda halkların Demokratik Modernite alternatifini geliştirmesiyle, komplonun ideolojik boyutta boşa çıkarıldığı vurgulanan KJB açıklamasında, Demokratik Özerkliğin model sistem olarak pratikleştirilmesiyle de komplonun siyasal alanda boşa çıkarıldığı belirtildi. Açıklamada, sistemin baskı, tutuklama, yargısız infaz ve açık katliamlarının, demokratik modernite çizgisi karşısında yaşadığı yenilginin yansıması olduğu belirtildi. Öte yandan açıklamada, yoğunlaştırılan savaş politikalarının, Kürt halkı ve kadınlar açısından mücadeleyi yükseltme gerekçesi olacağı, komplonun boşa çıkma gerçeğini de değiştiremeyeceği kaydedildi.
Komplonun bundan sonraki saldırılarının da aynı akibete uğramaktan kurtulamayağı belirtilen açıklamanın devamında; „Önderliğimizin özgürlüğünü gerçekleştirinceye kadar bedeli ne olursa olsun her alanda mücadeleyi yükselteceğimizi belirtiyoruz“ denilerek, serhildanları yükseltme çağrısı yapıldı.

Aynı gerekçeyle 9 Ekim komplosunu kınayan Kürt kadın partisi PAJK ve ordusu YJA Star da başta kadın ve gençleri, demokratik, barıştan yana olan her kesimi, komployu boşa çıkarmaya çağırdı.

ANF/BEHDİNAN